1. Hukuk Dairesi 2015/15918 E. , 2016/891 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacıl…
**1. Hukuk Dairesi 2015/15918 E. , 2016/891 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Davacılar, davalılar ile kardeş olduklarını, muris ...'nın ölmeden önce mallarını çocukları arasında paylaştırarak aralarında bir taksim sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeye göre 244 ada 8 parsel sayılı taşınmazın muris adına kayıtlı kalması gerekirken 06/06/2006 tarihli resmi akitle davalılar tarafından hile ile iktisap edildiğini ileri sürüp, tapu kaydının iptali ile veraset ilamındaki payları oranında adlarına tescile karar verilmesini istemişlerdir. Davalılar, murisin ölmeden önce tüm mallarını çocukları arasında pay ederek taksim yoluna gittiğini, rızai taksim nedeniyle davanıın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Mahkemece, arsa paylaşımına ilişkin taraflarca imzalanan belgede davalı ... ve mirasçı kız çocuklarının imzalarının bulunmadığı, tüm mirasçıları kapsayan bir paylaştırmanın olup olmadığının davacı tarafça ispat edilemediği ve ayrıca malların taksimi halinde mirasçılardan bazılarına çok bazılarına az pay verilmesinin taksimi hükümsüz kılmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mirasbırakan ...'nın 2011 tarihinde öldüğü, tarafların murisin çocukları oldukları, murisin dava dışı çocuklarının da olduğu, çekişme konusu 244 ada 8 parsel sayılı taşınmaz mirasbırakana ait iken, 6/6/2006 tarihinde satış suretiyle davalılara temlik edildiği kayden sabittir. Her ne kadar mahkemece uyuşmazlık muris muvazaası olarak nitelendirlmiş ise de, dava dilekçesi ve dosya içeriğinden, muris muvazaası hukuksal nedeni mi yoksa hile hukusal sebebine mi dayanıldığı anlaşılamamaktadır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.