8. Hukuk Dairesi 2023/3408 E. , 2023/4411 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/301 E., 2023/362 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması, davanın usulden reddi. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/353 E., 2019/44 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kara…
**8. Hukuk Dairesi 2023/3408 E. , 2023/4411 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/301 E., 2023/362 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması, davanın usulden reddi. İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/353 E., 2019/44 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar ..., ..., ..., ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... ve arkadaşları ortak imzalı 21.07.2016 harç tarihli dava dilekçelerinde; ... ili Alanya ilçesi ... Mahallesi 174 ada 1 parsel ... taşınmazın yapılan kadastro çalışması sonucu orman vasfında tapuya kayıt ve tescil edildiğini, parselin çok büyük bir alanı kapsadığını ve 104 ada 17, 10, 11, 9 parsel numaralı taşınmazlara komşu olan kısmının kendilerinin zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, yaklaşık 12 - 15 dönümlük yerin zeminde ayrı ayrı kendileri tarafından kullanıldığını, zilyetliğin kadastro öncesinde başlayıp halen kesintisiz olarak devam ettiğini, zilyetlik süresinin 30 - 40 yılı geçtiği, taşınmazın orman, mera, kayalık, çalılık v.s. yerlerle bir ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile zemindeki kullanım durumuna göre ayrı ayrı adlarına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir. II. CEVAP Davalı ... İdaresi cevabında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu, Anayasamızın 169 uncu maddesine göre özel mülkiyete dönüştürülemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacılar ..., ..., ..., ... istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davacılar istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın kendilerinin zilyetliğinde iken kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak orman vasfında tapuya kaydedildiğini, taşınmazın dedelerinden intikal ettiğini, yaklaşık 70 yıldır eklemeli olarak zilyet ettiklerini, bilirkişi raporunda da taşınmazın sebze ve meyve tarımı yapılan kısmının tarıma elverişli sulu tarım arazisi olduğunun rapor edildiğini, dava konusu taşınmaza ilişkin 1944 tarihli vergi kaydı bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesince vergi kaydının dikkate alınmadığını ve yargılamanın eksik inceleme sonucu yapıldığını, dava konusu taşınmaz için imar affı kapsamında başvuru yapıldığını, tanık beyanları ve tüm deliller doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğini belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönü ile kaldırılmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava, orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptaline ilişkin olduğuna göre, davada mülkiyet sahibi Hazine ile intifa hakkı sahibi Orman İdaresinin zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu, bu nedenle bu tür davaların Hazine ve Orman İdaresine birlikte husumet yöneltilerek açılması gerektiği ve zorunlu dava arkadaşlarından sadece birine husumet yöneltilerek dava açılması durumunda diğerinin davaya usulünce dahil edilmesi sağlandıktan sonra davanın esasının incelenmesi gerekmekle birlikte, davacılar zilyetliklerinin 30 - 40 yılı geçtiğini iddia ederek tesis kadastrosu öncesi hakka dayandıklarından, davanın 3402 ... Kadastro Kanunu (3402 ... Kanun) 12/3 üncü maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu ve anılan madde gereğince kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağından ve dava açılamayacağından, davanın tapulama çalışmasının kesinleştiği 1987 yılından başlayan 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı açık olduğuna göre, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken ormanların zilyetlik dahil hiçbir suretle özel mülke dönüştürülemeyeceği gerekçesiyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı ve hak düşürücü sürenin dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında İlk Derece Mahkemesince dikkate alınması gerektiği gibi, kamu düzenine aykırılık kapsamında bulunduğu açıklanarak, davacıların istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık nedeniyle kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ..., ..., ..., ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kadastro Kanunu’nun (3402 ... Kanun) 14, 17 ve Geçici 8 inci maddeleri, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ..., ..., ... ve ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,95 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.