Başvuru, işçilik alacağı davasında, usul ve kanuna aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; esaslı iddiaların kararda tartışılmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, işçilik alacağı davasında, usul ve kanuna aykırı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının; esaslı iddiaların kararda tartışılmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının; yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 12/3/2014 tarihinde yapılmıştır.Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 5/3/1984-26/1/2010 tarihleri arasında A.. Çimento A.Ş. isimli işyerinde (İşveren) çalışmıştır. İşveren şirketin büyük ortağının, hisselerini 30/12/2009 tarihinde Ordu Yardımlaşma Kurumuna (OYAK) devretmesi üzerine başvurucunun çalıştığı ofis kapatılmış, bunun üzerine başvurucu emekli olmuştur. Başvurucu, İşveren tarafından işten ayrılmak isteyenlere onaltı brüt maaş tutarı ek ödeme yapılacağının duyurulduğunu, çalışanlarla birebir görüşme yapıldığını, işten ayrılanlara ya da kendisi gibi emekliye ayrılanlara onaltı brüt maaş tutarı ek ödeme yapıldığı hâlde kendisine ödeme yapılmadığını belirterek 17/2/2010 tarihinde ek ödeme alacağının tahsili istemiyle dava açmıştır. Üsküdar İş Mahkemesinin 11/4/2012 tarihli kararında davacının, iş yerinde birleşme nedeni ile işe devam etmek istemeyen işçilere on altı maaş tutarında ek ödeme yapıldığını kanıtladığı, davacı işçiye diğer işçilere yapılan on altı maaş tutarındaki bu ek ödemenin ödenmemesinin işçiler arasındaki eşit işlem borcuna aykırılık oluşturacağı, bunun yanında davacının ek ödeme nedeniyle işten ayrılma talebini kabul ettiği de düşünüldüğünde taraflar arasında bir ikale sözleşmesininde yapıldığının görüldüğü, bu açıdan davalının davacıya ödememiş olduğu on altı maaş tutarındaki ödemeyi yapması gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu arada Üsküdar Adliyesinin Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararı ile kapatılması üzerine dosya İstanbul Anadolu İş Mahkemesine devredilmiştir.Davalının temyizi üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 8/3/2013 tarihli kararında belirtilen "Muhasebe uzmanı ve şoför olan davacı şahitlerinin merkez ofisin kapatılması sebebi ile iş sözleşmelerinin feshedildiğini ve onaltı maaş tutarı ek ödeme aldıklarını beyan etmiştir. Mahkemecetaraflar arasında örtülü olarak ikaleyapıldığı, ikaleye aykırı hareket edildiği gerekçesi ile davacının ek ödeme alacağına hak kazandığı kabul edilmiş ise de dinlenen şahitler davacı ile aynı konumda ve vasıfta değillerdir. Eşit davranma borcu tüm işçilerin hiçbir farklılık gözetilmeksizin aynı duruma getirilmesini gerektirmeyip, eşit durumdaki işçilerin farklı işleme tabi tutulmasını önlemeyi amaç edinmiştir. Davacının iş sözleşmesi feshedilmemiş, emekli olmuştur. Davacı görev ve iş sözleşmesinin sona ermesi yönünden şahitler ile eşit durumda değildir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre taraflar arasında gerçekleştiği belirtilen anlaşma kapsamında ek ödeme yapılacağına ilişkin bir yükümlülük öngörülmediğinden talebin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçe ile bozulmuştur. Bozma ilamına uyan Mahkeme 20/6/2013 tarihli kararında, Yargıtay ilamında belirtilen gerekçeleri benimseyerek davanın reddine karar vermiştir. Başvurucunun temyizi üzerine karar, Yargıtay Hukuk Dairesinin 3/12/2013 tarihli kararı ile onanmıştır. Onama kararı 3/3/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, 12/3/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.