1. Hukuk Dairesi 2009/10866 E. , 2009/12751 K. MAHKEMESİ : İKİZCE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/07/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak miras bırakanları Ş. A..'in kendisinden mal kaçırmak amacıyla 160 ada 5 parsel sayılı taşınmazını davalı İ..'e, çekişme konusu diğer tapulu taşınmazlarını da davalılar İ.. ve S..'e bağış yoluyla temlik ettiğini ileri sürüp, tapu kayıtlarının iptalini, olmazsa tenkis istemiştir. Davalılar, miras bırakan ve kendilerinin ort…
**1. Hukuk Dairesi 2009/10866 E. , 2009/12751 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İKİZCE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 01/07/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, ortak miras bırakanları Ş. A..'in kendisinden mal kaçırmak amacıyla 160 ada 5 parsel sayılı taşınmazını davalı İ..'e, çekişme konusu diğer tapulu taşınmazlarını da davalılar İ.. ve S..'e bağış yoluyla temlik ettiğini ileri sürüp, tapu kayıtlarının iptalini, olmazsa tenkis istemiştir. Davalılar, miras bırakan ve kendilerinin ortak iradesinin bağış olduğunu, halen muris üzerine kayıtlı birçok taşınmaz olup saklı pay oranlarının aşılmadığını bildirip, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, dava konusu taşınmazlarla ilgili dava tarihinden sonra kadastro çalışması yapıldığı gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine dosyanın kadastro mahkemesine devredilmesine karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir. Mahkemece çekişmeli taşınmazların kadastroya tabi tutulduğundan bahisle dosyanın kadastro mahkemesine devri kararı verilmiştir. Gerçekten de, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin yapılarak davalı olduğu gerekçesiyle malikhanelerinin açık bırakılmak suretiyle tutanaklarının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, 3402 Sayılı Yasanın 25.maddesi hükmünde kadastro mahkemelerinin görevli olduğu haller genel nitelikte sayılmış, 26.maddesinde de taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmesiyle kadastro mahkemelerinin görevinin başlayacağı kabul edilmiştir. O halde, taşınmazın aynına yönelik veya mülkiyete ilişkin genel mahkemelerde açılıp derdest bulunan davalar hakkında tutanağın tanzimi ile genel mahkemelerin görevinin sona ereceği ve aynı Yasanın 27.maddesi hükmü uyarınca kadastro mahkemesine devir kararı verileceği tartışmasızdır. Şu hususta vurgulanmalıdır ki, inşai (yenilik doğurucu) nitelikte karar almayı gerektiren davaların kadastro mahkemesinin görevi kapsamında bulunmadığı, kadastro mahkemesinin ancak açıklayıcı (ishari) nitelikte karar verilmesini gerektiren davalarda görevli olduğu sabittir Somut olayda, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı istek bakımından verilecek kararın açıklayıcı nitelikte olması sebebiyle yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru ise de, Türk Medeni Kanununun 560 ila 571. maddeleri kapsamındaki tenkis isteklerinin inşai sonuç doğurduğu gözetildiğinde bu istek bakımından da mahkemenin görevsiz olduğu kabul edilerek kadastro mahkemesine devir kararı verilmiş olması isabetsizdir. Hal böyle olunca, muris muvazaası isteğiyle ilgili davanın tefrik edilerek kadastro mahkemesine devir kararı verilmesi, eldeki davanın ise tenkise hasredilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Davalılar vekilinin temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.