Başvuru, belediyeye ait olan şirketin üzerine kayıtlı taşınmazın valilik tarafından başka bir belediyeye devredilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, belediyeye ait olan şirketin üzerine kayıtlı taşınmazın valilik tarafından başka bir belediyeye devredilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 10/4/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Bölüm, başvurunun Genel Kurul tarafından incelenmesine karar vermiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Şirket, 18/9/2014 tarihinde Aydın Büyükşehir Belediyesi (Büyükşehir Belediyesi) ile -ilişkisi bireysel başvuru dosyasından anlaşılamayan- Ç.S. tarafından kurulmuş; Şirketin ana sözleşmesi 1/10/2014 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edilmiştir. Şirketin ana sözleşmesinde başlıca faaliyet konuları her türlü inşaat taahhüt işleri, mimarlık, mühendislik ve müşavirlik hizmetleri, harita, planlama, zemin etüdü ve mimari proje hizmetleri, onarım ve restorasyon işleri, alışveriş merkezleri ve benzeri mekânların işletilmesi işleri, kent içi toplu taşımacılık, toplu taşımacılık altyapı tesisleri kurma, akaryakıt ticareti, araç bakım istasyonları ile otopark işletme işleri olarak tanımlanmıştır. Büyükşehir Belediyesi tarafından Anayasa Mahkemesine gönderilen yazıya göre Şirket 248 duraktan 113 otobüs ve 35 hat ile şehir içi toplu taşıma faaliyeti gerçekleştirmektedir. Söz konusu faaliyet tekel biçiminde olmayıp aynı güzergâhlarda özel halk otobüsleri de çalışmaktadır. Ana faaliyet sahası şehir içi toplu taşımacılık olan Şirketin turistik faaliyetleri ile hafriyat sahası işletmeciliği ve imar planı yapılması gibi faaliyetleri de mevcuttur. Şirketin 15/12/2014 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla Ç.S.nin Şirket yönetimindeki görevlerine son verilmiş ve Büyükşehir Belediyesi ile bazı kişiler Şirketin Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmiştir. Anılan karara göre Şirketin sermayesinin tamamı Büyükşehir Belediyesi tarafından taahhüt edilmiş ve önceki sermayesinin tamamı ödenmiştir. Bu aşamadan sonra Şirketin sermayesinin tamamı Büyükşehir Belediyesine ait olmuştur. Büyükşehir Belediyesinin kurulması sırasında (lağvedilen) Aydın Belediyesinin mallarının tasfiyesi amacıyla Aydın Valiliği bünyesinde oluşturulan Devir Tasfiye ve Paylaştırma Komisyonu (Tasfiye Komisyonu) tarafından 21/3/2014 tarihli kararla, kararın ekindeki listede yer alan taşınmazlar Büyükşehir Belediyesine devredilmiştir. Söz konusu listede Aydın'ın Efeler ilçesi Zafer Mahallesi'nde kâin 222 ada 30 parsel numaralı taşınmaz ile Aydın'ın Efeler ilçesi Kurtuluş Mahallesi'nde kâin 18L-IV pafta, 2195 ada 1 parsel sayılı taşınmaz da bulunmaktadır. Anılan taşınmazlar daha sonra Büyükşehir Belediye Meclisinin kararıyla başvurucu Şirkete devredilmiş, 16/9/2015 ve 5/2/2016 tarihlerinde tapuda Şirket adına tescil edilmiştir. Efeler Belediyesi tarafından bu işlemin iptali istemiyle Aydın İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açılmıştır. İdare Mahkemesi 12/11/2014 tarihli kararıyla davayı reddetmiştir. Ancak anılan karar 21/3/2014 tarihli toplantıya Efeler Belediyesinin temsilcisinin katılmamasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Danıştay Sekizinci Dairesinin 15/4/2015 tarihli kararıyla bozulmuştur. Bozma kararından sonraki sürece ilişkin olarak dosyada herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Efeler Belediyesinin temsilcisinin de Tasfiye Komisyonuna dâhil edilmesinden sonra anılan Komisyon 27/4/2016 tarihinde tekrar toplanmış, bu sefer söz konusu taşınmazların Efeler Belediyesine devrine oyçokluğuyla karar vermiştir. Başvurucu, anılan işlemin iptali istemiyle İdare Mahkemesinde iptal davası açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu, diğer iddialarının yanında Şirket adına tapuda kaydedilen taşınmazların Efeler Belediyesine devredilmesinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Davalı Aydın Valiliğinin savunma yazısında, Şirketin Büyükşehir Belediyesine ait olduğu ve tüm yöneticilerinin Büyükşehir Belediyesinin üst düzey idarecilerinden oluştuğu belirtilmiştir. Valilik, taşınmazların Şirkete devredilmesinin kamu düzenine ve hukuka aykırı olduğunu iddia etmiştir. İdare Mahkemesi 26/4/2017 tarihinde Zafer Mahallesi'ndeki taşınmaz yönünden Komisyon kararını iptal etmiş, Kurtuluş Mahallesi'ndeki taşınmaz yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, 21/3/2014 tarihli işlemin geri alınmasını gerektirecek bir durum bulunmadığından dava konusu işlemin Zafer Mahallesi'ndeki taşınmazın Efeler Belediyesine devrine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilmiştir. Kararda, dava konusu işlemin Kurtuluş Mahallesi'ndeki taşınmazın devrine ilişkin kısmı yönünden ise işlemin değinilen bölümünün Aydın İdare Mahkemesinin 13/2/2017 tarihli kararıyla iptal edilmiş olması sebebiyle bu davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Valilik bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. İzmir Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi (Bölge İdare Mahkemesi) 8/2/2018 tarihli kararla İdare Mahkemesi kararının idari işlemin iptaline ilişkin kısmını kaldırmış, davanın bu kısmını da reddetmiş, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmına yönelik istinaf istemini ise reddetmiştir. Kararın gerekçesinde, Danıştay kararına atıfla 21/3/2014 tarihli toplantıya Efeler Belediyesi temsilcisinin katılmaması sebebiyle anılan toplantıda verilen kararın hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. 21/3/2014 tarihli kararın eki listede Zafer Mahallesi'ndeki taşınmazın da yer aldığını tespit eden Bölge İdare Mahkemesi, söz konusu taşınmazın Efeler Belediyesince yürütülen görev ve hizmetlerle yakından ilgili olduğunu vurgulayarak dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Nihai karar 12/3/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 10/4/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 12/11/2012 tarihli ve 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Ordu, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa ve Van illerinde, sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulmuş ve bu illerin il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüştür." 6360 sayılı Kanun'un geçici maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "(1) Bu Kanundaki devir, tasfiye ve paylaştırma işlemlerini yürütmek üzere vali tarafından, bir vali yardımcısının başkanlığında, valinin uygun göreceği kurum ve kuruluş temsilcilerinin ve ilgili belediye başkanlarının katılımıyla devir, tasfiye ve paylaştırma komisyonu kurulur ...... (3) 1 inci maddeye göre tüzel kişilikleri kaldırılan belediye ve köylerin personeli, her türlü taşınır ve taşınmaz malları, hak, alacak ve borçları, komisyon kararıyla ilgisine göre bakanlıklara, büyükşehir belediyesi, bağlı kuruluşu veya ilçe belediyesine devredilir ...... (7) Bu Kanunla büyükşehir belediyesine dönüşen il belediyesinin sahip olduğu her türlü taşınır, taşınmaz malları ve personeli, komisyon kararıyla ilgisine göre büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyeleri ile bağlı kuruluşlar arasında paylaştırılır...." 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Büyükşehir belediye başkanının görev ve yetkileri şunlardır:...e) Büyükşehir belediyesinin ve bağlı kuruluşları ile işletmelerinin etkin ve verimli yönetilmesini sağlamak ......" 5216 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Büyükşehir belediyesi kendisine verilen görev ve hizmet alanlarında, ilgili mevzuatta belirtilen usullere göre sermaye şirketleri kurabilir. Genel sekreter ile belediye ve bağlı kuruluşlarında yöneticilik sıfatını haiz personel bu şirketlerin yönetim ve denetim kurullarında görev alabilirler. Büyükşehir belediyesi, mülkiyeti veya tasarrufundaki hafriyat sahalarını, toplu ulaşım hizmetlerini, sosyal tesisler, büfe, otopark ve çay bahçelerini işletebilir; ya da bu yerlerin belediye veya bağlı kuruluşlarının % 50’sinden fazlasına ortak olduğu şirketler ile bu şirketlerin % 50’sinden fazlasına ortak olduğu şirketlere, 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın belediye meclisince belirlenecek süre ve bedelle işletilmesini devredebilir. Ancak, bu yerlerin belediye şirketlerince üçüncü kişilere devri 2886 sayılı Kanun hükümlerine tabidir."B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) "Bireysel başvurular" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Bu Sözleşme veya protokollerinde tanınan haklarının Yüksek Sözleşmeci Taraflar’dan biri tarafından ihlal edilmesinden dolayı mağdur olduğunu öne süren her gerçek kişi, hükûmet dışı kuruluş veya kişi grupları Mahkeme’ye başvurabilir..." Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi Slovenya/Hırvatistan ([BD], B. No: 54155/16, 18/11/2020) kararında özel hukuk hükümlerine tabi bir tüzel kişiliğin (şirketin) hükûmet dışı kuruluş ya da hükûmet kuruluşu olarak kabul edilebilmesinin koşullarını tartışmıştır (Slovenya/Hırvatistan, §§ 60-69). AİHM, Sözleşme'nin maddesinde hükûmet örgütlerinin bireysel başvuru yapmasının yasaklanmasının temelinde taraf devletin hem başvurucu hem de davalı devlet olarak hareket etmesinin önlenmesi düşüncesinin yattığını belirtmiştir. AİHM, hükûmet örgütü kavramının kamu gücünün kullanımına katılan ya da hükûmetin kontrolü altında kamu hizmeti icra eden hükmi varlıkları kapsadığını, anılan terimin sadece merkezî idare hiyerarşisi içinde bulunan organlara değil -merkezî idareye karşı özerk bir konumda bulunup bulunmadığına bakılmaksızın- kamusal işlevler ifa eden bölgesel ve yerel otoriteler gibi yerinden yönetim kuruluşlarına da tatbik edileceğini ifade etmiştir. AİHM'e göre bir tüzel kişiliğin hükûmet örgütü ya da hükûmet dışı kuruluş olup olmadığı değerlendirilirken kanuni statüsü, -uygun düştüğü ölçüde- bu statünün sağladığı haklar, yürüttüğü faaliyetin türü, faaliyetin yürütülme şekli ve siyasi otoriteden bağımsızlığının derecesi gözönünde bulundurulur (Slovenya/Hırvatistan, § 61). AİHM başvuru ehliyeti bağlamındaki incelemelerinde genel olarak başvurucunun niteliklerinden hareketle bir sonuca ulaşmakta iken Transpetrol, A.S./ Slovakya (B. No: 28502/08, 15/11/2011) kararına konu başvuru özelinde başvuru konusu olayın özelliklerini dikkate almış ve başvuruya konu uyuşmazlığın temelde şirketin değil devletin menfaatleriyle ilgili olduğu gerekçesiyle somut olay bağlamında başvurucu şirketin başvuru ehliyeti sorununu çözmeyi gerekli görmemiştir. AİHM'in bu kararının ilgili kısmı şöyledir: "... AİHM, mevcut davanın koşullarında, varsa başvurucu şirketin menfaatinin ve Hükümetin menfaatinin aynı olduğu kanaatindedir; bu menfaatler yukarıdaki paragrafta atıfta bulunulan … uyuşmazlıklarının açıklığa kavuşturulmasını ve esas olarak, başvurucu şirketteki paylara ilişkin olarak A şirketi de dahil olmak üzere üçüncü kişilerin konumunun belirlenmesini içerir.… Başvurunun gerekçelendirildiği ölçüde, Mahkeme, başvurucu şirketin aynı zamanda Devletin çıkarları olan çıkarlar dışında başka çıkarlar için çaba gösterdiğine dair herhangi bir belirti bulamamıştır. Ancak bu, 'Mahkeme önünde hem başvurucu hem de davalı taraf olarak hareket eden bir Sözleşmeci tarafın' engellenmesi ilkesiyle uyumlu değildir (bkz. yukarıdaki paragrafta alıntılanan içtihat). Bu durumda, başvuru, 35 § 3 (a) maddesi anlamında Sözleşme hükümleriyle kişi bakımından bağdaşmaz ve 35 § 4 maddesi uyarınca reddedilmelidir...."