Başvuru, fotokopi yoluyla çoğaltılması talebiyle ceza infaz kurumu idaresine teslim edilen fotokopi biçimindeki dokümanın terör örgütü propagandası içerdiği gerekçesiyle başvurucuya hücre disiplin cezası verilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, fotokopi yoluyla çoğaltılması talebiyle ceza infaz kurumu idaresine teslim edilen fotokopi biçimindeki dokümanın terör örgütü propagandası içerdiği gerekçesiyle başvurucuya hücre disiplin cezası verilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 27/8/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, başvuru tarihinde tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan hükümlü olarak Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) bulunmaktadır. İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu (İdare ve Gözlem Kurulu) 21/6/2012 tarihinde, başvurucunun fotokopi yoluyla çoğaltılmak üzere İnfaz Kurumu idaresine teslim ettiği yüz iki sayfalık fotokopi biçimindeki dokümana el konulmasına ve başvurucu hakkında disiplin soruşturması yapılmak üzere İnfaz Kurumu Disiplin Kuruluna (Disiplin Kurulu) tevdiine karar vermiştir. İdare ve Gözlem Kurulu tarafından söz konusu dokümanın tamamının terör örgütü lideri Abdullah Öcalan tarafından yazılan bir çalışma olduğunun tespit edildiği ve içeriğinde Orta Doğu ile Kürt sorunlarından bahsedilerek bu sorunların çözümü için örgüt elebaşı Abdullah Öcalan'a ait fikirlere yer verildiği belirtilmiştir. Bu nedenle Kurul tarafından, anılan dokümanın çoğaltılarak İnfaz Kurumu içerisinde yayılmak suretiyle örgüt bilincini diri tutmaya yönelik örgütsel propaganda niteliği taşıdığı değerlendirmesinde bulunulmuştur. Sonuç olarak Kurul tarafından, hükümlü ve tutukluların eğitim, iyileştirme ve topluma yeniden kazandırma çalışmalarını olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle dokümanın başvurucuya verilmemesine karar verilmiştir. Başvurucunun bu karara karşı yaptığı itiraz, Tekirdağ İnfaz Hâkimliğinin 17/4/2013 tarihli kararıyla kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucunun ret kararına karşı itirazı da Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 27/9/2013 tarihinde aynı gerekçeyle reddedilmiştir. Disiplin Kurulu, daha önce kaldırılmamış disiplin cezası bulunduğu anlaşılan başvurucunun, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesinin (3) numaralı fıkrasının (l) bendi ile maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca "20 gün hücre cezası" ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Disiplin Kurulu, İdare ve Gözlem Kurulunun 21/6/2012 tarihli kararında yer verdiği gerekçeye dayanarak başvurucunun, suç örgütlerinin eğitim ve propaganda faaliyetlerini yapma suçunu işlediği kanaatine varmıştır. Başvurucu, Disiplin Kurulu kararına karşı 13/7/2012 tarihinde itiraz etmiştir. İtirazı inceleyen Tekirdağ İnfaz Hâkimliği (İnfaz Hâkimliği) 5/5/2014 tarihinde itirazı reddetmiştir. İnfaz Hâkimliği, başvurucu hakkındaki disiplin soruşturmasının kanunda belirtilen yasal süre içerisinde başlatıldığını, mevzuata uygun olarak sürdürülüp tamamlandığı ve başvurucunun, eylemine karşılık gelen disiplin cezasıyla cezalandırıldığını belirterek kararın usul ve yasaya uygun olduğunu ifade etmiştir. Başvurucu İnfaz Hâkimliğinin kararına karşı itiraz etmiştir. Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi 3/7/2014 tarihinde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar vermiştir. Bu karar başvurucuya 1/8/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 27/8/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İdare ve Gözlem Kurulu, hükümlünün müddetnamesinde koşullu salıvermeden yararlanabileceği tarih olarak belirtilen 31/3/2014 tarihinde iyi hâlli olduğu değerlendirilmediğinden 28/3/20014 tarihinde koşullu salıvermeden yararlandırılmaması gerektiğine karar vermiştir. Kararda başvurucunun, başvuru konusu hücre cezasıyla birlikte sonuncusu 4/4/2013 tarihinde olmak üzere yedi kez disiplin cezası aldığı, fakat o tarihte kesinleşmemiş olmaları nedeniyle henüz hiçbirinin infazına başlanamadığı ifade edilmiştir. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün (Tüzük) maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurucunun iyi hâl durumunu değerlendiren İdare ve Gözlem Kurulu, kesinleşmemiş söz konusu cezalar dışında başvurucunun daha önce birçok disiplin cezası aldığını ve bu cezaların infaz edildiğini belirtmiştir. Bu cezaların infazından sonra yasal süreleri dolduğundan kaldırılmalarına rağmen başvurucunun iyi hâl durumunun gayret, iyiniyet ve süreklilik arz etmemesi nedeniyle Kurul, başvurucunun koşullu salıverilmeden yararlandırılmaması gerektiğine karar vermiştir. Başvurucu koşullu salıvermeden yararlandırılmamasına dair karara karşı itiraz etmiştir. Tekirdağ İnfaz Hâkimliği 21/4/2014 tarihinde, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle itirazı reddetmiştir. Başvurucunun ret kararına karşı itirazı da Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 5/6/2014 tarihinde aynı gerekçeyle reddedilmiştir. Başvurucu, Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesinin 22/7/2015 tarihinde koşullu salıvermeden yararlandırılmasına ilişkin kararı üzerine 27/7/2015 tarihinde tahliye edilmiştir.B. Başvuru Konusu Doküman "Demokratik Konfederalizm Toplumların ve Demokratik Uluslaşmanın Doğasına En Uygun Sistemdir" ana başlıklı doküman on dört alt başlıktan oluşmaktadır. Bu başlıklar sırasıyla; "Demokrasinin Kısa Tarihi", "Toplumun Demokratik Örgütlenmesi Konfederalizmle Derinleşir", "Halkların Zamanı Radikal Demokrasiyle Gelecektir", "Demokratik Konfederalizmi Kurmak Devletçi ve Üst Sınıfa Dayanan Demokrasi Zihniyetini Aşmakla Gerçekleştirilebilir", "Demokratik Konfederalizm Alternatif Bir Demokrasi ve Demokratikleşme Projesidir", "KCK Sisteminde Yürütme ve Yargı", "KCK Sisteminde Kadının Yeri ve Rolü", "KCK Sisteminde Gençlik ve Öncülük Görevleri", "Kürdistan'da Demokratik Konfederal Örgütlenmenin Objektif Koşulları Üzerine", "Demokratik Konfederalizmin Devlet ve Demokratik Cumhuriyetle İlişkisi", "Demokratik Cumhuriyet ve Demokratik Konfederalizm", "Özgürleşme ve Güçlenme Demokratik Uluslaşmayla Kazanılır", "Demokratik Özerklik" ve "Demokratik Özerklik Farklılıkların Demokrasi İçinde Özerkliğidir" şeklindedir. Genel olarak PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın belirlediği ve örgütün şehir yapılanması olan KCK sisteminin esaslarını ortaya koyan dokümanda özellikle beşinci bölümden itibaren "Ö." (Özgürlük Mücadelesi) şeklindeki kısaltmayla PKK terör örgütüne ve sistemin gerçekleştirilmesindeki önemine vurgu yapılmaktadır. Altıncı bölümde anılan örgütün gerçekleştirdiği iddia edilen gerilla mücadelesinden bahsedilerek örgüt olmadan bir KCK sisteminin düşünülemeyeceği ifade edilmiştir. Yedinci bölümde PKK terör örgütü sistemin ordusu ve terör örgütü üyeleri de komutan olarak nitelendirilmiştir. Sekizinci bölümde kadının gerilla mücadelesine katılma gerçeğinden bahsedilmiş ve kadının diğer bütün çalışmalarda olduğu kadar terör örgütünün yürüttüğü savaşta da çok önemli fedakârlıklar gösterdiği ifade edilmiştir. Dokuzuncu bölümde gençliğin, özgürlük ve demokrasinin güvencesi olan meşru savunma kuvvetleri açısından önemli olduğu belirtilmiştir. Onuncu bölümde terör örgütü üyelerinden profesyonel kadrolar olarak, on ikinci bölümde ise özgürlük savaşçıları olarak söz edilmiştir. 5275 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Hükümlü hakkında kurumda, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından kanun, tüzük, yönetmelikler ile idarenin uyulmasını emrettiği veya gerekli kıldığı davranış ve tutumları, kusurlu olarak ihlâl ettiğinde, eyleminin niteliği ile ağırlık derecesine göre Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır." 5275 sayılı Kanun'un maddesinin (3) numaralı fıkrasının (l) bendi şöyledir:"Onbir günden yirmi güne kadar hücreye koyma cezasını gerektiren eylemler şunlardır:...l) Suç örgütlerinin eğitim ve propaganda faaliyetlerini yapmak veya yaptırmak." 5275 sayılı Kanun'un maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:"Bir eylemden dolayı verilen disiplin cezası kesinleştikten sonra bu cezanın kaldırılması için gerekli süre içinde yeniden disiplin cezasını gerektiren bir eylemde bulunan hükümlü hakkında, her defasında bir üst ceza uygulanır." 5275 sayılı Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"Hükümlünün, Kanunun 107 nci maddesinde öngörülen süreleri, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara içtenlikle uyarak, haklarını iyi niyetle kullanarak, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirerek geçirmiş ve uygulanan iyileştirme programlarına göre de toplumla bütünleşmeye hazır olduğunun disiplin kurulunun görüşü alınarak idare kurulunca saptanmış bulunması gerekir." 5275 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili fıkraları şöyledir:"(1) Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir.... (11) Bir hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, hükmü veren mahkemeye; hükümlü başka bir yerde bulunuyorsa o yerde bulunan aynı derecedeki mahkemeye verilir. Mahkeme, bu raporu uygun bulursa hükümlünün koşullu salıverilmesine dosya üzerinden karar verir. Mahkeme, raporu uygun bulmadığı takdirde gerekçesini kararında gösterir. Bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir." Tüzük'ün maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:"Hükümlünün, disiplin cezasını gerektiren bir eylemi işlemiş olmasına rağmen, koşullu salıverilme tarihinde bu eyleminden dolayı disiplin soruşturması henüz sonuçlandırılmayanlar hakkında iyi hâl kararının verilip verilmemesi idare ve gözlem kurulunca takdir edilir."