6. Hukuk Dairesi 2023/3611 E. , 2024/5083 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/932 E., 2023/662 K. KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/121 E., 2022/162 K. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ile yüklenici ... arasında Ankara 52. Noterliği'nin 29326 yevmiye no.lu, 07/11/2013 günlü düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat söz…
**6. Hukuk Dairesi 2023/3611 E. , 2024/5083 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/932 E., 2023/662 K. KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/121 E., 2022/162 K. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ile yüklenici ... arasında Ankara 52. Noterliği'nin 29326 yevmiye no.lu, 07/11/2013 günlü düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davacılara 1. normal kattan 9 no.lu bağımsız bölümün bırakıldığını, yapılacak binanın zemin+3 normal kat olmak üzere 16 daire olacağını, ancak binanın 2 bodrum kat+zemin kat+3 normal kat olmak üzere 19 daire+1 dükkan olarak yapıldığını, 2. bodrum katta çıkabilecek bağımsız bölümlerin % 40 hisseleri sözleşme uyarınca davacılara ait olması gerekirken, bu kattaki 1 ve 20 no.lu bağımsız bölümlerde diğer arsa sahipleri adına kat irtifakı kurulduğunu, 1 no.lu bağımsız bölümün ... adına olup, ...'a, 20 no.lu bağımsız bölümün ise ... adına kayıtlıyken Ozan Yılmaz'a onun da ...'e sattığını belirterek, fazladan yapılan 1 ve 20 no.lu bağımsız bölümlerin % 40 hissesinin davacılara özgülendiği dikkate alınarak, bu taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptaliyle davacılar adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde % 40 hisse karşılığı zararın tazmini için 1 nolu bağımsız bölüm nedeniyle, şimdilik 7.500,00 Türk Lirası tazminatın ...'dan, 20 no.lu dükkan yönünden de şimdilik 7.500,00 Türk Lirası'nın ...'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kendisinin ne arsa sahibi, ne de taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tarafı olduğunu, satışı gerçekleştiren Kemal Dursun isimli kişinin arsa sahibi ve satışa yetkili olduğunu tapu memurlarından öğrenmesi sonucu bedelini ödeyip tapuya tescil ettirdiğini, davacıların iddialarının bulunmayışı, binanın tamamen bitmiş ve teslim edilmiş olması, taraflar arasında akdedilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin iptalinin istenmeyişi, satıcının da tescil ve devir işleminde yetkili olması gibi nedenler birlikte değerlendirildiğinde tescilin yolsuz olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının dava konusu 20 no.lu dükkanı ... isimli şahıstan 24.10.2018 tarihinde bedelini ilgiliye ödemek suretiyle satın aldığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanının reddi gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Davalılardan ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tapuda alıcı olarak işlem yapan ...' un devir işlemleri sırasında tapu kayıtlarını inceleseydi kat karşılığı inşaat sözleşmesinden ve davacıların iddia ettiği haktan haberdar olmasının beklenir olduğunu, müteahhidin ...'un da içinde bulunduğu diğer arsa sahipleri ile (..., ..., ...) yaptığı 15.02.2013 tarih ve 03900 yevmiye numaralı kat karşılığı inşaat sözleşmesinde bağımsız bölümlerin % 40' ının davacılara % 60' ının müteahhide ait olacağının karara bağlandığını, aynı taşınmaz üzerinde inşa edilecek olan yapı için arsa sahipleri ile iki ayrı sözleme imzalanmış olduğunu ve iki sözleşmenin de koşulları ile taraflara denk gelecek bağımsız bölümlerin farklı belirlendiğini, ...'un yaptığı satıştan bile haberdar olmayan kendilerinin taraf olmadığı, davacılar ve müteahhit arasında imzalanan anlaşmayı bilmelerinin beklenmeyeceği gibi tarafı dahi olmadıkları bir sözleşmeden sorumlu tutulmalarının da beklenemez olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; babası ...' un hayatı boyunca büyük ağabeyi ... ile yaşadığını, babasının 26.11.2016 tarihinde vefat ettiğini. babası hayattayken ağabeyi ile yaşadığından tüm özel ve resmi işlemlerini de ağabeyinin takip ettiğini, bahsi geçen davaya konu 1 numaralı bağımsız bölüm daire ile yani taşınmaz hakkında yapılan sözleşmenin ve satışın bilgisi dışında yapılmış olduğunu, ayrıca babasından şahsına intikal eden herhangi bir mirasın da bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. ... cevap dilekçesinde özetle; davacının, dava konusu taşınmazın evveliyatından bugüne kadar müteahhide ait olduğunu, gayet iyi bildiğini, ancak davacının kötü niyetli olarak taşınmazı tekrar davalıdan işbu dava ile, mahkeme aracılığıyla almaya çalıştığını, şahsı aleyhine açılan söz konusu davanın gerçeklere aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ile diğer arsa sahiplerinden ...'u vekaleten ..., ...'yi vekaleten ... ve ... ile yüklenici arasında Ankara 52, Noterliğinin 15.02.2013 tarihli ve 03900 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, davacılar ile yüklenici arasında yaklaşık 8 ay sonra, davalının taraf olmadığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin noterde resmi yazılı olarak yapılmakta olup her sözleşme gibi sözleşmenin tarafları arasında sonuç doğuracağını, dolayısıyla tapu sicili gibi alenilik prensibi olmayan bu sözleşmelerin tarafları bağlayacağını, 15.02.2013 tarihli sözleşme ile davalıya 2 dairenin verileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmedeki paylaşımda yer alan daireler dışında kalan tüm bağımsız bölümlerin müteahhide bırakılacağının ve bodrum katta bağımsız bölüm veya bölümler çıkması halinde tamamının müteahhide ait olacağının, arsa sahiplerinin bu bağımsız bölümlerden herhangi bir hak ve talepte bulunmayacaklarının yer aldığının, müteahhit firmanın taşınmazda kurulan kat irtifakından sonra davalı ile aralarındaki sözleşme gereğince yüklenici üzerinden özgülenen taşınmazların müteahhidin göstereceği kişiye devredilmesinde kötü niyet değil sözleşmeden kaynaklanan yükümlülük bulunduğunu, uyuşmazlığın tarafının dava dışı yüklenici firma olması gerektiğinden davanın dava dışı yüklenici firmaya ihbarını talep ettiklerini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar haricindeki diğer arsa sahipleriyle yüklenici arasında aynı noterliğin 03900 yevmiye no.lu, 15/02/2013 günlü bir sözleşme daha imzalanmış olduğu, bu sözleşmeye göre ise bodrum katta bağımsız bölüm veya bölümler çıkması halinde tamamının müteahhite ait olacağının kararlaştırıldığı, ölü davalı arsa sahibi ...' un dava konusu 1 no.lu daireyi 27/02/2013 günü davalılardan ...'a tapuda devrettiği, keza; davalı arsa sahiplerinden ...' in de 23 no.lu daireyi 16/03/2018 günü dava dışı ...' a, onun da 03/09/2018 günü yine dava dışı ...' a onun da, 24/10/2018 günü davalılardan ...'e devrettiğini, tapu iptali ve tescil istemi yönünden yüklenici ve diğer arsa sahipleri davaya dahil edilerek taraf teşekkülünün sağlandığı, yüklenicinin taşınmazla ilgili arsa sahipleriyle ayrı ayrı sözleşme imzaladığı, sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereği davalı arsa sahiplerinin katılmadığı 07.11.2013 tarihli sözleşmenin kendileri yönünden bir bağlayıcılığının bulunmadığı, kaldı ki; tapu iptali ve tescil istemi yönünden davaya konu dairelerin dava öncesi davalı arsa sahipleri tarafından elden çıkartılmış olduğu, devralan diğer davalıların ise kötü niyetli oldukları ispatlanamadığından, davacıların tapu iptali ve tescil isteminin yerinde görülmediği, terditli olarak ileri sürülen davaya konu taşınmazdaki % 40 hisselerine ilişkin tazminat istemlerinin ise, davacıların yükleniciyle yaptıkları 07/11/2013 tarihli sözleşmenin, bu sözleşmede yer almayan müteveffa davalı ... (mirasçıları) ile ...'i bağlamayacağı, davacının tazminat isteminin, sözleşmenin tarafı olan dahili davalı yükleniciye yöneltilmesi gerekeceği gerekçesiyle davacıların müteveffa davalı ... ve mirasçılarıyla ... hakkındaki tazminat istemlerine ilişkin davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; davacıların sözleşme gereği tapu iptali ve tescil talep ettiği taşınmazların 3. kişilere devredildiği, davalı arsa sahiplerinin taşınmaz devirleriyle ilgili muvazaalı tutumlarının olup olmadığı araştırılarak ve yüklenici şirkete karşı HMK. hükümlerine uygun olarak açılmış bir davanın bulunmadığı, davaya konu 07.11.2013 tarihli inşaat sözleşmesinin yüklenici tarafı olan ... hakkında dava açmak ve bu dosya ile birleştirmek sureti ile taraf teşkilinin sağlanması ve taraf teşkili sağlandıktan sonra davacıların talepleri ve tazminat hususunda bir karar verilmesi gerekirken, davanın reddine yönelik İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı istinaf isteminin reddi kararı usul ve yasaya aykırı görülmüş olup kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK. 'nın 373/1. maddesi gereğince Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 10.05.2022 tarih, 2020/121 E., 2022/162 K. sayılı, kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafc iadesine, 23.12.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.