10. Hukuk Dairesi 2024/9348 E. , 2025/5901 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/613 E., 2024/1372 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 34. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/182 E., 2023/683 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapo
**10. Hukuk Dairesi 2024/9348 E. , 2025/5901 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/613 E., 2024/1372 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 34. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/182 E., 2023/683 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının murisi olan ...'ün 03.12.2020 tarihinde meydana gelen olay sonucu vefat ettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının babası ...'ün; Bakanlıklarında 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 02.04.2018 tarihinde itibaren 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4-D maddesi kapsamında sürekli işçi kadrosunda görev yapmakta iken, 03.12.2020 tarihinde mesai saatleri içerisinde rahatsızlanarak acil servise kaldırıldığı ve vefat ettiği, dava konusu talebe ilişkin olarak Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına ait raporun sonuç ve kanaat kısmı ile Kurumun Başmüfettişi ... ve Bakanlıkları İş Güvenliği Uzmanı ... Yeşilyaprak arasında imzalanan kayıt inceleme tutanağının 4.6-4.10. maddeleri arasında belirtilen temel eğitim belgesi, iş yeri kaza tutanağı, işe giriş/periyodik muayene formu, iş sağlığı ve güvenliği risk değerlendirme raporu ve acil durum eylem planlarının mevcut olduğu ve Bakanlıkları tarafından 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ilgili mevzuat hükümlerinin yerine getirildiğine ilişkin kayıtlara yer verildiği, dolayısıyla ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, ...’ün Bakanlıklarında göreve başlamasından vefat edene kadar olan sürede yapılması gereken her türlü iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı hükümlerinin yerine getirildiği, ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına ait raporda Bakanlıklarının olayda herhangi bir kusur, kasıt ya da ihmalinin olmadığının tespit edildiği belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... ...'te meydana gelen kalp krizi olayının tamamen kişinin genetik özellikleri ve bünyevi yatkınlığına bağlı olarak bedensel faktörlerden kaynaklandığı, davalı bakanlığın olayda kusurlu olmadığı, dolayısıyla olay nedeniyle davalının herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davalıya karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının murisi, ... ...’ün, davalı Bakanlık nezdinde sürekli işçi kadrosunda şoför olarak çalıştığı esnada, 03.12.2020 tarihinde, iş yerinde rahatsızlandığı, davalı Bakanlığa ait araç ile iş arkadaşları tarafından, Birlik Mahallesinde bulunan Özel Yaşam Hastanesine götürülmek üzere seyir halindeyken genel durumunun kötüleşmeye başladığı, hastaneye götüren arkadaşlarının sorularına yanıt verememesi üzerine bir eczanenin önünde durarak yardım isteyen iş arkadaşlarının, eczacının yönlendirmesi ile en yakın hastane olduğu belirtilen Özel Çankaya Hastanesi'ne götürüldüğü, Özel Çankaya Hastanesinde sağlık ekipleri tarafından müdahale edilmiş ise de ani kardiyak ölüm tanısı ile vefat ettiğinin tespit edildiği, Mahkemece, aralarında doktor bilirkişinin bulunduğu bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek bilirkişiler raporu ile kaza olayının müteveffanın işyerinde yürütülen faaliyetlerde harcadığı efordan, iş yerinde mevcut herhangi bir güvensiz durumdan, çalışma şartlarından ya da alınmayan bir iş güvenliği önleminden değil tamamen kişinin genetik özellikleri ve bünyevi yatkınlığına bağlı olarak bedensel faktörlerden kaynaklandığı, davalı işveren T.C. Ticaret Bakanlığının, kalp krizi olayının meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirtildiği, dosya içeriği ve dinlenen tanık anlatımlarından, müteveffanın olay günü iş yerinde normal bir iş gününde, herhangi bir agresyon yaratan ya da stresli bir durum olmadan günlük rutininde çalıştığı, şoför olduğu ve hastaneye kaldırılmadan önce işyerinde bulunduğu, araç kullanımı dışında görev beklediği esnada fenalaşarak hastaneye kaldırıldığı, müteveffanın, iş yerinde en son yapılan sağlık tetkikleri ve periyodik muayenelerinin 05.09.2018 tarihinde yapılmış olduğu, yoğun bir çalışma temposu olduğu ve yüksek derecede efor sarf ettiğine ilişkin herhangi bir bilgi ya da belge bulunmadığı hususları birlikte dikkate alındığında Mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu, davacının murisi ... 'ün kalp krizi geçirmesi olayının tamamen kişinin genetik özellikleri ve bünyevi yatkınlığına bağlı olarak bedensel faktörlerden kaynaklandığı, davalı bakanlığın olayda herhangi bir kusurunun ve davacı tarafça talep olunan tazminat nedeniyle bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Müteveffanın midesindeki ağrı nedeniyle arkadaşlarına yakınmada bulunmuş ve amirinden hastaneye gitmek üzere izin istemiş, amiri tarafından müteveffaya izin verilmemiş, bu nedenle sabah saatlerinde hastaneye gidememiş olduğunu, sağlık kayıtlarında, müteveffanın kalıtsal kalp rahatsızlığı olduğuna dair herhangi bir veri olmadığını, kalp krizinin, müteveffanın genetik özellikleri ve bünyevi yatkınlığı neticesinde meydana gelebileceğine dair somut tıbbi bir veri bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun, objektif ve denetime elverişli olmayıp somut olaya ve dosya münderecatına uygun olmadığını, tanık beyanları incelenmeden düzenlenmiş olduğunu, b. Müteveffanın, İş Kanunu ve ilgili mevzuatı, 657 sayılı Kanun'un ve uluslararası çalışma ilkelerini ihlal edici boyutta, insan bedeninin ve ruhunun kaldırabileceğinin ötesinde bir çalışma temposu ile çalıştığını, hayatını kaybetmesine sebep olan kalp krizinin bu iş temposu nedeniyle meydana geldiğini, c. Vefat tarihinde kalp krizi geçirdiği saatlerde iş yerinde işyeri hekiminin veya herhangi bir sağlık görevlisinin kontrolünden geçirilmediğini, rahatsızlığını dile getirmesine karşın müteveffaya tıbbi olarak müdahalenin yapılmadığını, ambulans çağrılması yerine özel araç ile hastaneye sevkine müsaade edildiğini ve bu ihmaller zincirinin müteveffanın hayatını kaybetmesine sebep olduğunu, d. Tanıklarının ve davalı tanıklarının ortak beyanlarına göre müteveffanın, vefatına kadar haftanın hemen hemen her günü sabah 07:00-07:30 da mesaisine başlamış ve saat 22:00-23:00'a kadar çalışmış, şoförlüğünü yaptığı makamın toplantı saatlerine göre işten çıkış saati belli olmayan ve hatta kayıtlı dahi bulunmayan müteveffanın, gece yarısına kadar hemen hemen her gün çalışmak zorunda kaldığını, bir ayda en az 10 gün ve hatta belki daha fazla süre ile şehir dışına görevli olarak çıktığı, bu yolculukların, yasal günlük mesai saatinin bitişi olan saat 17.00'da başladığı ve ertesi gün sabahın erken saatlerinde tekrar Ankara'ya geri dnüldüğünü, müteveffanın, sabah 07:'00 da başlayan mesaisinin ertesi güne kadar kesintisiz 24 saat devam ettiğini, hatta şehir dışından döndüğü zamanların çoğunda mesaiye gittiği anlaşılmakla günlük çalışma süresinin 36 saatin de üzerinde bir zamanı kapsadığının anlaşılmakta olduğunu, bu çalışma temposunun, müteveffanın kalp krizi geçirmesine ve hayatını kaybetmesine sebep olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.