8. Ceza Dairesi 2011/15225 E. , 2012/32999 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Suçu ve suçluyu övme HÜKÜM : Beraat Gereği görüşülüp düşünüldü: “İşlenmiş bir suçun” veya “işlemiş olduğu bir suçtan dolayı bir kişinin” alenen övülmesi TCK.nun 215. maddesinde suç olarak düzenlenmiştir. Kişinin, işlediği suç nedeniyle övülmesi, bu kişinin işlediği suçun da övüldüğünü göstermektedir. Türkiye Cumhuriyet Anayasa'sının 90/5. maddesinde yer alan “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş …
**8. Ceza Dairesi 2011/15225 E. , 2012/32999 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Suçu ve suçluyu övme HÜKÜM : Beraat Gereği görüşülüp düşünüldü: “İşlenmiş bir suçun” veya “işlemiş olduğu bir suçtan dolayı bir kişinin” alenen övülmesi TCK.nun 215. maddesinde suç olarak düzenlenmiştir. Kişinin, işlediği suç nedeniyle övülmesi, bu kişinin işlediği suçun da övüldüğünü göstermektedir. Türkiye Cumhuriyet Anayasa'sının 90/5. maddesinde yer alan “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasa'ya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarda, kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.” hükmü uyarınca 19.03.1954 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 10.03.1954 tarih ve 6366 sayılı Yasa ile onaylanmış bulunan “İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetlerini Koruma Sözleşmesi” (AİHS), iç hukukumuzun uyulması zorunlu bir parçası haline gelmiştir. Sözleşmenin 9. maddesinde "din ve inanç hürriyeti", 10. maddesinde "ifade hürriyeti", 11. maddesinde "örgütlenme hürriyeti" düzenlenmiştir. Bu üç madde; sözleşmenin genel amacı olan çoğulcu demokratik rejim için toplumda hoşgörünün sağla- narak çoğulcu demokrasinin yerleştirilmesi ve geliştirilmesine yönelik hükümlerdir. İfade hürriyeti, bilgi verme ve bilgi edinme hürriyeti sözleşmenin 10. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, “Herkes ifade özgürlüğü hak- kına sahiptir. Bu hak kamu makamlarının müdahaleleri olmaksızın ve ülke sınırları göze- tilmeksizin, kanaat özgürlüğünü, haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar”, ikinci fıkrasında ise, “Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bü- tünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın ve ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir.” denilmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, ifade özgürlüğüne ilişkin karar- larında, kamuyu ilgilendiren sorunların kamuya açık olarak tam bir serbestlik içerisinde tartışılabilmesi, şiddeti teşvik eden eylemler hariç bu tartışmanın boyutlarının Devlet or- ganları tarafından maksimuma çıkarılması gerektiği vurgulanmaktadır. Süreklilik gösteren bu kararlarda, kamuoyunun bir bölümünün ve hatta çoğunluğun hoşuna gitmeyen, ür- kütücü, şok edici fikirlerin de sözleşmenin 10. maddesi tarafından korunduğu belir- tilmektedir. (Handyside / Birleşik Krallık; Castells / İspanya vb. kararlar)