11. Ceza Dairesi 2009/17610 E. , 2010/1474 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, sahtecilik HÜKÜM : Sanık ...'ın Erkal Eczanesi ile ilgili dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 158/1-e, 43, 52, 53/1-2-3.maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis ve 16.000 YTL adli para cezası, Sanıklar ..., ... ve ... haklarında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası nedeniyle mahkemesince bir hüküm kurulması mümkün görülmüş, sanıklar ..
**11. Ceza Dairesi 2009/17610 E. , 2010/1474 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, sahtecilik HÜKÜM : Sanık ...'ın Erkal Eczanesi ile ilgili dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK.nun 158/1-e, 43, 52, 53/1-2-3.maddeleri uyarınca 5 yıl 4 ay hapis ve 16.000 YTL adli para cezası, Sanıklar ..., ... ve ... haklarında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davası nedeniyle mahkemesince bir hüküm kurulması mümkün görülmüş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafilerinin yasal şartları oluşmayan Duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü: I-Katılan vekilinin sanıklar ... ve ... haklarında kurulan beraat hükmüne yönelen temyiz itirazında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “görevi ihmal” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK. nun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımının; kesici son işlem olan sanıkların sorgularının yapıldığı 13.12.2002 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, II-Sanık ... müdafiinin “dolandırıcılık” suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelen temyiz itirazlarında; Lehe yasanın tespitinde; eylemin uygun bulunduğu her iki yasa maddelerindeki cezaların üst sınırlarının nazara alınması, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesine aykırı ise de; hükmolunan sonuç cezaların 5 yıl 4 ay hapis cezası olması ve 765 sayılı Yasanın 31, 33.maddeleri gereğince tayin olunacak fer-i cezaların 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinde öngörülen hak ve yoksunluğuna göre sanık aleyhine olduğundan 5237 sayılı Yasanın uygulanmasında sonuç itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin, cezaları artırıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, III -Sanıklar ..., ..., ... ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazlarına gelince; 1-Sanıklar ... ve ... tarafından ilaç bedeli olarak düzenlenen faturaların gerçeğe aykırı olduğuna dair bir iddia bulunmadığı gibi dosya içeriğine göre sanıklar tarafından düzenlenip emekli sandığına verilen faturalar üzerinde sonradan adı geçen kurumda memur olarak çalışan ... tarafından miktarda değişiklik yapılmak suretiyle bu faturalara dayanılarak ve hiç fatura da olmadığı halde düzenlenen ödeme emirlerinde yetkili amirlerin imzaları sanık ... tarafından atılmak suretiyle eczaneye fazla miktarda yapılan ödemenin sanık ... ile eczacı olan sanıkların yanında kalfa olarak çalışan sanıklar ..., ... ve ... tarafından tahsil edilerek fatura bedellerinin eczacıya, fazla miktarın ise eczacı olan sanıkların haberi olmadan sanık ...’a ödenmesi nedeniyle suça katılmadıklarına ilişkin savunmalarının aksine mahkümiyetlerine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmayan sanıklar ... ve ...’nın beraatleri yerine yazılı şekilde mahkümiyetlerine karar verilmesi, 2-Hakkında gerçeğe aykırı fatura düzenlendiğine ilişkin bir kanıt bulunmayan sanık ...’ ün, Emekli Sandığında görevli ... tarafından düzenlenen ödeme emirlerine dayalı olarak banka hesabına yatırılan paraları bir başka eczaneye ait olduğu veya yanlışlıkla hesaba yatırıldığından bahisle istek üzerine ...’a iade etmesinden ibaret eyleminde, kurumdan alacaklarını erken tahsil etmek amacıyla sanık ...’a yardımda bulunması dışında onun fiiline bilerek ve isteyerek katıldığına dair savunmasının aksini gösterir yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkümiyetine karar verilmesi, 3-İlaç bedellerinin tahsili için sanıklar ..., ... ve ...’un kalfa olarak çalıştıkları eczaneler tarafından düzenlenen faturaların gerçeğe uygun bulunduğu, kuruma verildikten sonra sanıkların katkısı olmadan kurumda çalışan sanık ... tarafından fatura miktarlarında değişiklik yapılarak, hatta; bazen de hiç fatura düzenlenmeden yetkililerin imzaları taklit edilerek gerçeğe aykırı ödeme emirlerinin düzenlenmesi fiiline sanıkların ne şekilde iştirak ettikleri kararın gerekçe bölümünde açıklanıp bu husustaki deliller gösterilmeden yazılı şekilde mahkümiyetlerine karar verilmesi, Yasaya aykırı, ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.