5. Hukuk Dairesi 2024/3449 E. , 2024/7605 K. MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/352 Esas, 2023/2564 Karar DAVA TARİHİ : 13.04.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bodrum 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/295 Esas, 2019/839 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf …
**5. Hukuk Dairesi 2024/3449 E. , 2024/7605 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/352 Esas, 2023/2564 Karar DAVA TARİHİ : 13.04.2018 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bodrum 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/295 Esas, 2019/839 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının onaylı mimari projeye aykırı davranarak mutfak penceresinin yerine kapı açtırarak terasa inmek için binasının iki tarafına da merdiven eklettiğini, buraların 197 ada 4 parselin ortak alanı olduğunu, yine ortak alanda davacının evinin yan tarafındaki toprağı kazıp kendine kullanım alanı yarattığını ve ortak alana el attığını, projeye aykırı olarak ve ortak alana müdahale ederek bir oda ve müştemilat olarak kullandığı bir alan yarattığını, bunun yanı sıra üzerini pergola ile kapattığı alanda bir de davacının duvarına tecavüzlü merdiven yaptırdığını ileri sürerek, davalının 197 ada 4 parsel 8 numaralı bağımsız bölümde yer alan tüm projeye aykırılıkları ile el atmalarının önlenmesini, müdahalenin men'ine, yıktırılarak eski hale getirilmesine ve kal'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iki taraf arasında daha önceden 2017/323 Esas sayılı dosyanın ikame edilmiş olduğunu, davacının bu davayı misilleme olarak açtığını, iş bu davadaki iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davalının kesinlikle binanın bahçesindeki kullanım alanlarını projeye aykırı olarak evinin içine katarak genişletmediğini, sadece binadan bahçeye inmek için birkaç basamak merdiven koyduğunu, davalının evinin yan tarafından toprak kazılarak kullanım alanı yaratıldığı iddiasının doğru olmadığını, bu bölümün çiçek ekilerek güzelleştirildiğini ve hala ortak kullanıma açık olduğu, bu bölümleri kesinlikle evin içine katılmadığını ileri sürerek haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davanın misilleme olarak açıldığını, bilirkişi raporunda bahçeye inmek için yaptırılan birkaç basamak merdivenin yıkılması gerektiği belirtilmekte ise de sitedeki tüm evlerin bahçelerinin fiilen o evin maliki tarafından kullanıldığından, diğer maliklerin kullanımına engel olacak bir durum söz konusu olmadığını, ayrıca bu konuda gerek yönetim planında, gerekse 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nda (634 sayılı Kanun) bunu yasaklayan madde bulunmadığını, evin yan tarafında toprak kazılarak doldurulduğu belirtilen kısmın kullanım alanı yaratmak amacıyla değil, topraktan gelen rutubeti önlemek amacıyla zorunlu olarak yapıldığını, binanın yan tarafındaki toprak alanın ise zaten var olan bahçenin gerektiği kadar toprakla doldurulması suretiyle çiçek ekilerek güzelleştirildiğini, halen ortak kullanıma açık olduğunu, siteye güzellik kattığını, bu bölümün evin içine katılmadığını, ortak alan olarak muhafaza edildiğini, mahkemece verilen yıkım kararının haksız ve mesnetsiz olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;istinaf dilekçesindeki itirazlarını etmiş ve kararın eksik inceleme sonucu verildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu ve 33 üncü maddeleri 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu ana gayrimenkulde davalının mimari projeye aykırı imalatlar dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut yeterli nisapta kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır. 3. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalenin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.