11. Ceza Dairesi 2011/12836 E. , 2012/3000 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : Beraat I- Katılan vekilinin 2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyizinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen 2003 takvim yılında “sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının
**11. Ceza Dairesi 2011/12836 E. , 2012/3000 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜM : Beraat I- Katılan vekilinin 2003 takvim yılında sahte fatura düzenlemek suçundan kurulan beraat hükmüne yönelen temyizinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen 2003 takvim yılında “sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Katılan vekilinin 2004, 2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelen temyizine gelince; Savunmasında suçlamayı kabul etmediğini, 1998 yılında askerlik yaptığı sırada kaybettiği kimliğini bulan şahısların adına sahte nüfus cüzdanı çıkartıp şirket kurmuş olabileceğini beyan eden sanık ile şirketin kuruluşunda sunulan ve tarh dosyasında mevcut olan fotoğraflı nüfus cüzdanındaki kişinin aynı kişi olup olmadığı belirlenmeden ve gerektiğinde şirket ana sözleşmesindeki ... adına atfen atılan imza ile şirkete ait diğer belgelerdeki imza ve yazıların sanığın eli ürünü olup olmadığı usulünce araştırılmadan, sanığın ifadesi yeterli görülerek eksik araştırma sonucu deliller tamamen toplanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.