Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifinin üyesi olduğunu 03/04/2016 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını, toplantıya 3130 üyeden 726 kişinin asaleten, 834 kişinin vekaleten katıldığını, başkanlık divanı seçiminin oy çokluğuyla yapıldığını belirtildiğini, ancak esas sözleşmesinin 39. maddesi gereğince toplantıya katılanların ayrı ayrı gösterilmesi gerekmesine karşın bu durumun belirtilmediğini ve başkanlık divanı seçiminin geçersiz olduğunu, 2014 yılı bila
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacının 15/10/2015 tarihli hisse devri ve ortaklığın giderilmesi sözleşmesi ile .... Ltd. Şti.'nde bulunan hissesinin tamamını davalılardan ...'a devrettiğini, işbu sözleşmenin Diğer Koşullar başlıklı 2. maddesi hükmü ile bu maddede düzenlenen 1.000.000,00 USD tazminat/cezai şart hükmünün hukuka aykırı olup, hüküm ve belirlenen cezai şartın iptali için bu davayı açmak zorunda kaldıklarını, dava konusu hükmün sözleşmede davacının tek taraflı taahhüdü olarak düzenlendiğini, davacı lehine bu kapsamda davalılar adına hiçbir yükümlülüğe yer verilmediğini, bu durumun dahi en temel hukuk kuralı TMK'nın 2. maddesinde dürüst davranma ilkesine aykırı olduğu gibi, TBK'nın 27. maddesi tahtında ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca davacı lehine orantısız olduğunu, davalılarca davacıdan alım yapılmamasına karşın, böyle bir yükümlülüğün tek taraflı olarak davacı lehine 15 yıl devam edeceğinin ön görülmesinin de hukuken mümkün olmadığını, bölge kısıtlamasının da açıkça orantısız ve hakkaniyete aykırı görüldüğünü, davalılarca diğer sözleşme hükümlerinin de ihlal edildiğini, ayrıca bu hususun da davalının konu sözleşme kapsamında davacıya karşı suiniyetli yaklaşımının ispatı olduğunu beyanla, sözleşmenin E-2 maddesi hükmünün sözleşme tarihinden itibaren geçersizliğinin tespiti ve bu maddede düzenlenen 1.000.000 USD tazminat/cezai şart hükmünün iptaline, bu talep uygun görülmezse cezai şart miktarının tenziline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.