10. Hukuk Dairesi 2024/6737 E. , 2025/3297 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 21. (kapatılan) Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul
**10. Hukuk Dairesi 2024/6737 E. , 2025/3297 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 21. (kapatılan) Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ... yanında 20.02.2008 tarihinden 21.03.2011 tarihine kadar ... delme Dişlisi Operatörü olarak fiilen çalıştığı, davacının 21.03.2011 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına kadar fiilen çalıştığı, davalının davacının çalıştığı süreleri SGK'ya bildirmediği iddiasıyla davacının 20.02.2008 - 21.03.2011 tarihleri arasında davalı ...'nın yanında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde iddia edilen hususları kabul etmediği, davacının ... ustalarının yanında niteliği olmayan işleri yaptığı, bu çalışmalarının da bazen ayda bir iki defadan ibaret iki üç saatlik çalışmalar olduğu, bu çalışmalarında günlük yevmiyesini de ... ustalarından aldığı, davalıdan ücret almasının söz konusu olmadığı ve davacının da herhangi bir ... makinasının zaten bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde ve aşamalarda özetle; davanın ispat edilmesi gerektiği, davaya Kurumun neden olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.MAHKEME İLK KARARI Mahkeme tarafından 05.05.2016 tarihli ve 2013/467 Esas, 2016/312 Karar sayılı kararla toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı işyerinde tanık beyanlarına göre yaz döneminde çalıştığı ve kış aylarında çalışmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde 01.03.2008 - 30.11.2008, 01.03.2009 - 30.11.2009, 01.03.2010 - 30.11.2010, 01.03.2011 - 21.03.2011 (21.03.2011 dahil) tarihleri arasında ayda bir gün hizmet akdi ile ve asgari ücret ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin 05.05.2016 tarihli ve 2013/467 Esas, 2016/312 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuş ve Yargıtay 21. (kapatılan) Hukuk Dairesince 19.04.2018 tarihli ve 2016/19176 Esas, 2018/4114 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur: "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden, ihtilaf konusu dönem içerisinde davacı adına bildirilmiş herhangi bir hizmet bildiriminin olmadığı, davalı işyerinin Kurum’da herhangi bir tescil kaydının bulunmadığı, davalı işyeri sahibinin mühendislik faaliyetinden dolayı 23.08.2000 tarihinden itibaren devam eden vergi kaydı ile 13.10.2000 tarihinden itibaren devam eden oda kaydının bulunduğu, 21.03.2011 tarihinde ... çalışması esnasında dava dışı işyerine ait ... plakalı araç üzerindeyken 2,5-3 metre yükseklikten düşerek yaralanma şeklinde meydana gelen kaza nedeniyle yapılan Kurum denetimi sonrası davacının davalı işyerinde geçen hizmetinin tespit edilememesi nedeniyle Kurum tarafından olayın iş kazası olarak değerlendirilmediği, kaza olayı ile ilgili olarak yapılan ceza soruşturmasına ilişkin belge ve kayıtların getirtildiği, davacının iş arkadaşları ile çalışırken tarihsiz olarak çekilmiş olan fotoğraflarının dosyaya sunduğu, duruşmalarda davacı ... davalı tanıklarının dinlenildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, Mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten Yargıtay'ın aradığı nitelikte tanıklardan olup olmadığı denetlenemeyen tanıkların, çalışma olgusunun varlığının tespiti hususunda yetersiz ve çelişkili beyanları esas alınarak yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Yapılacak iş, öncelikle davacıya ihtilaf konusu dönem içerisinde davalı işyeri sahibi nezdinde kimlere ait ... çalışmalarında yer aldığını açıklatmak suretiyle bu işyerlerinin davacının çalışmaları hakkında bilgi ve görgü sahibi olan bordrolu çalışanlarının beyanları ile ... çalışmalarının yapıldığı yer muhtar ve azaları ile bu sürelerde kullanılan ... makinası maliklerinin beyanlarına başvurmak, gerektiğinde ihtilaf konusu dönem içerisinde davalı işyeri sahibinin ... çalışmasına yönelik dava dışı işverenliklerle yapmış olduğu sözleşmeleri getirtmek, bulunması halinde Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nden ... çalışmalarına dair davalı işyeri sahibinin kaydının yer aldığı belge ve kayıtları getirtmek, ... çalışmalarının hangi tarihler arasında, ne kadar süre ile devam ettiğini hiç bir şüpheye yer vermeksizin araştırarak saptamak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak araştırmayı genişleterek gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." 2.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; tüm dosya kapsamı, dosyada dinlenen tanıklar, davacının Mahkeme huzurunda verdiği beyanı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı tanıklarının bir kısmının dinlenemediği, dinlenen tanıkların da davacının davalıya bağımlı bir çalışma ilişkisi olduğu yönünde beyanda bulunmadıkları, Yargıtay bozma ilamı sonrasında yapılan incelemelerde de davacının davalı yanında 5510 sayılı Kanunun aradığı şartlarda çalışma ilişkisi olduğu yönünde ispata elverişli bir delilin bulunmadığı, davacının davalı yanında kanunun aradığı nitelikte bir çalışmasının olduğunu ispatlayamadığı, resen yapılan araştırmalarda da bu hususun tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; toplanan deliller ve bilirkişi raporu ile davanın ispat edildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 20.02.2008 - 21.03.2011 tarihleri arasında davalı nezdinde hizmet akdine tabi çalıştığının tespitine ilişkindir. 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.