7. Ceza Dairesi 2023/17442 E. , 2024/11717 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/9148 D.İş Kabahatli hakkında, 5549 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 662.492,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.11.2022 tarihli ve 2022/2493 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de İstanbul 4. Sulh Ceza …
**7. Ceza Dairesi 2023/17442 E. , 2024/11717 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/9148 D.İş Kabahatli hakkında, 5549 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, 662.492,00 TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir. Kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.11.2022 tarihli ve 2022/2493 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04.01.2023 tarihli ve 2022/9148 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 27.07.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/92447 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/92447 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Muteriz şirket hakkında yapılan denetim sonunda düzenlenen Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının 27/12/2021 tarihli ve 2021-YDR-VM-7782/1/YİR-İ/1 sayılı raporunda, 5549 sayılı Kanun'un öngördüğü şekilde kimlik tespiti yükümlülüklerine aykırı davranıldığından bahisle, ihlal tespit edilen 2019 yılı içinde 22 adet evrak 330.770,00 Türk lirası, 2020 yılı içinde 18 adet evrak 331,722,00 Türk lirası şeklinde, eksiklik tespit edilen her bir evrak yönünden ayrı ayrı idari para cezaları olmak üzere toplam 662.492,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına karar verilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 22/01/2018 tarihli ve 2017/3035 esas, 2018/522 karar sayılı ilâmında, "... Eczanesi'nde 25.03.2016 tarihinde, ...İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan olağan eczane denetiminde 29 adet antibiyotik türünden ilacın reçetesiz olarak satılmış olduğunun tespitinden ibaret olayda, kabahatlinin eyleminin kesintisiz fiille işlendiğinin kabul edilerek her bir ilaç için ayrı ayrı idari yaptırım kararı verilemeyeceği hususu gözetilmeksizin, kabahatli hakkında uygulanacak idari para cezasının 29 ile çarpılarak belirlenmesi ile miktar bakımından hataya düşüldüğü kanaatine varılmakla;..." şeklinde belirtildiği üzere ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 15/2. maddesindeki “Aynı kabahatin birden fazla işlenmesi halinde her bir kabahatle ilgili olarak ayrı ayrı idari para cezası verilir. Kesintisiz fiille işlenebilen kabahatlerde, bu nedenle idari yaptırım kararı verilinceye kadar fiil tek sayılır.” şeklindeki düzenleme ile birlikte kimlik bilgileri tespitinde eksiklik şeklindeki eylemler nedeniyle tek bir rapor düzenlenip idari yaptırım kararı verilmiş olması karşısında, kimlik bilgilerinde eksiklik tespit edilen kişiler yönünden eylemin kesintisiz fiille işlendiği kabul edilerek kabahatli hakkında tek bir idari para cezası uygulanması gerektiği, belirtilen nedenlerle her bir eksiklik tespit edilen evrak için ayrı ayrı idari yaptırım kararı verilemeyeceği hususu gözetilmesizin, itirazın bu yönüyle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5549 sayılı Kanun'un 3. ve 13. maddelerindeki düzenlemeler ile 5326 sayılı Kanun'un 15/2. maddesindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, kabahatli şirket nezdinde yapılan denetimde tespit edilen farklı tarihlerde ve farklı kişilerle yapılan işlemlere ilişkin ihlallerin mahiyetleri itibarıyla birbirinden bağımsız nitelikte oldukları, bu itibarla da farklı zamanlarda ve farklı işlemlere ilişkin ihlallerin kesintisiz bir fiil olarak kabulüne olanak bulunmadığı cihetle, kanun yararına bozma ihbarnamesindeki görüşe iştirak edilmemiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.