5. Hukuk Dairesi 2020/3341 E. , 2020/8454 K. "" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare ile bir kısım davalılar vekillerince verilen dilekçeler…
**5. Hukuk Dairesi 2020/3341 E. , 2020/8454 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare ile bir kısım davalılar vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. K A R A R - Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.Mahkemece, uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare ve bir kısım davalı vekillerince temyiz edilmiştir.Davacı idare vekilinin tüm, bir kısım davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Şöyle ki; 1-) 7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince, bozma sonrası tespit edilen bedel ile bozma öncesi tespit edilen arasındaki farkın karar kesinleşince hak sahibine ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesaba yatırılmasına karar verilmesi gerekirken, bozma sonrası tespit edilen bedel ile idare tarafından taktir edilen bedel arasındaki fark bedelin üçer aylık vadeli hesaba yatırılmasına karar verilmesi, 2-) 7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince, bozma sonrası tespit edilen ve karar kesinleştiğinde hak sahibine ödenmesine karar verilen fark bedele kararın kesinleşme tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, a-) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan (Kamulaştırma bedelinden kıymet takdir komisyonunun tespit ettiği bedel olan 19.631,28 TL’nin) ve (kıymet takdir komisyonunun tespit ettiği bedelden geriye kalan bakiye 19.996,21 TL bedelin) ibarelerinin hükümden çıkartılmasına, yerlerine sırasıyla (7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince, bozma kararı öncesi tespit edilen 25.505,67 TL’nin) ile (bozma sonrası tespit edilen 14.121,82 TL fark bedelin) cümlelerinin yazılmasına,