10. Hukuk Dairesi 2013/16440 E. , 2013/20837 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, Jandarma Levazım Ana Depo ve Fabrika Komutanlığında çalışırken meslek hastalığına yakalanan sigortalıya ödenen iş göremezlik ödeneğinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalı ...'na bağlı ... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkim
**10. Hukuk Dairesi 2013/16440 E. , 2013/20837 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, Jandarma Levazım Ana Depo ve Fabrika Komutanlığında çalışırken meslek hastalığına yakalanan sigortalıya ödenen iş göremezlik ödeneğinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum ve davalı ...'na bağlı ... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesinde iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişinin sorumluluğu konusunda yeni düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin anılan kanunda, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesidir. 506 sayılı Yasanın 11’inci maddesine göre, meslek hastalığı, sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleridir. Dolayısıyla, maddede tarifini bulan meslek hastalığı kavramı ile iş kazası kavramı birbirinden farklılık arzeder. Meslek hastalığı, farklı olarak bütünüyle mesleksel niteliklidir ve belirgin olarak bir meslek mensubu olmanın sonucudur. Davada somutlaşan olayda; davacı Kurum, sigortalı ...'in davalı ...'na bağlı Jandarma Levazım Ana Depo ve Fabrika Komutanlığı'nda çalışırken tutulduğu meslek hastalığı sonucunda sigortalıya %10,3 maluliyet derecesi üzerinden işgöremezlik geliri bağlandığını,maluliyette azalma göstererek %0'a düşmesi nedeni ile sigortalının gelirinin 01.03.2008 tarihinde kesildiğini,gelir aldığı süre içinde 5.089.10 TL fiili ödemede bulunulduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.171.88 TL nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davalı ...yönünden husumette yanılma nedeni ile davanın reddine, davalı ...'na izafeten ... yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. Sigortalının 1976-1980 tarihleri arası ... Poliester ve Dereder Atölyesi'nde,1980-1985 tarihleri arasında çeşitli atölyelerde, 1985-2005 tarihleri arasında davalı ...'na bağlı Jandarma Levazım ve Ana Depo Fabrika Komutanlığı'nda çalıştığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, 18.09.2009 tarihli hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı ...na %50 kusur izafe edilmiş ise de, davalı ...yönünden davanın reddine karar verilmiş olup; davalı ...'nın kusur raporunun alındığı tarihte davanın tarafı olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, sigortalının 26.11.1985 işe başlama tarihi öncesi, yukarıda belirtilen 1976-1985 tarihleri arası dava dışı işveren, şirket veya kişilere ait işyerlerindeki çalışmalarının meslek hastalığına yakalanmasında etkili olup olmadığı, anılan işyerlerinin ve yapılan işlerin nitelikleri de araştırılmak suretiyle belirlenmeli; bu belirlemeler kapsamında söz konusu işveren, şirket veya kişilerin kusur paylarının varlığı yeniden alınacak kusur raporuyla saptanmalı; kusur verilmesi halinde davada teselsül hükümlerine dayanılmadığı da dikkate alınarak, yeniden yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de; bozma sonrası davalı ...'na husumet yöneltildiği halde davanın ayrı tüzel kişiliği bulunmayan ... avukatları tarafından takip edilmesi nedeni ile, karar başlığında ve hüküm kısmında ... yerine ...'nın yazılması bozma nedeni yapılmamıştır. O hâlde, davacı Kurum ve davalı ... avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 11.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.