Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9171 E. , 2024/3849 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/9171 Karar No : 2024/3849 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, ... Mahall…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/9171 E. , 2024/3849 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/9171 Karar No : 2024/3849 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresinde, Beyoğlu Han içerisinde kahvehane ve ganyan bayii olarak işletilen iş yeri hakkında hukuka aykırı olarak verilen ruhsat iptali ve faaliyetten men kararının yargı kararıyla iptaline karar verildiğinden bahisle, hukuka aykırı ve haksız işlem sebebiyle oluştuğu iddia olunan 810.713,00TL maddi ve 60.000,00TL manevi tazminatın 29/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; maddi tazminat istemi yönünden; davacının iş yerine ait ruhsatın iptali ve iş yerinin mühürlenmesi sonucunu doğuran işlemin haksız ve hukuka aykırı bulunarak yargı kararı ile iptaline karar verildiği dikkate alındığında, davalı idarenin yürütülen hizmetin kuruluşunda, düzenlenmesinde ve işleyişinde ortaya çıkan her türlü bozukluk, aksaklık ve eksiklik bulunduğu, bu sebeple davacı zarara uğradığından, bu zararın davalı idarece hukuki sorumluluğu kapsamında tazmini gerektiği sonucuna varılarak; davacının zararının haksız ve hukuka aykırı olarak iş yerinin mühürlenmesine ilişkin işlem ile oluşmaya başladığı 21/12/2013 tarihiyle ruhsatının iade tarihi olan 06/06/2017 tarihine kadar olan kısmının davalı idarece tazmini gerektiği düzenlenen ek bilirkişi raporu uyarınca ve kesilmesi gereken vergiler düşüldükten sonra 37.617,22TL net kazanç tutarı hesaplanmış; buna göre, davacının anılan tarihler arasındaki zararının 210.366,22TL olduğu, davalı idareye başvuru tarihi olan 28/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece tazmini ve fazlaya ilişkin isteminin ise, reddi gerektiği; manevi tazminat yönünden ise, idarenin hukuka aykırı işlem ve eylemleriyle mal varlığı zarar gören davacının, olay nedeniyle önemli ölçüde mağduriyet ve üzüntü yaşadığında şüphe bulunmadığından takdiren 30.000,00TL'nin davacının idareye başvuru tarihi olan 28/12/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece tazmini gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden 210.366,22TL'nin kabulüyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 600.342,78TL'nin reddine, davanın manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden ise, 30.000TL'nin kabulüyle davalı idarece davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin 30.000TL yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacının iş yerine ait ruhsatın iptali ve iş yerinin mühürlenmesi neticesinde uğradığı acı ve elem ile olayın oluş şekli ve sonuçları birlikte değerlendirildiğinde uğradığı manevi zarara karşılık takdiren 5.000,00TL'nin davacının idareye başvuru tarihi olan 29/12/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece tazmini gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf talebinin kısmen kabulüne, İdare Mahkemesinin kararının manevi tazminata ilişkin olarak '30.000-TL'nin davalı idarece davacıya verilmesine' ilişkin kısmının kaldırılmasına ve manevi tazminat ile ilgili olarak 5.000TL'nin davacının idareye başvuru tarihi olan 29/12/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya verilmesine, davalı idarenin davanın maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; dava konusu tazminat istemine esas ruhsat iptali işleminin hukuka uygun olduğu; davacının işyerini kendi istemiyle taşıdığı, kahvehane işletme ruhsatı yokken tazmin sorumlulukları bulunmayacağı gibi, ganyan bayiliğini taşımasının da kendi takdiri olduğu ve bu nedenle aleyhlerine tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Anayasanın 125. maddesinin son fıkrasında; "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmış; 12. maddesinde, ilgililerin haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla, doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabileceği; 31. maddesinde ise, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri hususlarında, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. İdare üstlendiği kamu hizmetini gereği gibi yerine getirmekle yükümlü olup, hizmetin işleyişi ve yerine getirilişi sırasında gerekli önlemlerin alınmaması, hizmetin iyi işlememesi nedeniyle verilen zararların hizmet kusuru ilkesi gereği tazmini gerekmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. Prensip olarak, idarenin bir eylem ya da işleminden dolayı tazminatla yükümlü kılınabilmesi için o olayda hizmet kusurunun ya da kusursuz sorumluluğunun bulunması zorunludur. İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek içinse, bir zararın mevcut olması ve bu zararın idari bir işlem veya eylemden kaynaklanması, diğer bir ifadeyle, oluşan zararla idari işlem ve eylem arasında illiyet bağının kurulabilmesi gerekmektedir. İdarenin hukuki sorumluluğunun varlığı ve kapsamı, yukarıda aktarılan unsurlar dahilinde oluşmakla birlikte; zararın varlığı ve niceliğinin ortaya konulmasında; maddi olayın tüm unsurlarıyla incelenmesi ve tazmin sorumluluğu açısından bir tespitin yapılması da yargının görevidir. Dava dosyasının, taraflar arasındaki diğer dava dosyalarına ilişkin UYAP kayıtlarıyla birlikte incelenmesinden; İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:..., ... adresinde (No:... Beyoğlu Han içerisinde) ... tarih ve ... sayılı kahvehane ruhsatı ile kahvehane (ve ganyan bayii olarak işletildiği iddia olunan) davacının iş yeri ile ilgili olarak; Davalı Belediye İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından, işyerinin bulunduğu Beyoğlu Han'da incelemeler yapılarak ... tarih ve ... sayılı yangın raporu düzenlendiği ve Han'da bulunan tüm işyerlerine hizmet vermek üzere zemin kattan sokağa müstakil çıkışı sağlayacak şekilde yangın merdiveni yapılması, detektör ve alarm sisteminin kurulması, yön levhalarının takılması gerektiğinin belirtilmesi üzerine, davalı idarece söz konusu eksikliklerin 15 gün içerisinde giderilmesi aksi halde ruhsatının iptal edileceğinin 15/06/2011 tarihinde davacıya tebellüğ ilmühaberiyle bildirildiği ve giderilmediğinden bahisle ... tarih ve ... sayılı işlemle, aynı hususları içerir 7 günlük süre verildiği; Davacı tarafından, eksiklikleri gidermesi için süre verme işlemi olan 24/11/2011 tarihli işlemin iptali istemiyle 30/03/2012 tarihinde ... İdare İdare Mahkemesinin ... esasına kayden açılan davada, 27/03/2013 tarihinde davanın reddine karar verilmesi üzerine 21/12/2013 tarihinde davacının söz konusu iş yerinin ruhsatı iptal edilerek, iş yerinin mühürlendiği; Anılan kararın, Danıştay Onyedinci Dairesinin 28/04/2016 tarih ve E:2015/7854, K:2016/3400 sayılı kararıyla 28/04/2016 tarihinde bozulduğu ve Mahkemece bozmaya uyularak ... tarih ve E....; K. ... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilerek anılan kararın 10/03/2021 tarihinde onanmasını müteakiben kesinleştiği: Belirtilen aşamalarda davacının, ruhsatının iptali veya mühürleme işlemlerine karşı dava açmadığı; Bozmaya uyulmak suretiyle verilen iptal kararına istinaden dava konusu iş yerinin açılabileceğine ilişkin tebliğ için 21/11/2016 tarihinde mahalline gidildiğinde, kapalı olması nedeniyle kapısına (ve "... bayi ...'a taşındı" notu üzerine) asılarak, bir nüshasının Hüseyinağa Mahallesi Muhtarlığına bırakıldığı ve ... tarih ve ... sayılı işlemle ruhsatın iadesine karar verildiği, müteakiben, Beyoğlu 21. Noterliği'nin ... tarih ve ... sayılı ihtarnamesiyle, davalı idareden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam 1.142.120,00 TL'nin 7 gün içerisinde ödenmesi için başvuruda bulunularak, davalı idarece cevap verilmemesi üzerine 08/03/2018 tarihli dilekçeyle, 810.713,00 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi tazminatın 29/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı; Mahkemenin ara kararlarına Türkiye Jokey Kulübünden gelen cevaplarda; davacı adına olan ... bayii adresinin, ruhsatı iptal edilerek mühürlenen Beyoğlu Han değil, Halep Han olarak görüldüğü; buna karşın, dava konusu ruhsatı iptal edilen Kahvehanede ganyan bayiliği olup olmadığının dosya kapsamından anlaşılamamakta olduğu; UYAP üzerinden yapılan incelemelerde, davacının, tazminat istemine esas dönemde cezaevinde bulunduğu ve aynı zamanda ... isimli ... bayiinde sigortalı işçi olarak çalıştığı ve 01/07/2015 tarihinde SSK'dan emekli olduğu ve bu tarihten sonra emekli maaşı aldığı; buna karşın aynı şahsın hem ganyan bayii olup, hem de bir başka ganyan bayiinde çalışıp çalışmadığı hususlarının araştırılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda; davacının, sadece süre verme işlemine karşı dava açtığı ve davanın reddi kararı üzerine 21/12/2013 tarihinde ruhsatının iptaline karar verildiğini işyerinin mühürlenmesiyle öğrenmesine karşın anılan işlemlere karşı dava açmadığı hususu dikkate alınarak, öncelikle, idarenin, hizmet kusurundan-hukuki sorumluluğundan söz edilip edilemeyeceğinin net şekilde ortaya konulması ve idarenin hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varılması halinde ise, idarece tazmin edilmesi gereken zarar kalemleriyle, zarara esas dönemin tespitini müteakiben, gerçek zararın tazminine hükmedilmesi gerektiğinden; -öncelikle davacının, Kahvehane ruhsatına esas Beyoğlu Han'daki işyerine ilişkin kira sözleşmesinin getirtilmesiyle, işyerini hangi tarihte ve hangi gerekçeyle boşalttığının tespit edilmesi; -ganyan bayiliğine ilişkin Türkiye Jokey Kulübün'den dava konusu adrese ait bayilik bilgileri (ve geliri) ile hangi tarihte Halep Han'a hangi gerekçeyle taşındığının ve anılan adresteki bayiliğini ne zaman- neden sonlandırdığının sorulması ve -davacının hangi tarihler arasında cezaevinde bulunduğu ile bu süreçte işyerini- bayiliklerini devredip devretmediği ve zarara esas dönemde bir gelir elde edip etmediği hususlarının açıklığa kavuşturulmasından sonra toplanan bilgi ve belgelere göre bir karar verilmesi gerektiğinden mühürleme adresi ile uyuşmayan bir adreste bulunan ganyan bayiinde elde edilen gelirler ile emsaller dikkate alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda verilen idare mahkemesi kararında ve anılan karara karşı istinaf başvurusunun kısmen reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 10/06/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesinde, "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." kuralına yer verilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; 02/06/2011 tarihli itfaiye raporunda belirtilen eksikliklerin giderilmesi için, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 13. maddesi uyarınca davacıya, 15/06/2011 tarihinde 15 günlük süre verildiği; 07/12/2011 tarihli denetimde aynı eksiklikler ve aynı mevzuat hükmüne istinaden 7 günlük süre verildiği ve davacı tarafça bu işleme karşı dava açıldığı, davanın, 27/03/2013 tarihinde reddine karar verilmesi üzerine idarenin, 18/12/2013 tarihli işlemiyle ruhsatının iptal edildiği ve 21/12/2013 tarihli işlemle de işyerinin mühürlendiği; Mahkemenin ret kararının, temyiz incelemesi sonucunda 28/04/2016 tarihinde bozulması üzerine, 14/10/2016 tarihinde bozmaya uyma suretiyle dava konusu işlemin iptaline karar verdiği; anılan kararlar uyarınca, idarece 06/06/2017 tarihinde ruhsatın iadesine karar verildiği; davacı tarafça 28/12/2017 tarihli idari başvuruyla, idarenin hukuka aykırı bulunan işlemi nedeniyle, oluştuğu iddia olunan maddi zararlarının ödenmesi istenilmiş ve reddi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda; 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca açılmış bulunan davada, idarenin hukuki sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varılarak, ruhsatı iptal edilen "kahvehane" faaliyeti yönünden, davacının elde ettiği gelirler ve dava konusu işyeri adresi civarındaki diğer kahvehanelerin gelirleri dikkate alınarak, mahrum kaldığı gelirin hesaplanılması ve bu tutardan, tazminat istenilen dönemde elde ettiği diğer gelirlerin tespiti ve mahsubu sonucunda kalan tutar yönünden davacının maddi tazminat isteminin kabulü, manevi tazminat isteminin ise, tamamen reddi gerektiği gerekçesiyle temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, gerekçe yönünden Daire kararına katılmıyoruz.