Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12803 E. , 2025/1553 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/12803 Karar No : 2025/1553 TEMYİZ EDENLER (DAVALI) : 1- ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) ... Köyü Muhtarlığı - ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/12803 E. , 2025/1553 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/12803 Karar No : 2025/1553 TEMYİZ EDENLER (DAVALI) : 1- ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) ... Köyü Muhtarlığı - ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: 07/11/2012 tarih ve 28460 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 12/10/2012 tarih ve 2012/3857 sayılı Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Karaman 4. Kısım Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Projesi kapsamında, ... ili, ... ilçesi, ... Köyü' nde yer alan ve davacının hissedarı olduğu ... ada ...parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda yapılan arazi toplulaştırmasının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; kısmi arazi toplulaştırma proje uygulamasından sonra davacıya ... ada ... nolu parselin tahsis edildiği, ilk toplulaştırma işlemi ile davacıya verilen ... ada ... nolu parsel ile sürülerin geçtiği patika yol güzergahlarının çakışmadığı, sürülerin geçişine engel teşkil etmeyeceği, ayrıca ... ada ... nolu parselin maliye arazisinden tarım arazisine dönüşmüş olarak tapu kayıtlarında tarla olarak davacı ve iştiraklerine verildiği, sözkonusu parselin davacı tarafından tesfiye yapılarak arazinin kendi topografyası içerisinde düzleştirildiği, taş temizliği yapılarak 2. sınıf tarım arazisi vasfının kazandırıldığı, parselin bu hale getirilmesinde davacının önemli ölçüde emek ve masraf yaptığının belirlendiği, kısmi toplulaştırma öncesinde davacıya verilen ... ada ... nolu parselin işletme bütünlüğü, toprak verimliliğinin sağlanması ve hakkaniyet ölçüsünde uygun olduğu, öte yandan davacının ... ada... nolu parselden uzaklaştırılmasını gerektirecek haklı hiçbir sebep olmadığı, kısmi toplulaştırma adı altında davacıya yeni verilen ... ada ... nolu parselin %70'i problemli taşlık ve kayalık yapıda, kumlu toprak yapısına sahip erezyona açık bir parsel olduğu, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü ... ada, ... parselini de kapsayan alanda anılan parsel yönünden Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri kapsamında yapılan yeni parselasyon (dağıtım) planında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, toplulaştırma işlemi yapılırken arazilerin sınırlarının değiştiği ve kaymalar olduğu, köydeki tüm tercihlerin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN MÜDAHİLİN İDDİALARI : ... Köyü Muhtarlığı tarafından, davacının dağlık yerdeki parseline karşılık köyün merasından, baraja yakın olan yerden ... ada... parselin tahsis edilerek mera bütünlüğünün bozulduğu, bu parselin davar sürülerinin geçiş güzergahında olması ve diğer mera bağlantılarını kesmesi nedeniyle Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün yeniden işlem tesis ederek davacıya başka bir parsel tahsis ettiği, ancak bu defa davacının kısmi toplulaştırma işlemine karşı dava açtığı, köy içme suyu hattının davacının parselinin içerisinden geçtiği, bu hususun raporda değerlendirilmediği, davacıya mera parselinden arazi tahsis edilmesinin köylünün vicdanını rahatsız ettiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 1. maddesinde kanunun amacı, toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılması, yeterli toprağı bulunmayan ve topraksız çiftçilerin zirai aile işletmeleri kurabilmeleri için Devletin mülkiyetinde bulunan topraklarla topraklandırılmaları, desteklenmeleri, eğitilmeleri, ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi, yeni yerleşme yerleri kurmayı, mevcut yerleşme yerlerine eklemeler yapmayı, zorunluluk halinde tarım arazisinin diğer amaçlara tahsisini düzenlemeyi, dağıtılmayan tarım arazisinin değerlendirilme şeklini belirlemeyi, Cumhurbaşkanınca gerekli görülen diğer bölgelerde gayrimenkullerin Milli Güvenlik nedeniyle mülkiyet ve tasarruf şekillerinde ve yerleşim yerlerinde düzenlemeler yapmayı, sağlamak olarak tanımlanmıştır. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından Haziran 2010'da çıkarılan "Arazi Toplulaştırması Teknik Talimatı"nın 19. maddesinde yer alan "Yeni Parselasyon Planlamasında Dikkat Edilecek Hususlar" başlıklı bölümde, maliklere mümkün olduğu ölçüde eski arazisine eşdeğer ve tek parselde arazi verilmeye çalışılması, maliklerin istekleri dikkate alınarak arazisinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselinin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması, umumi yola (asfalt, şose) bitişik olan parsellerin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi, toplulaştırma alanındaki işletme yapı ve tesisleri ile bağ, bahçe vb. sabit tesislerin imkan ölçüsünde maliklerine verilmesi, birden fazla sabit tesisi bulunan maliklerin bu arazi parçalarından mümkün olduğu kadar birinin etrafında tercih vermek zorunda olması, her parselin yol ve sudan faydalanacak şekilde planlanması, küçük işletmelere ait parsellerin, yol ve sudan faydalanabilmesi için, gerektiğinde hisselendirilmesi, parsel şeklinin zorunlu durumlar dışında dikdörtgen olmasına ve en/boy oranının 1/3 - 1/7 arasında bulunmasına dikkat edilmesi, toplulaştırma yapılan köyler arasında sınır düzeltmesinin 3083 sayılı Kanunun 14. maddesine göre ve değer eşitliği sağlanarak yapılması, değişiklik yapıldığında köy sınırlarının yol, kanal gibi sabit sınırlara dayandırılmasına çalışılması, ancak zorunlu hallerde parsel sınırının köy sınırı olarak değerlendirilmesi, işletmeyi oluşturan maliklere ait arazinin bir arada değerlendirilebilmesi, maliklerin istekleri halinde tek parselde payları oranında adlarına hisseli olarak tescil edilmesi, parsel yerleştirilmesinde hısım ve hasım ilişkilerine dikkat edilmesi, arazi maliklerinden birden fazla ve komşu köylerde arazisi bulunanların arazilerinin ikamet ettikleri köyün sınırına yakın olacak şekilde planlanmaya çalışılması, blokların düzgün şekilli olmayan kısımlarına büyük parsellerin yerleştirilmeye çalışılması, düşük dereceli arazinin mümkün olduğu ölçüde eski sahiplerine bırakılması veya kendi aralarında toplulaştırılması, verasete iştiraklerden aynı maliklere ait olan arazinin bir işletme olarak değerlendirilmesi, davalı arazinin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilmesi, hisse uyuşmazlıkları giderilemeyen parsellerin her birinin ayrı bir işletme olarak değerlendirilerek eski maliklerine aynı hisselerle tescil ettirilmesi, bu araziden malik ve hisse oranları aynı olanların bir arada toplulaştırılabilmesi, Talimatın 9. maddesi kapsamında yer alan tesislerin bulunduğu parsellerin, planlamada öncelikle bulunduğu yerde bırakılmaya çalışılması hususlarına dikkat edilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden; davacının hissedarı olduğu ... İli, ... İlçesi, ... Köyü ..., ... ve ... sayılı parsellerin bulunduğu alanda yapılan toplulaştırma işlemi neticesinde davacının bu parsellerine karşılık olarak mülkiyeti hazineye ait olan alanda oluşturulan ... Ada ... nolu parselin davacıya tahsis edildiği, bu şekilde yapılan toplulaştırma işleminin onaylanması neticesinde yeni oluşturulan parsellerin 21/12/2018 tarihinde tapuya tescil edildiği, ... Köyü Muhtarlığınca davacıya tahsis edilen ... Ada ... nolu parselin köye içme suyu sağlayan hattın üzerine denk geldiği, ayrıca ... ada ... nolu parsel üzerinde bulunan köy çeşmesi ile dava konusu taşınmaz arasında mesafenin az olması nedeniyle köyde hayvancılık yapanlar açısından mera geçişini de zorlaştıracağı ileri sürülerek yapılan toplulaştırmanın düzeltilmesinin istenildiği, ayrıca başkaca kişilerin de davacıya yeni tahsis edilen yerden kendilerine de tahsis yapılması istemiyle davalı idareye başvurmaları üzerine davalı idarece daha önceden yapılan toplulaştırma işlemi kapsamında davacıya yapılan tahsisin mevzuata aykırı olarak yapıldığı kanaatine vararak, hatalı yapılan uygulamanın düzeltilmesi için Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün... tarih ve ... sayılı Olur'u ile dava konusu kısmi toplulaştırma işleminin yapıldığı, davacıya kısmen eski ... nolu kök parselinin isabet ettiği yerde oluşturulan ... ada ... nolu parselin tahsis edildiği, bu şekilde yapılan kısmi toplulaştırma işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı idare; davacıya ilk verilen...... ada ... nolu parsele yönelik yeni bir işlem tesis ederek kısmi toplulaştırma işlemi yapmasının gerekçesi olarak; "yapılan işlemin Devlet Su İşleri ... Bölge Müdürlüğü Yapı Denetim Ünitesinin bilgisi ve onayı olmadan kanunsuz olarak yapılması" gösterilmiştir. İlk toplulaştırma ile davacıya tahsis edilen ... ada ... nolu parselin kök parselleri olan ..., ... ve ... sayılı parsellerin bulunduğu alanlara isabet etmediği, hazineye ait, gölete ve köy çeşmesine çok yakın, köylünün hayvanlarının geçiş yollarına yakın bir konumda ve girintili çıkıntılı bir parsel olduğu ayrıca davalı idarenin ilgili biriminin onayı olmadan tahsis edilmiş bir parsel olduğu anlaşılmaktadır. Köylülerin mera olarak kullandığı alanda bulunan ve davacının kök parselleri ile ilişkisi olamayan ... ada ... parselin ilk toplulaştırmada davacıya verilmiş olmasının "toplulaştırmanın arazinin yoğun olduğu bölgede veya en büyük parselin etrafında toplanarak arazi verilmeye çalışılması ilkesine" açıkça aykırı olduğu, davacıya tahsis edilen gölete yakın hazine parseli, köydeki pek çok taşınmaz malikinin tercih edebileceği bir parsel iken davacıya tahsis edilmesi durumunda köyde huzursuzluk yaratmasının doğal olduğu, yapılan ilk toplulaştırma işleminin düzeltilmesi amacıyla davalı idarece kısmi toplulaştırma işleminin yapılması mümkün olmakla birlikte, yeniden yapılan bu toplulaştırma işlemi kapsamında davacıya tahsis edilen ... ada ... nolu parselin davacının kök parselleri ile eşdeğer olup olmadığının da değerlendirilip sonucuna göre gerekirse yeniden mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak bu hususa ilişkin olarak düzenlenecek bilirkişi raporunun değerlendirilmesi neticesinde uyuşmazlıkla ilgili olarak bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemin davacıya tahsis edilen ... ada ... parsel ile ilk toplulaştırma işlemi ile tahsis edilen ... ada ... parselin eşdeğer olmadığı gerekçesiyle iptaline ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.Temyize konu ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 11/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, "insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet" şeklinde tanımlanmıştır. Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin nitelikleri arasında sayılan hukuk devletinin en önemli unsurlarından birisi "hukuki güvenlik ilkesi"dir. Hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Diğer bir ifadeyle hukuki güvenlik ilkesi, kişilerin hukuksal ilişkiler kurarken tabi olacakları hukuk kurallarını önceden bilmeleri anlamına gelirken, "idari istikrar ilkesi" ise, bu kurallara dayanılarak kazanılan hakların korunacağı güvencesinin kişilere verilmesini ifade etmektedir. İdarenin, yokluk, açık hata, ilgili tarafın hile yapması halinde süre aranmaksızın tesis edilen işlemi geri alabileceği, bunun dışındaki hallerde, idari işlemin geri alınmasının ancak dava açma süresi içinde olanaklı olduğu idari yargının temel ilkeleri arasındadır. Açık hata, kanunun açıkça yasakladığı bir işin yapılmasını, diğer bir deyişle herkes tarafından kolayca anlaşılabilecek kadar açık olan kurala aykırı davranılmasını ifade eder. Kanunların yorumlanması bazen teknik bir değerlendirmeyi gerektirdiğinden, her kanuna aykırılık halinin, açık hata olarak değerlendirilmesine olanak yoktur. Kanunda öngörülen koşullara ve işlemin unsurlarına göre somut olayda açık hata olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Somut olayın özelliklerine göre, kanuna aykırılık halinin, ilk bakışta farkedilebilecek ve herkes tarafından kolayca anlaşılabilecek nitelikte olması halinde açık hatadan bahsetmek mümkündür. Uyuşmazlık konusu olayda, davacının hissedarı olduğu ... İli, ... İlçesi, ... Köyü ..., ... ve ... sayılı parsellerin bulunduğu alanda yapılan toplulaştırma işlemi neticesinde davacının bu parsellerine karşılık olarak mülkiyeti hazineye ait olan alanda oluşturulan ... Ada ... nolu parselin davacıya tahsis edildiği, bu şekilde yapılan toplulaştırma işleminin onaylanması neticesinde yeni oluşturulan parsellerin... tarihinde tapuya tescil edildiği, ... Köyü Muhtarlığınca davacıya tahsis edilen ... Ada ... nolu parselin köye içme suyu sağlayan hattın üzerine denk geldiği, ayrıca ... ada ...nolu parsel üzerinde bulunan köy çeşmesi ile dava konusu taşınmaz arasında mesafenin az olması nedeniyle köyde hayvancılık yapanlar açısından mera geçişini de zorlaştıracağı ileri sürülerek yapılan toplulaştırmanın düzeltilmesinin istenildiği, ayrıca diğer parsel maliklerinin de davacıya tahsis edilen yerden kendilerine de tahsis yapılması istemiyle davalı idareye başvurmaları üzerine davalı idare tarafından, daha önce toplulaştırma işlemi kapsamında davacıya yapılan tahsisin mevzuata aykırı olarak yapıldığı kanaatine varılarak, hatalı yapılan uygulamanın düzeltilmesi için Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı Olur'u ile dava konusu kısmi toplulaştırma işleminin yapıldığı, davacıya kısmen eski ... nolu kök parselinin isabet ettiği yerde oluşturulan ... ada ... nolu parselin tahsis edildiği, bu şekilde yapılan kısmi toplulaştırma işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, davanın konusu, kısmi toplulaştırma kapsamında davalı idare tarafından daha önce yapılan toplulaştırma işleminin geri alınmasına ilişkin olup, davanın ilk toplulaştırma işleminden önce davacının maliki olduğu taşınmaz ile kısmi toplulaştırma sonucu tahsis edilen taşınmazların karşılaştırılması yoluyla çözümü mümkün değildir. Davacıya tahsis edilen ... ada... nolu parselin tapuya tescil edildiği... tarihten beş ay sonra alınan "olur" ile kısmi toplulaştırma uygulaması yapılarak bu defa davacıya ... ada ... nolu parselin tahsis edildiği, davacıya ilk toplulaştırma işlemi neticesinde ... ada ... nolu parselin tahsis edilmesi ve tapuya tesciline ilişkin ilk işlemde yokluk ve açık hatanın varlığından söz etmeye olanak bulunmadığı gibi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın tahsisinde davacının herhangi bir hilesi veya yanıltıcı beyanının olduğuna dair bir iddia da bulunmamaktadır. Bu durumda, "idari istikrar ilkesi" gereği ... ada ... parsel sayılı taşınmazın mülkiyeti davacı tarafından kazanılmış olduğundan, davacının kök parseli ile ... ada ... parsel mukayese edilmek suretiyle hüküm kurulmasında yargılama ilkelerine uyarlık bulunmamaktadır. Diğer taraftan, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, ilk toplulaştırma işlemi ile davacıya verilen ... ada ... nolu parsel ile sürülerin geçtiği patika yol güzergahlarının çakışmadığı, sürülerin geçişine engel teşkil etmeyeceği, ayrıca ... ada ... nolu parselin maliye arazisinden tarım arazisine dönüşmüş olarak tapu kayıtlarında tarla olarak davacı ve iştiraklerine verildiği, sözkonusu parselin davacı tarafından tesfiye yapılarak arazinin kendi topografyası içerisinde düzleştirildiği, taş temizliği yapılarak 2. sınıf tarım arazisi vasfının kazandırıldığı, parselin bu hale getirilmesinde davacının önemli ölçüde emek ve masraf yaptığının belirlendiği, kısmi toplulaştırma öncesinde davacıya verilen ... ada ... nolu parselin işletme bütünlüğü, toprak verimliliğinin sağlanması ve hakkaniyet ölçüsünde uygun olduğu, öte yandan davacının ... ada... nolu parselden uzaklaştırılmasını gerektirecek haklı hiçbir sebep olmadığı, kısmi toplulaştırma adı altında davacıya yeni verilen ... ada ... nolu parselin %70'i problemli taşlık ve kayalık yapıda kumlu toprak yapısına sahip erezyona açık bir parsel olduğu, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü ... ada, ... parselini de kapsayan alanda anılan parsel yönünden Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri kapsamında yapılan yeni parselasyon (dağıtım) planında hukuka uygunluk bulunmadığı yönünde görüş verilmiş olduğundan, söz konusu rapora istinaden verilen iptal kararında da hukuka aykırılık bulunmadığı, istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği oyuyla bozmaya ilişkin Dairemiz kararına katılmıyorum.