Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/5024 E. , 2024/5142 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5024 Karar No : 2024/5142 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... (...) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Kıraç İlk Kademe Belediye Başkanlığında 5393 sayılı
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/5024 E. , 2024/5142 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5024 Karar No : 2024/5142 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... (...) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Kıraç İlk Kademe Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca sözleşmeli personel statüsünde görev yapan davacının, 5747 sayılı Kanun'la tüzel kişiliğine son verilen anılan belediye ile imzaladığı sözleşmenin onaylanmadan iade edilmesi üzerine Kıraç İlk Kademe Belediye Başkanlığının katıldığı Esenyurt Belediye Başkanlığı tarafından sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 5.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 05/11/2019 tarih ve E:2018/9520, K:2019/8261 sayılı bozma kararına uyularak ve bozulan kısım yönünden yapılan inceleme sonucu verilen kararda; davacının, Kıraç İlk Kademe Belediye Başkanlığında sözleşmeli personel statüsünde çalışmakta iken, 5747 sayılı Kanunla tüzel kişiliğine son verilen anılan Belediye ile imzaladığı sözleşmenin onaylanmadan iade edilmesi üzerine Kıraç İlk Kademe Belediye Başkanlığının katıldığı Esenyurt Belediye Başkanlığı tarafından sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin hukuka aykırı olduğu saptanarak iptaline karar verildiği gerekçesiyle, davacının bu işlem nedeniyle uğradığı üzüntüsünün karşılığı olarak 5.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava dilekçesinde, talep edilen 5.000,00 TL’lik tazminata ilişkin herhangi bir açıklama yer almadığından, tazminat talebinin anlaşılamadığı, idarelerinin yasaların öngörmüş olduğu şekilde işlem tesis etmesi nedeniyle böyle bir talebin kabulünün mümkün olmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının, İstanbul ili, Kıraç İlk Kademe Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca sözleşmeli personel statüsünde çalışmakta iken, 5747 sayılı Kanunla tüzel kişiliğine son verilen anılan Belediye ile imzaladığı sözleşmenin onaylanmadan iade edilmesi üzerine, Kıraç İlk Kademe Belediye Başkanlığının katıldığı Esenyurt Belediye Başkanlığı tarafından sözleşmesinin feshedildiği anlaşılmıştır. Bunun üzerine davacı tarafından sözleşmenin feshine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle 5.000,00 TL tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, dava konusu işlemin iptaline, davacının 5.000,00 TL tazminat isteminin kabulüne karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onikinci Dairesinin 28/02/2017 tarih ve E:2016/7139, K:2017/530 sayılı kararıyla, işlemin iptaline ilişkin kısmın onandığı, buna karşın, davacı tarafından 5.000,00 TL tazminat talebinde bulunulduğu, ancak tazminat talebinin gerekçesinin açıklanmadığı, maddi tazminata mı manevi tazminata mı hükmedilmesi talebinde bulunulduğu hususunun anlaşılamamış olduğu, İdare Mahkemesi tarafından davalı idarece davacıya ödenmesi gereken maddi alacaklara ilişkin herhangi bir miktar belirtilmediği gerekçesiyle tazminat isteminin kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığından Mahkeme kararının tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verildiği, bu karara karşı yapılan karar düzeltme isteminin ise, Danıştay Onikinci Dairesinin 22/02/2018 tarih ve E:2017/3793, K:2018/829 sayılı kararıyla reddedildiği ve işlemin iptaline ilişkin kısmının kesinleştiği görülmüştür. Bunun üzerine, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla Danıştay Onikinci Dairesinin kısmen onama, kısmen bozma kararına uyularak; davacının tazminat talebini İş Kanunu hükümlerine dayanarak talep etmesi ve İş Kanunundan kaynaklanan taleplere bakma görevinin İş Mahkemelerine ait olması nedeniyle tazminat talebi yönünden İş Mahkemelerinin görevli olduğu, Mahkemelerinin görevsiz olduğu sonucuna varıldığı, 5.000,00 TL tazminat talebi yönünden davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onikinci Dairesinin 05/11/2019 tarih ve E:2018/9520, K:2019/8261 sayılı kararıyla, davalı idare tarafından sözleşmesi feshedilen davacının, sözleşmenin feshine ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle uğradığını ileri sürdüğü zararının karşılığı olarak 5.000,00 TL tazminat ödenmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davanın; iptal davası ile birlikte açılan tam yargı davası olduğu açık olduğundan, davanın görev yönünden reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle anılan Mahkeme kararının bozulduğu ve bu karara karşı yapılan karar düzeltme talebinin ise Danıştay Onikinci Dairesinin 10/11/2022 tarih ve E:2020/1549, K:2022/5389 sayılı kararıyla reddedildiği anlaşılmıştır. Bu kararın ardından, anılan Mahkemenin 20/03/2023 tarihli ara kararı ile davacıdan; "sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptalinin yanında talep ettiği 5.000,00 TL tazminat talebinin gerekçesi açıklanarak, maddi tazminat mı yoksa manevi tazminat mı talep ettiğinin açıkça belirtilmesine, maddi tazminat talep ediliyor ise söz konusu tazminat talebinin hangi alacak kalemlerinden oluştuğu izah edilerek, tazminat istemininin ispatına yarayacak tüm bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmasının istenilmesine" karar verildiği, davacı vekilinin verdiği 14/03/2023 tarihli beyanda ise; "davacı tarafından talep edilen 5.000,00 TL tutarlı tazminat isteminin manevi tazminat olup, davacının işini sebepsiz ve haksız yere kaybetmesi nedeniyle duyduğu üzüntünün karşılığı olduğunun" belirtilmesi üzerine, söz konusu Mahkemece temyizen incelenmekte olan işbu kararın verildiği görülmüştür. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin birinci fıkrasında idari dava türleri sayılmış olup, (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davalarının bir idari dava türü olduğu belirtilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesinde; "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." kuralı yer almıştır. Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında; "İdare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmüne yer verilmiş ve 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde de, idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları muhtel olanların idareye karşı tam yargı davası açabilecekleri hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Tam yargı davalarında manevi zarardan söz edilebilmesi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için, öncelikle ilgilinin kişisel varlık ve haklarına, hukuka aykırı, kusurlu bir saldırıda bulunularak kişinin fizik yapısının zedelenmesi, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi veya bu tür bir işlem ya da eylem sonucunda bir elemin duyulmuş olması ya da şeref ve haysiyetinin zedelenmesi gerekmektedir. Dava konusu olayda; 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca sözleşmeli personel statüsünde görev yapan davacının, sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlem nedeniyle yukarıda sayılan manevi tazminat şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin Mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davacının manevi tazminat isteminin kabulüne ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 02/12/2024 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.