8. Ceza Dairesi 2010/1233 E. , 2010/2287 K. İhbarname No : KYB-2009/176090 Halkı din farklılığına dayanılarak birbirine karşı kamu düzeni için tehlikeli olabilecek bir şekilde düşmanlığa, kin beslemeye tahrik etmek suçundan sanıklar ..., ve........ haklarında yapılan yargılama sonunda mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.9.2007 tarihli ve 2007/193-284 sayılı kara…
**8. Ceza Dairesi 2010/1233 E. , 2010/2287 K.** **"İçtihat Metni"** İhbarname No : KYB-2009/176090 Halkı din farklılığına dayanılarak birbirine karşı kamu düzeni için tehlikeli olabilecek bir şekilde düşmanlığa, kin beslemeye tahrik etmek suçundan sanıklar ..., ve........ haklarında yapılan yargılama sonunda mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ve yetkili Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.9.2007 tarihli ve 2007/193-284 sayılı kararını müteakip, asliye ceza mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev değil, iş bölümü olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine ilişkin Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2007 tarihli ve 2007/983-985 sayılı kararı sebebiyle çıkan görev uyuşmazlığı üzerine, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına dair (BAKIRKÖY) 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2007 tarihli ve 2007/568 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi: Dosya kapsamına göre, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 16.7.2008 tarihli ve 2008/7210-16565 sayılı ilamında da belirtildiği üzere; T.C. Anayasa'sının 37. maddesinde "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.", 142. maddesinde "Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir.", 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 3/1. maddesinde "Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir.", 4/1. maddesinde "Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir. 6. madde hükmü saklıdır.", 5/1. maddesinde "İddianamenin kabulünden sonra, işin davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir.", 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 27. maddesinin 1. fıkrasında "Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlardan dolayı açılan davalardan, ağır ceza işlerinden olanlar ağır ceza mahkemelerinde, diğerleri asliye ceza mahkemelerinde görülür.", 2. fıkrasında ise "Bir yerde ağır ceza veya asliye ceza mahkemesinin birden fazla dairesi bulunması halinde bu davalar iki numaralı mahkemede görülür.", 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 307/1. maddesinde "Temyiz ancak hükmün kanuna muhalif olması sebebine müstenit olur.", anılan Kanun'un 308. maddesinde "Aşağıda yazılı hallerde kanuna mutlaka muhalefet edilmiş sayılır. .. 4) Mahkemenin kanuna muhalif olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi..." hükümlerinin yer aldığı; Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca, 12.7.2007 tarihli, 302 ve 16.7.2007 tarihli 309 sayı ile, Bağcılar Adliyesinin Bakırköy Adliyesiyle birleştirilmek üzere kapatılmasına ve Bağcılar 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nden devren gelen işlerin Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin esasına kaydı ile bu mahkemede görülmesine karar verildiği, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun anılan kararlarının göreve ilişkin yasa hükümlerini yürürlükten kaldırma niteliği taşımadığı, birleştirilen iki adliyenin mahkeme ve iş sayısı ile dosya dağılımını düzenlemeye yönelik olduğu ve mahkemelerin görevlerinin kanunla belirlenmesine ilişkin anayasal ve yasal kuralların idari nitelikte bir işlemle değiştirilemeyeceği gözetilmeden Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararının kaldırılması yerine, yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 6.7.2009 gün ve 36951 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığından 1.4.2010 gün ve KYB-2009/176090 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi: TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: T.C. Anayasasının 37. maddesinde "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz." 142. maddesinde "Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir." 5271 sayılı CYY.nın 3/1. maddesinde "Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir." 4/1 maddesinde "Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir. 6. madde hükmü saklıdır." 5/1 maddesinde "iddianamenin kabulünden sonra, işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir." 5187 sayılı Basın Yasasının 27. maddesinin 1. fıkrasında "Basılmış eserler yoluyla işlenen veya bu Kanunda öngörülen diğer suçlardan dolayı açılan davalardan, ağır ceza işlerinden olanlar ağır ceza mahkemelerinde, diğerleri asliye ceza mahkemelerinde görülür." 2. fıkrasında ise "Bir yerde ağır ceza veya asliye ceza mahkemesinin birden fazla dairesi bulunması halinde bu davalar iki numaralı mahkemede görülür." 5320 sayılı CYY.nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYY.nın 307/1. maddesinde "Temyiz ancak hükmün kanuna muhalif olması sebebine müstenit olur." anılan Yasanın 308. maddesinde "Aşağıda yazılı hallerde kanuna mutlaka muhalefet edilmiş sayılır ... 4) Mahkemenin kanuna muhalif olarak davaya bakmaya kendini görevli veya yetkili görmesi ... " hükümleri yer almaktadır. İncelenen dosyada, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 12.7.2007 ve 16.7.2007 tarihli toplantılarında Bağcılar Adliyesinin Bakırköy Adliyesiyle birleştirilmek üzere kapatılmasına ve Bağcılar 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nden devren gelen işlerin Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin esasına kaydı ile bu mahkemede görülmesine karar verildiği, sanıklar ..., ...hakkında basın yoluyla 765 sayılı TCK.nun 312/2. maddesine aykırılık suçundan açılan kamu davasına bakan Bağcılar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin bu kararlardan sonra Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesi olarak görevini sürdürdüğü sırada anılan davaya bakma görevinin 5187 sayılı Basın Yasasının 27/1-2. maddesi gereğince aynı yer 2. Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verdiği görülmektedir. Belirtilen karara Bakırköy 2. Asliye Ceza mahkemesinin de görevsizlik kararı vermesi sonucu görev uyuşmazlığını inceleyen Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin ise, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, H.S.Y.K.nun kararları uyarınca, Bağcılar 2. Asliye Ceza Mahkemesinden devren gelen ve belli bir aşamaya ulaşmış dosyalara bakması ve sonuçlandırması gerektiğini belirterek Bakırköy 2. Asliye Ceza mahkemesinin 14.12.2007 tarihli 2007/983-985 sayılı görevsizlik kararının yerindeliğine, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.9.2007 tarihli 2007/193-284 sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verdiği anlaşılmaktadır. H.S.Y.K.nun anılan kararlarının göreve ilişkin yasa hükümlerini yürürlükten kaldırma niteliği taşımadığı, birleştirilen iki adliyenin mahkeme ve iş sayısı ile dosya dağılımını düzenlemeye yönelik olduğu ve mahkemelerin görevlerinin kanunla belirlenmesine ilişkin anayasal ve yasal kuralların idari nitelikte bir işlemle değiştirilemeyeceği açıktır. Yapılan açıklamalara göre itiraz merciinin kararının hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmaktadır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, basın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek suçundan sanıklar ..., Hasan Karakaya ve Mehmet Özmen hakkında yapılan yargılama sırasında, Bakırköy 16. Asliye Ceza Mahkemesinin verdiği 25.9.2007 tarihli görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 28.12.2007 gün ve 2007/568 D.iş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdiine, 18.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.