2. Hukuk Dairesi 2017/1771 E. , 2018/10156 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı kadının tabak, bardak gibi eşyaları dışarı attığı anlaşılmaktadır. Adli Tıp Kurumu raporunda, kadının fiil ehliyetini ortadan kaldıra
**2. Hukuk Dairesi 2017/1771 E. , 2018/10156 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı kadının tabak, bardak gibi eşyaları dışarı attığı anlaşılmaktadır. Adli Tıp Kurumu raporunda, kadının fiil ehliyetini ortadan kaldıracak mahiyette aktif psikopatoloji mevcut olmadığı ancak rapor içeriğinde, tedavi evraklarından kadının "bipolar affektif bozukluk" tanılı rahatsızlığı olduğu, fiil ehliyetini ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede olan manik ve depresif ataklarla seyreden ve arada tam bir akli sağlık içinde olduğu serbest ara devrelerden oluşan ruhsal rahatsızlığının mevcut olduğu, halihazırda ise fiil ehliyeti bulunduğundan kısıtlanmasını gerektirir bir durum olmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece kadının eşyaları attığı dönemde davranışlarının, rahatsızlığının sonucunda gelişen durumlar olduğu, rapor ile de sabit olduğu üzere atak dönemlerinde kadının fiil ehliyetinin bulunmadığı, kendisine kusur atfı yapılamayacağı, tedavi evraklarından kadının tedaviyi reddetmediği anlaşılmakla kadına kusur yüklenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmiş ise de; kadının tabak, bardak gibi eşyaları attığı esnada atak döneminde olduğu kanıtlanmadığı gibi kadının bu yönde savunmasıda bulunmamaktadır. Bu açıklamalara göre davacı erkek tarafından evliliğin devam ettirilmesi beklenemez. O halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Davacının temyiz itirazının kabulü ile hükmün gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 26.09.2018 (Çrş.)