(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/10664 E. , 2007/12343 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.12.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın giderilmesi, kal ve muarazanın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.6.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisind…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/10664 E. , 2007/12343 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.12.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın giderilmesi, kal ve muarazanın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.6.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışın giderilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir. Medeni Kanunun 683. (önceki Medeni Kanunun 618.) maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.” hükmü ile malikin mülkiyet hakkının yasal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir. Anılan Kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “Komşu ...” bölümünde yer alan 740. maddesi, başkasının mülküne geçip zarar veren dal ve köklerin, zarar gören mülk sahibi tarafından kesilebileceği hükmünü içermektedir. Bu madde ile de mülkiyetin aşkın kullanımına kısıtlama getirilmiştir. Mülk sahibi bu hakkını kendisi kullanabileceği gibi bu zararın mahkeme aracılığıyla da giderilmesini isteyebilir. Burada esaslı unsur, zarar görmedir. Mahkemece, davalı taşınmazındaki bitkilerin gölge yaparak ya da köklerin geçmesi nedeniyle, davacı taşınmazında verim kaybının olup olmadığı saptanmalıdır. Zararın varlığının saptanması halinde ise, uzman bilirkişiler aracılığı ile hangi ağaçların (bitkilerin) zarar verdiği, bunların kökünden yada dalları kesilerek mi zararın giderileceği saptanarak, zararın giderim şekli hükümde açıkça gösterilmelidir. Somut olayda; mahkemece kökü ile birlikte sökülüp kaldırılmasına karar verilen zeytin ağaçlarının 3 yaşlarında olduğu bilirkişi raporu ile sabittir. Gerçekten bu ağaçların bir kısmı davacının malik olduğu 3513 parsel sayılı taşınmaz çap kapsamında kalmaktadır. Davacı mülkiyet ... kapsamındaki yere davalının zeytin ağacı dikerek oluşan müdahalesinin kaldırılmasını isteyebilir. Ne var ki, 31.5.2006 tarihli krokiden bazı zeytin ağaçlarının 3512 ve 4245 parseller kapsamında kaldığı görülmektedir. Bunların kaldırılması ise, yukarıda sözü edilen Türk Medeni Kanununun 740.maddesindeki komşuluk hukukuna aykırı davranışın saptanmış olmasıyla olanaklıdır. Eğer komşu parsel içersinde kalan bazı ağaçlar gölge yaparak yada köklerin geçmesi suretiyle davacıya ait 3513 parsele zarar vermekte ise ve bu zarar dalların yada köklerin kesilmesi ile giderilemiyorsa bu ağaçların da kökünden kesilmesi suretiyle elatmanın önlenmesi istenebilir. Diğer taraftan, zararın halen var olması geleceğe yönelik olmaması da gerekir. Ne var ki bilirkişiler geleceğe yönelik zarardan söz etmiştir. Bu durumda mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak davalının mülkiyet ... kapsamındaki zeytin ağaçlarının mevcut yaşları da gözetilmek suretiyle halen bir zarar meydana getirip getirmediği, zarar varsa bunun köklerinden kesilerek değil dallarının veya budanmak suretiyle giderilip giderilemeyeceği açıklığa kavuşturulmalı, böyle bir seçenek ortaya çıkarsa davacının mülkiyet ... kapsamındaki ağaçlar dışındaki davası reddedilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek istem eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm altına alındığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 22.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.