10. Hukuk Dairesi 2024/9912 E. , 2024/12870 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/273 E., 2024/939 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/194 E., 2023/111 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddi
**10. Hukuk Dairesi 2024/9912 E. , 2024/12870 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/273 E., 2024/939 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/194 E., 2023/111 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin davalının yüklenicisi olduğu inşaatta 18.02.2012 - 31.08.2012 tarihlerinde kalıp ustası olarak çalıştığını, ancak çalışmasının Kuruma eksik bildirildiğini belirterek, Kuruma bildirilmeyen 18.02.2012 - 01.04.2012, 07.04.2012 - 02.05.2012 ve 22.06.2012 - 10.07.2012 tarihleri arasında hizmet akdiyle çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; davacının 2012 Nisan ayı başında inşaatta vasıfsız amele olarak işe başladığını, davalı işverence işin götürü usulde verildiği, kalfa ... tarafından inşaatta elemana ihtiyaç oldukça kendisine iş verildiğini, elektriğin 30.04.2012 tarihinde bağlandığını, davalı şirketteki çalışmalarının Kuruma bildirildiğini, 10.07.2012 tarihinde inşaatta kaza geçirdiğinin olduğunu, olayda davacının asli kusurlu olduğunu, tüm masrafların karşılanarak tedavisinin yaptırıldığını, 30.07.2012 tarihinde davacının ameliyat olduğu hastaneden 30 gün ek istirahat aldığını, bu nedenle Kuruma bildirim yapılmadığını, belirlenen maluliyet oranının fahiş olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile dosya kapsamı, toplanan deliller ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı, davalının yüklenicisi olduğu inşaatta 18.02.2012-31.08.2012 tarihlerinde kalıp ustası olarak çalıştığını ancak çalışmasının Kuruma eksik bildirildiğini belirterek, Kuruma bildirilmeyen 18.02.2012 - 01.04.2012, 07.04.2012-02.05.2012 ve 22.06.2012-10.07.2012 tarihleri arasındaki hizmet süresinin tespitini talep etmiş olup; davacının çalışmaları davalı işveren tarafından SGK'ya bildirildiğinden çalışmanın Kuruma kısmen bildirildiği hallerde, eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü süre bakımından tespite engel bir durum olmadığı, iş yerinin talep konusu dönemde faal ve kapsamda olduğu, davacının dava konusu dönemde başka iş yerinden bildiriminin bulunmadığı, öte yandan bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Fiili çalışmanın dönem bordrosunda yer alan ve davacının talep ettiği tarihte çalışması mevcut tanıklar ile komşu işyerleri çalışanları olduğu kayıtlarla ya da kolluk yolu ile yaptırılacak araştırma ile belirlenen kimselerin beyanlarıyla ispatlanması gerektiği, dava konusu döneme ilişkin dosyada toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanlarından davacının davalı nezdinde talep edilen dönemde fiili olarak çalıştığını hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şeklide somut olarak kanıtlayamadığı anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıya ait inşaatta sigortasız olarak çalışırken iş kazası geçirdiğini ve aynı gün sigortasının yapıldığını, bu durumun tesadüf olarak algılanamayacağını, davacının sigortasız olarak çalıştırıldığının apaçık ortada olduğunu, davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve Mahkemenin gerekçesine göre; HMK'nın 355 maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ve temyiz yoluna başvuru harcının ilgilisine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.