10. Hukuk Dairesi 2024/11637 E. , 2025/1345 K. MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1067 E., 2024/1015 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/138 E., 2022/5 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adli…
**10. Hukuk Dairesi 2024/11637 E. , 2025/1345 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1067 E., 2024/1015 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/138 E., 2022/5 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın davalı ... yönünden kısmen kabulüne, davalı ... hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalılar yanında 1981 yılı Haziran ayından, -askere gittiği süre dışlanarak- dava tarihine kadar hizmet akdine tabi olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin hal kompleksinde yaş meyve ve sebze komisyonculuğu yaptığı, davacının yılın belli aylarında toptancılar haline geldiği, kendi nam ve hesabına hamallık yaptığı, havaların ısınmaya başladığında da memleketi olan Adıyaman'a giderek yaklaşık 5-6 ay orada kaldığını, havaların serinlemesiyle Mersin'e gelerek aynı şekilde iş yapmaya devam ettiğini, müvekkil ile davacı arasında işçi- işveren ilişkisinin söz konusu olmadığını, davacının çalıştığı iddiası ile hizmet tespitine talep ettiği dönem hak düşürücü süreye uğradığını, diğer davalı ...’e gönderilmiş olan tebligatın müvekkil tarafından sehven alındığını, bu iş yerinin müvekkili ...'e ait olduğunu, bu iş yerinde ... isminde biri olmadığını, müvekkilce sehven alınmış olan ...'e gönderilen tebliğ evraklarını ekte Mahkeme ibraz ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz yere açıldığını, yasal dayanaktan yoksun olduğunu, Kurumun mevcut kayıtlarının tetkikinden, davacının hizmet tespiti talep edilen dönemde davalı iş yerinde çalışmalarına rastlanılmadığını iddia ederek davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile davacının 18.04.2002 - 15.06.2017 tarihleri arasında (her yılın 15 Haziran - 15 Ekim arasında kalan 4 aylık sezon dönemi boşluğu hariç) davalı ... adına kayıtlı işyerinde kesintisiz çalıştığının tespitine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçezinde özetle; Mahkemece tanık beyanları dikkate alınmadan karar verildiğini, davanın tamamen kabul edilmesi gerekirken kısmen kabul edilmesinin hatalı olduğunu belirterek verilen karar hakkında istinaf isteminde bulunmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında işçi işveren ilişkisi olmadığını, zira iş yerinde işçi olarak çalışan birinin her yıl ortalama 7-8 ay çalışıp 4-5 ay tatil yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının isteminin hak düşürücü süre yönünden zamanaşımına uğradığını, eksik inceleme ile verilmiş olan Mahkemenin kısmen kabul kararının istinaf incelemesi neticesinde müvekkil Kurum lehine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin 1981 yılı haziran ayından 22.06.2017 tarihleri arasına ilişkin olduğu, talep edilen dönemde davacının her hangi bir sigortalılık kaydının bulunmadığı, Hamallar Odasının davacının 03.08.1989 tarihinden itibaren davacının oda ile ilişiğinin kalmadığına dair cevabı, dinlenen bordro tanıkları, taraf ve komşu iş yeri tanıklarının beyanı, yaptırılan bilirkişi incelemesi ve tüm dosya kapsamından davacının davalı ... unvanlı 4010 sicil numaralı iş yerinde sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığı, her yıl 15 haziran-15 ekim arasındaki sezon boşluğunda köyüne gittiği, çalıştığı dönemde davalının iş yerinde yatıp kalktığı ve tüm mesaisini davalı iş yerine hasrettiği anlaşılmakla, Mahkemenin kabul kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığı, Ne var ki 10.05.2018 tarihli oturumda davacı vekili, davalı ... yönünden açtıkları davayı takip etmeyeceklerini imzalı beyanı ile bildirmesine rağmen bu davalı yönünden tefrik kararı verilmediği gibi hakkında bir hüküm kurulmaması da hatalı olup hükmün bu yönden düzeltilmesi gerektiği, Bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediği gerekçesiyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b2. maddesi gereğince HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın davalı ... yönünden kısmen kabulü, kısmen reddi ile davacının 18.04.2002 - 15.06.2017 tarihleri arasında (her yılın 15 Haziran - 15 Ekim arasında kalan 4 aylık sezon dönemi boşluğu hariç) davalı ... adına kayıtlı işyerinde kesintisiz çalıştığının tespitine, fazla istemin reddine, davalı ... hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkile ait komisyon evinde ve diğer komisyon evlerinde, gelen ve giden malların yükleme ve boşaltmasına ilişkin hamal bulmak ve hamal ücretini ödemek mal getiren ve götüren mal sahiplerine ait olup hamal ücreti komisyon evi işletene ait olmadığını, bu nedenle müvekkilin iş yerinde hamal çalıştırmış olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının sırf müvekkiline ait işyerine gelen giden mal sahiplerinin işlerini almak için müvekkile ait komisyon evi civarında bulunduğunu ve müvekkile ait iş yerini referans olarak kullanarak iş yerine mal getiren ve götüren mal sahiplerinin hamallık işlerini kolayca aldığını, davacı ile müvekkili arasında işçi iş veren ilişkisi olmadığını, iş yerinde işçi olarak çalışan birinin her yıl ortalama 7-8 ay çalışıp 4-5 ay tatil yapması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bir an için davacının müvekkile ait iş yerinde çalıştığı kabul edilse bile kesintili çalışma nedeni ile 2012 yılı öncesi yönünden davanın hak düşürücü süreye uğramış olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre geçildikten sonra açıldığını, dinlenen tanıkların ifadelerinin kamu düzenini de ilgilendiren bu tür hizmetin tespiti için yeterli olmadığını, bordro tanığı olmayan soyut tanık anlatımlarına itibar edilerek hüküm kurulmasının yerinde olmadığını belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.