12. Ceza Dairesi 2012/33003 E. , 2013/22508 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 133/1 yollamasıyla 133/3, 35/2, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet. Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- 5237 sayılı TCK'nın 133/1. maddesinde düzenl
**12. Ceza Dairesi 2012/33003 E. , 2013/22508 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 133/1 yollamasıyla 133/3, 35/2, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet. Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- 5237 sayılı TCK'nın 133/1. maddesinde düzenlenen kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun oluşabilmesi için; iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmeyeceği ve sınırlı bir dinleyici çevresi dışına çıkmayacağı yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, herhangi bir aracı vasıta olarak kullanmadan, yüz yüze gerçekleştirdikleri, ancak özel bir çaba gösterilerek duyulabilecek, aleni olmayan, söze dayalı, sesli düşünce açıklamalarının, konuşmanın tarafı olmayan kişi veya kişilerce, ilgilisinin rızası olmaksızın, elverişli bir aletle (sesli bir açıklamayı kuvvetlendirerek veya naklederek onu ses alanının dışına çıkartıp doğrudan doğruya algılanabilir hale getirmeye yarayan her türlü düzenekle) dinlenmesi veya akustik olarak tekrar dinlenebilmesi imkanını sağlayan bir aletle kaydedilmesi gerekmekte olup; belirli veya belirlenebilir iki veya daha fazla kişinin, elverişli araçlar (internet, telefon, telsiz, faks, mektup, telgraf, kağıt vb.) ve ortak semboller (söz, yazı, işaret vb.) aracılığıyla paylaştıkları bilgi, düşünce, duygu ve tutumlarının; başka kişi veya kişiler tarafından kaydedilmesi eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 132/1-2. cümlesinde tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirileceği, konuşmada, kişiler arasında vasıta bulunmaksızın iletişim gerçekleştiği halde, haberleşmede, elverişli bir ... sayesinde kişilerin iletişime geçtikleri; bu açıklamalar ışığında, incelenen dosya içeriğine göre, olay tarihinde aralarındaki anlaşmazlıklar nedeniyle eşi olan katılandan ayrı yaşayan ve eşinin açtığı nafaka davasında davalı konumundaki sanığın, annesi olan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanık ... ile birlikte, olay tarihinde tanık olarak dinlenilen...'ün, katılanı telefonla aramasını sağladıkları, katılan ve tanık... telefonla konuştukları sırada tanığın, katılanın sesini hoparlöre verdiği ve sanık ... tarafından katılanın sesinin duyulmaya başlandığı, sanık ...'in katılanın tanık ile yaptığı görüşmeyi kendi cep telefonunun ses kayıt özelliği ile kaydederek daha sonra bu kaydı oğlu olan sanık ...'a verdiği, sanık ...'ın da konuşmaları CD'ye aktararak delil olarak değerlendirilmek üzere nafaka davasının görüldüğü aile mahkemesine sunduğunun iddia edilmesi karşısında, kanıtlanması halinde eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 38. maddesi delaletiyle 132/1-2. cümlesinde tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu oluşturacağı halde, suç vasfında yanılgıya düşülerek ve hatalı değerlendirme ile 5237 sayılı TCK'nın 133/1-3. maddesinden hüküm tesisi, 2- Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanığa hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, sanık hakkında belirlenen tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine ve bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarın belirlenmesi sırasında uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.