8. Hukuk Dairesi 2012/8770 E. , 2013/1817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 13.03.2012 gün ve 26/143 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde, miras yoluyla intikal ve
**8. Hukuk Dairesi 2012/8770 E. , 2013/1817 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 13.03.2012 gün ve 26/143 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde, miras yoluyla intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak 513 parselin tamamı ile 515 parselin 20 m²'lik bölümünün Hazine adına olan tapusunun iptali ile vekil edenleri adına tescilini, 513, 515 ve 316 parseller arasında tescil harici bırakılan taşınmazların vekil edenleri adına tapuya tescilini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davaya konu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup ziyetlikle kazanılmasının mümkün bulunmadığını, taşınmazların dava dışı kişilerce kullanıldığını ve zaman zaman dere taşkınlarına maruz kaldığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Davaya dahil edilen Güneysu Belediyesi vekili yargılama oturumlarına katılmış ancak davanın esasına ilişkin savunmada bulunmamıştır. Mahkemece, davanın kabulüne 513 parselin Hazine adına olan tapusunun iptali ile bu parselle birlikte Teknik Bilirkişilerin raporunda (A) harfi ile gösterilen tescil harici 865,79 m²'lik taşınmaz bölümünün davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi dava dilekçesinde açıklanan bir kısım taşınmazlarla ilgili mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Şöyle ki; davaya konu taşınmazlar 04.07.1959 tarihinde yapılan tapulama çalışmaları sırasında dere yatağı olarak tescil harici bırakılmış, 513 ve 515 parseller 17.06.2002'de arsa vasfıyla idari yoldan Hazine adına tescil edilmiştir. Mahallinde dinlenen Yerel Bilirkişi ve tanıklar; taşınmazların 1957 yılında dere taşkını nedeniyle su altında kaldığını, derenin getirdiği taşlarla dolduğunu, davacıların birkaç yıl içinde taşları temizleyerek tarım arazisi haline getirdiğini ve davacılar ile yakınları tarafından ekilip biçildiğini bildirmişlerdir. Keşifte tespitlerini yapan Jeoloji Mühendisi ... Paşaoğlu 10.10.2011 tarihli raporunun sonuç kısmında, mahkemece tescile karar verilen taşınmaz bölümlerinin derenin etki alanı dışında olup tescil edilebilir nitelikte olduğunu bildirmiş ise de; aynı raporda; "taşınmazın üzerindeki alivyon tabakası üzerinde ince bir zemin tabakasının olup, yer yer dere, çakıl ve bloklarının yüzeylendiğini, geçmiş dönemde meydana gelen çok büyük ... olayından etkilendiğini, tarımsal toprağın tamamen yıkanıp gitmesi nedeniyle tarıma elverişli hale getirmek için yeniden ıslahının gerektiğini, aynı taşkından etkilenen komşu parsellerin kısa zaman sonrasında yeniden düzenlendiğini ancak dava konusu taşınmazın uzun yıllar gerektiği gibi ıslah edilmediğinden atıl durumda kaldığını" açıklamıştır. Ziraat Mühendisi ... İhsan Yarımbaş 06.10.2011 tarihli raporunda ise; "taşınmazların toprak yapısının iyileştirilerek tarla ve işlemeli tarıma uygun arazi haline getirildiğini, uzun yıllardan beri kullanımda olduğunu, üzerinde tarımsal faaliyet olan komşu parsellerle benzerlik taşıdığını" açıklamıştır. Mahkemece birbiri ile çelişkili bilirkişi raporlarına dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan; imar-ihyanın tamamlandığı ve taşınmazın tarımsal nitelikte kullanıldığı sürenin tespiti bakımından hava fotoğraflarından yararlanılmamıştır. Bilindiği üzere bir arazinin kullanım süresi ve niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Bu hava fotoğraflarının öncelikle kadastrodan sonraya ait olması, tescil istemi bakımından dava tarihinden, iptal ve tescil istemi yönünden tapunun oluştuğu tarihten önceki yıllara ait en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Bu konuda sağlıklı bir yargıya ulaşmak için, tescil harici bırakılan yerlerle ilgili dava tarihi olan 2011 yılına göre 20 - 30 yıl öncesine ait (1971-1981 yılları arası); iptal ve tescil istemi bakımından tapu kayıtlarının oluştuğu 2002 yılına göre 20-30 yıl öncesi (1962-1982 yılları arası) iki ayrı zamanda çekilmiş hava fotoğraflarının dosyada yer almış olması gerekir. Mahkemece, yapılacak iş; önceki keşifte yer almayan Ziraat Mühendisi ve Jeoloji Mühendisi aracılığıyla, taşınmazların toprak yapısının ve arazi kullanım kabiliyeti bakımından sınıfının net bir biçimde belirlenmesi, mevcut durumu itibariyle tarıma elverişli bulunup bulunmadığı veya halen imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığının tespiti, imar-ihyası tamamlanmış ise ne şekilde yapıldığının saptanması, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, başka yerden toprak taşımak suretiyle dolgu yapılarak, tarıma elverişli olmayan yerin kültür arazisi haline getirilmesinin imar-ihya sayılmayacağının gözönünde bulundurulması, jeodezi ve fotogrametri mühendisi marifetiyle tescil istemi bakımından 1981-1991 yılları arası; iptal ve tescil yönünden 1972-1982 yılları arası ve iki ayrı tarihte çekilmiş hava fotoğraflarının merciinden getirtilip jeodezi ve fotogrametri Uzmanı Mühendis (Harita Mühendisi) aracılığıyla keşifte uygulanması, imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazlardaki tarımsal amaçlı zilyetliğin hangi tarihte başladığının tespiti, tanık ve bilirkişi sözlerinin bilimsel esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bundan ayrı; dava dilekçesinde açıklanan, 515 parselin 20 m²'lik bölümüne yönelik tapu iptali tescil ve 513 ile 515 parseller arasındaki tescil harici bırakılan yerin davacılar adına tescil isteğine ilişkin mahkemece olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamış; kabule göre de, 513 parsel yönünden iptal ve tescile hükmedildiği halde, yargılama giderlerinin tamamının davacı taraf üzerinde bırakılması, bakiye harcın davacılardan tahsiline karar verilmesi ve davacılar lehine avukatlık ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır. Tapu iptali ve tescil davalarının başarıya ulaşması halinde kayıt malikinin yargılama harcı ve giderleri ile avukatlık ücretinden sorumlu tutulması gerekir. Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda mahkemece yeniden keşif yapılmalı, sonucuna göre davaya konu edilen tüm taşınmazlar yönünden iddia ve savunma çerçevesinde değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekir. Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 ... HMK'nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 297,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.