10. Hukuk Dairesi 2024/4147 E. , 2024/8074 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1050 E., 2024/82 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/92 E., 2023/494 K. Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölg…
**10. Hukuk Dairesi 2024/4147 E. , 2024/8074 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1050 E., 2024/82 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/92 E., 2023/494 K. Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin 1479 sayılı Kanun'a 4956 sayılı Kanun'la eklenen Geçici 18 inci madde hükmü gereğince 04.10.2000 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ - Kur sigortalısı olarak 0894944264 sicil numarası ile kayıt ve tescilinin yapıldığı, müvekkilinin 05.11.1997 kayıt tarihli ... Kasaplar ve Ciğer Kebapçılar Esnaf Odasına kaydı bulunduğunu, ... Esnaf Sicil Müdürlüğündeki kaydının başlangıç tarihinin ise 28.10.1997 olduğu, müvekkilinin 25.03.1997 başlangıç tarihli de vergi mükellefiyeti kaydının bulunduğunu, müvekkilinin davalı Kuruma 08.02.2022 tarihinde başvuru yaparak 04.10.2000 başlangıç tarih olan Bağ - Kur tescilinin, vergi kaydı başlangıç tarihi olan 25.03.1997'e çekilerek tescilini talep ettiği, davalı Kurumun 11.02.2022 tarihli cevabı yazısında bu talebin reddine karar verdiği, bahsi geçen uyuşmazlık ve olayların meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan ilgili kanunların zorunlu Bağ - Kur sigortalılığı için aradığı şartların müvekkili bakımından gerçekleştiği, işbu davayı açarak 25.03.1997 ve 04.10.2000 tarihleri arasında tescilini talep ile müvekkili ...'nun 04.10.2000 başlangıç tarih olan Bağ - Kur tescilinin, vergi kaydı başlangıç tarihi olan 25.03.1997'e çekilerek, 25.03.1997 ve 03.10.2000 tarihleri arasında arz edilen tarihler dahil 1479 sayılı Kanun'a tabi zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin haksız ve mesnetsiz olduğundan reddi gerektiği, davacının hizmet tespiti talep ettiği dönemde Bağ-Kur'a kaydolunmasının isteğe bağlı olduğu, davacının o tarihte isteğe bağlı kayıt başvurusu yasal diğer sürelerde de Bağ-Kur başvurusu ile bu dönemi hakkında kayıt başvurusu ve ödemesi olmadığından dava ile bu tarihler arası için tescilin yasal olarak mümkün olmadığını, davacının o tarihteki Kanun'a göre kapsamda olması, kayıt yaptırması ve primini ödemesinin gerektiği, buna rağmen SGK'ya kayıt ve tescil işlemlerini yaptırmadığı ve ödemelerin de yapmadığı için tescil yapılamayacağını, mevzuat hükümlerine göre geriye tescil yapılamayacağını, yasal zorunluluk gereği davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dava konusu uyuşmazlıkta davacının kendi nam ve hesabına çalışma olgusu 1479 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde düzenlenen sosyal güvenliğin vazgeçilmez ve kaçınılamaz kamusal yapısı gereği mahkememizce resen araştırma yapılmıştır. Yapılan araştırmada; ... Kasaplar ve Ciğer, Kebapçılar Esnaf Odasından alınan müzekkere cevabına göre davacının 05.11.1997 tarihinde kaydı olduğuna ilişkin oda kayıt belgesinin olduğu, ... Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Müdürlüğünden alınan müzekkere cevabına göre davacının 28.10.1997 tarihinde sicile kaydı olduğuna ilişkin belgesinin olduğu, Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen cevapta vergi kaydının başlangıç tarihinin 25.03.1997 olduğu, ... Belediyesine yazılan müzekkereye verilen cevapta davacıya 26.12.1997 tarihinde iş yeri açma ruhsatının verildiği, davacının mesleki faaliyeti dikkate alınmak suretiyle zabıta araştırması yapılarak davacının geçmişe dönük mesleki faaliyetleri araştırılmış, kolluk tarafından hazırlanan 13.03.2022 tarihli tutanakta özetle davacının 1997 yılından itibaren "... Kasap" olarak faaliyet gösterdiği rapor edilmiş, yine davacının tespitini istediği döneme ilişkin aynı meslek kolunda faaliyet gösteren kamu tanıkları resen seçilerek Mahkememizce dinlenmiş, kamu ve taraf tanıkları davacının iddiasını doğrulamışlar ve bu tanık beyanlarında çelişki olmaması ve birbirini doğrular nitelikte olduğu anlaşılarak tanık beyanlarına Mahkememizce itibar edilmiştir. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ve de toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ile davacının tescil istediği dönemdeki mevzuat gereği gerekli olan şartlara haiz olduğu anlaşılarak davanın kabulüne, davacının 25.03.1997 ve 03.01.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun'a tabi Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde, bilirkişi raporu karar vermeye salih olmadığını, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ve de toplanan tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ile davacının tescil istediği dönemdeki mevzuat gereği gerekli olan şartlara haiz olduğu anlaşılsa da o tarihte isteğe bağlılık esas olduğundan ve davacının isteği olup o tarihte başvuru ve prim yatırma şartlarını gerçekleştirmediğinden davanın reddi gerekecektir. Karar bu yönden kaldırılmalı ve lehe vekalet ücreti verilmelidir. Davacının 25.03.1997 ve 04.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının tespiti istemi reddedilmeli, davacı sigortalılık şartları olmadığı ve hak sahibi olmadığı halde prim yatırarak sigortalı olma hak ve yetkisine sahip olmadığı, davacının talep ettiği dönem için; Bağ-Kur’a kaydolunması, isteğe bağlı olup davacının o tarihte isteğe bağlı kayıt başvurusu, yasal diğer sürelerde de Bağ-Kur başvurusu ile bu dönemi hakkında kayıt başvurusu ve ödemesi olmadığından şimdi dava ile bu tarihler arası için tescil yasal olarak mümkün değildir. Davacının tespit istene tarihteki yasaya göre kapsamda olması, kayıt yaptırması ve primini ödemesi gerekirdi. Buna rağmen SGK'ya kayıt ve tescil işlemlerini yaptırmadığı ve ödemelerini de yapmadığı için tescil yapılamaz. Çünkü; 04.10.2000 tarihinde yürürlüğe giren; Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki 619 sayılı KHK ile 02.08.2003 tarih ve 25187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Esnaf Sanatkarlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ile Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi, Yürürlükten Kaldırılması ve Kanunlara Geçici Maddeler Eklenmesi hakkındaki 4956 sayılı Kanun gereği; 1479 sayılı Kanun gereği sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğü 04.10.2000 tarihinde başlatılmaktadır. Diğer taraftan ise 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un “1479 sayılı ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 8 inci maddesin birinci fıkrasında "Bu Kanun'un 4 üncü birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık taşıdıkları halde bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık ve yükümlülüğü bu Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren başlar.” denilmektedir. Davacının hizmet tespiti talep ettiği dönemde Bağ-Kur'a kaydolunmasının isteğe bağlı olduğu, davacının o tarihte isteğe bağlı kayıt başvurusu yasal diğer sürelerde de Bağ-Kur başvurusu ile bu dönemi hakkında kayıt başvurusu ve ödemesi olmadığından dava ile bu tarihler arası için tescilin yasal olarak mümkün olmadığı dikkate alınmamıştır. TMK-2 gereği bir tescil ise mümkün değildir. Mevzuat hükümlerine göre geriye dönük tescil yapılamamaktadır. Yasal zorunluluk gereği davanın reddi gerekir. \*Anayasa Mahkemesi 2008 yılında verdiği bir kararında, yasalarda yer verilen bu borçlanma imkânından da bahsedilerek, bu süreler dışında geriye doğru sigortalılık süresi kazanılması işleminin mümkün olamayacağına karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi kararı karşısında mahkemelerin geriye doğru tescilsiz olunan sürelerin sigortalılık olarak kazanılması yönünde bir karar vermesi doğru değildir. Karar kanunların geriye yürümezliğini ihlal eder: Davacının talebinin kanunların yürürlük tarihine göre haksız ve mesnetsiz olduğu açıktır. Zorunlu Bağ-Kurlu'luk başlamadığı zamanda isteğe bağlı Bağ-Kur başvurusu da olmadığı ve o dönemde primini de yatırmadığı için davanın reddi gerekir. Dosya kapsamına göre dava derredilmelidir: ... SGK Müdürlüğü 02.03.2022 tarihli cevabında dosyasındaki bilgilere göre davacının o tarihteki yasaya göre kapsamda olması, kayıt yaptırması ve primini ödemesinin gerektiği, buna rağmen SGK'ya kayıt ve tescil işlemlerini yaptırmadığı ve ödemelerin de yapmadığı için tescil yapılamayacağı, mevzuat hükümlerine göre geriye tescil yapılamayacağı açıktır. Mahkemenin vicdani kanaatle hüküm vermesi yeterli değildir. ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası kayıtları çoğu gelişigüzel defterlere kayıt tutma şeklinde olup itibar edilmeye layık değildir. ... Vergi Dairesi, davacının vergi kayıtlarını göndermiş ise de bu kayıt zorunlu Bağ-Kur için yeterli değildir. Mahkemece, bu konudaki maddi ve hukuki olgular nazara alınmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup kaldırılmasını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "... davalı Kurum vekili tarafından ileri sürülen tüm istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde olmayıp, incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği dikkate alınmak sureti ile davalı Kurum vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının 25.03.1997 ve 04.10.2000 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.