22. Hukuk Dairesi 2011/9173 E. , 2012/2172 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 8. İş Mahkemesi TARİHİ : 29/06/2010 Davacı vekili, müvekkilinin 10.03.2008 tarihinden itibaren tıbbı tanıtım mümessili olarak çalışırken iş sözleşmesinin l5.02.20l0 tarihinde davalı işverenler tarafından geçerli veya haklı bir sebep olmadan feshedildiğini, işverence yapılan feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, davacının süresinde başvurması halinde işverence işe başlatılmadığı takdirde ödenmesi ge…
**22. Hukuk Dairesi 2011/9173 E. , 2012/2172 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 8. İş Mahkemesi TARİHİ : 29/06/2010 Davacı vekili, müvekkilinin 10.03.2008 tarihinden itibaren tıbbı tanıtım mümessili olarak çalışırken iş sözleşmesinin l5.02.20l0 tarihinde davalı işverenler tarafından geçerli veya haklı bir sebep olmadan feshedildiğini, işverence yapılan feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, davacının süresinde başvurması halinde işverence işe başlatılmadığı takdirde ödenmesi gereken tazminat miktarının takdiren sekiz aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine, davacının süresi içinde başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınıp davacıya verilmesine talep ve dava etmiştir. Davalı ...... Şti. vekili, davanın müvekkili şirket ile hiçbir bir bağlantısının bulunmaması sebebiyle husumet yönünden davanın reddini istemiştir. Davalı ...Ltd. Şti. vekili, fesih konusunda tahkim sözleşmesi olduğunu bu sebeple iş mahkemelerinin görevsiz olduğunu, davacı ile aralarında akdedilmiş bulunan belirsiz süreli iş sözleşmesinin l5.02.20l0 tarihinde 4857 Sayılı İş Kanunu'nun l8. maddesi uyarınca müvekkili şirketin işyerinin gereklerinden kaynaklanan ve işletme dışı bir sebeple feshedildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalı işverenin fesihten kaçınmak yönünde tasarruf tedbirlerine başvurmadığı, somut ve makul bir önlemin alınmadığı dolayısı ile şirketin fesih işlemini ölçülü ve tutarlı bir şekilde uygulamadığı, bu sebeple fesih işleminin geçerli sebeplere dayanmadığı ve bunun sonucu olarak da feshin son çare ilkesine riayet edilmediğinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, ham madde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.