1. Ceza Dairesi 2022/10343 E. , 2023/2958 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin bir…
**1. Ceza Dairesi 2022/10343 E. , 2023/2958 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2017 tarihli ve 2015/420 Esas, 2017/102 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 30.05.2017 tarihli ve 2017/1492 Esas, 2017/1208 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Viola vekilinin, katılan Kurum vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi kararının, katılan Kurum vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 31.10.2017 tarihli ve 2017/15999 Esas, 2017/13866 Karar sayılı kararı ile özetle; 5271 sayılı Kanun'un 196 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığın savunmasının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, mağdurun yaralanmasının organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olup olmadığı hususunda ve yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kati raporu alınmaksızın ve yüzde sabit iz yönünden ise altı aylık süre geçirilmeksizin verilen 10.12.2014 tarihli raporla yetinilmek suretiyle, eksik inceleme ile hüküm kurulması nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2017/610 Esas, 2021/598 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, müsadereye ve mahsuba karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri Üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yüzde sabit iz hususundaki raporun tekrar gözden geçirilmesi gerektiğine, eksik incelemeye, haksız tahrik ve takdirî indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayinin hatalı olduğuna, hem 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, hem de 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uygulanarak sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Sanık ile mağdurun suç tarihinde evli olup, ailevi meseleler nedeniyle aralarında anlaşmazlık bulunduğu, mağdurun çocukları ile birlikte 02.07.2014 tarihinde evi terk ettiği, sanığın eşine ve çocuklarına ulaşamadığı, olay tarihinde mağdurun facebook sayfasında konumunu tespit ettiği, bunun üzerine mağdurun bulunduğu Balat sahiline gittiği, yolda mağdur ... çocukları ile karşılaştığı, sanığı gören mağdurun sanığı görür görmez bağırmaya başladığı, bunun üzerine sanığın üzerinde taşıdığı maket bıçağını çıkararak mağduru yüzünden ve ellerinden hayat fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkiler nitelikte kemik kırığına ve yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı anlaşılmıştır. 2. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen; a. İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün, 10.12.2014 tarihli ve 2014/21213 sayılı; "...Kişide 5. parmakta kırığa neden olan yaralanmasının...hayat fonksiyonlarını HAFİF (1) derecede etkileyecek nitelikte olduğu...yüz sınırları içerisinde tespit edilen yara izinin belirli bir mesafeden belirgin bir dikkat sarf etmeden ilk bakışta dikkat çektiğine göre yüzde sabit iz niteliğinde OLDUĞU...", b. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun, 28.09.2020 tarihli ve 12443 karar numaralı; "...Kişi hakkında düzenlenmiş tıbbi belgelerde tarif edilen ve kişinin 23/09/2020 tarihinde kurulumuzda yapılan muayenesinde yüz sınırları içerisinde alın bölgesinde ve sol bukkal bölgede tespit edilen yara izlerinin belirli bir mesafeden, belirgin bir dikkat sarf etmeden, ilk bakışta fark edildiğine göre, yüzde sabit iz niteliğinde OLDUĞU..Organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tarif ve tespit edilmediği..." Görüşlerini içeren raporları dava dosyasında bulunmaktadır. 3. Sanık savunması, mağdur beyanı, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün, 18.08.2014 tarihli uzmanlık raporu, sanığın nüfus kayıt örneği ve adli sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır. 4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Katılan Kurum vekilinin; üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, sanık müdafiinin; yüzde sabit iz hususundaki raporun tekrar gözden geçirilmesi gerektiğine, eksik incelemeye, haksız tahrik ve takdirî indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayinin hatalı olduğuna, hem 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, hem de 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uygulanarak sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden; Bozmaya uyularak aldırılan raporun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava dosyasının tekemmül ettirilmesi neticesinde sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, birden fazla nitelikli halin (5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri ile 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve aynı maddenin üçüncü fıkrası) ihlali ile atılı suçu işleyen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca teşdiden belirlenen cezanın isabetli olduğu, üst sınırdan ceza verilmesinin 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde belirtilen orantılılık ilkesine aykırı olacağı, mağdurdan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiğinden, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2021 tarihli ve 2017/610 Esas, 2021/598 Karar sayılı kararında katılan Kurum vekilince ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.