Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/3089 E. , 2024/2097 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3089 Karar No : 2024/2097 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Teknoloji Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ …
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2023/3089 E. , 2024/2097 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2023/3089 Karar No : 2024/2097 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Teknoloji Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı adına 2020 ve 2021 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 6 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaların kıymetinin emsal kıymete yükseltilmesi suretiyle beyan edilerek ödenen vergilerin, eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının iadesi talebiyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca yapılan geri verme başvurularının reddine ilişkin karara vaki itiraza yönelik kesin olmayan cevabın istemin reddi sayılması suretiyle oluşan işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ithal edilen eşyanın gümrük kıymeti, satış bedeli yöntemine göre belirlenen fiyat olduğundan, öncelikle satış bedelinin esas alınmasının gerektiği, idare tarafından satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde sırasıyla Kanun'da öngörülen diğer yöntemlere başvurulabileceği, uyuşmazlıkta gerçek satış bedelinin saptanması hususunda ihracatçı firma ve ülke nezdinde herhangi bir araştırmanın yapılmadığından, dava konusu işlemde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına 2020 ve 2021 yıllarında tescilli muhtelif tarih ve sayılı 6 adet serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaların kıymetinin emsal kıymete yükseltilmesi suretiyle beyan edilerek ödenen vergilerin, eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının iadesi talebiyle 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca yapılan geri verme başvurularının reddine ilişkin karara vaki itiraza yönelik kesin olmayan cevabın istemin reddi sayılması suretiyle oluşan işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak tecil faiziyle birlikte iadesi istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 24. maddesinde, ithal eşyasının kıymetinin, eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28. maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25. maddesinin 1. fıkrasında, 24. madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2. fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; 26. maddesinde ise, 24 ve 25. madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII. Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının (GATT) VII. maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye'de mevcut veriler esas alınarak belirleneceği öngörülmüş; GATT'ın VII. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17. maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır. İthalatta uygulanacak gözetim ve korunma önlemleri, Türk Mevzuatında, 29/01/1995 tarih ve 22186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 26/01/1995 tarih ve 4067 sayılı Kanun'la onaylanması uygun bulunan ve 25/02/1995 tarih ve 22213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03/02/1995 tarih ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ekinde yer alan ve bu anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır. Öte yandan; yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 87. maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 02/07/1966 gün ve E:1965/13; K:1966/6 sayılı kararında, aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu bakımdan; 4458 sayılı Kanunun benzer hükümler taşıyan 211. maddesinin uygulanmasında da, iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu aranmalıdır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Ticaret Bakanlığınca, yerli üreticilerin talebi üzerine veya re'sen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanılarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Bu suretle, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan İthalatta Gözetim ve Korunma Uygulanmasına İlişkin Tebliğler ile gözetim önlemi uygulanmasına karar verilen eşya için ''birim kıymet'' belirlenerek, eşyanın bu kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde, ''gözetim belgesi'' ibrazı zorunluluğu getirilmiş; bazı dönemlerde de Gümrükler Genel Müdürlüğü'nce belirli bir eşyaya yönelik olarak çıkarılan ve ilgili gümrük müdürlüklerine bildirilen yazılarla, gözetim kıymet uygulamasına benzer nitelikte ''referans kıymet'' uygulaması getirilmiştir. İthal edilen eşyanın gümrük kıymeti, eşyanın satış bedeli olduğundan, gümrük vergilerinin hesaplanmasında satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerekmektedir. Öte yandan; davalı İdarece belirlenen gözetim/referans kıymeti, eşyanın 4458 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmiş gerçek kıymeti olmadığından, gümrük kıymetinin tespitinde esas alınamayacağı, Dairemizin öteden beri istikrarlı biçimde uygulanagelen içtihadıdır. Uygulamada, gümrük müdürlüklerince, anılan Tebliğler ve genel yazılarla önceden belirli eşyalara özgü ve nesnel olarak belirlenen gözetim/referans kıymeti dışında da, çeşitli veriler (GÜVAS, Bakanlık Karar Destek Sistemi/Kıymet Veri Bankası, distribütör fiyatları, vb..) esas alınarak ek tahakkuk ve ceza işlemleri tesis edilirken; yine mükelleflerce, yapılan ithalatlarda, sonradan ek tahakkuk ve ceza işlemine maruz kalmamak amacıyla, bahsi geçen veriler esas alınarak eşyaya ilişkin fatura kıymeti üzerinde bir kıymetle ihtirazi kayıtla beyanda bulunularak bu beyana karşı veya 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında iade başvurusuna konu edilmek suretiyle tesis edilen işlemlere karşı davalar açılmaktadır. Olayda, geri verme başvurularına ilişkin işlemde, beyannameler muhteviyatı eşyalar için gözetim/referans kıymet uygulaması bulunmadığı halde, davacı tarafından yurt dışı gider olarak ek kıymet beyanında bulunulduğunun belirtildiği, dolayısıyla münhasıran bahsedilen eşyalara özgü şekilde genel, nesnel olarak belirlenen gözetim/referans kıymetin altında ithaline izin verilmeme durumunun söz konusu olmadığının anlaşılması karşısında, davacının beyanının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunun tespitinin inceleme ve araştırma gerektirmesi nedeniyle geri verme istemlerinin Kanun'un anılan maddesinde öngörülen koşulları taşımadığı sonucuna ulaşıldığından, iptal ve iadeye dair temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 24/04/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyorum.