T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/966 KARAR NO : 2025/1838 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.04.2023 NUMARASI : 2022/554 Esas 2023/270 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİHİ : 18.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 18.12.2025 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.04.2023 tar…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/966 KARAR NO : 2025/1838 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.04.2023 NUMARASI : 2022/554 Esas 2023/270 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) KARAR TARİHİ : 18.12.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 18.12.2025 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.04.2023 tarih 2022/554 Esas 2023/270 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacıya ait, rent a car faaliyeti kapsamında kullanılan ve davalı .... Kooperatifi nezdinde “..... Rent A Car Kasko Poliçesi” ile sigortalı bulunan ..... plakalı aracın 18/12/2021 tarihinde park halindeki bir araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, araçta oluşan hasarın tespiti için bağımsız sigorta eksperi tarafından düzenlenen raporda KDV dâhil 52.451,05 TL gerçek hasar belirlendiğini, aracın bu tutar üzerinden orijinal parçalar kullanılarak özel serviste onarıldığını, davalı sigorta şirketinin ise yalnızca 11/02/2022 tarihinde 14.491,00-TL ödeme yaparak eksik ödeme yaptığını, sigorta şirketinin davacıdan eşdeğer parça onayını baskı ile aldırmış olmasına rağmen fiilen ve hukuken geçerli sertifikalı eşdeğer parça bulunmadığını, Yargıtay içtihatları gereği orijinal parça bedelleri üzerinden ve iskonto uygulanmaksızın hesaplama yapılması gerektiğini, bakiye hasar bedelinin ödenmesi için 12/05/2022 tarihinde yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, zorunlu arabuluculuk sürecinde de anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak bakiye hasar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davaya konu hasar tazminatı talebinin, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen 22.06.2021 başlangıç tarihli ve 1542422 numaralı .... Rent A Car Kasko Sigortası Poliçesi’nden kaynaklandığını, davacıya ait ve rent a car faaliyeti kapsamında kiraya verilen .... plakalı aracın 18.12.2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, kazanın süresinde ihbar edilmesi üzerine hasar dosyası açıldığını ve eksper incelemesi yaptırıldığını, kesin eksper raporunda aracın davacı tarafından talep edildiği üzere eşdeğer parçalar kullanılarak onarıldığının tespit edildiğini, sigortalının el yazılı talep ve muvafakatnamesi doğrultusunda hasarın eşdeğer parça esas alınarak hesaplandığını, sigorta şirketi tarafından zorlama veya baskı uygulanmadığını ve bu yöndeki iddiaların delilsiz olduğunu, davacının tacir olması nedeniyle basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğunu ve aşırı yararlanma iddiasında bulunamayacağını, poliçede yer alan %4 genel muafiyet hükmü gereği araç rayiç değeri üzerinden muafiyet düşülerek 11.02.2022 tarihinde 14.491,00-TL ödendiğini, davacının bu muafiyeti kiralama sözleşmelerinde de kabul ettiğini, yapılan ödemenin poliçe ve eksper raporuna uygun olduğunu, bakiye hasar bulunmadığını ve davacının taleplerinin sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 18/12/2021 tarihli maddi hasarlı kazada,.... Rent A Car Kasko Poliçesi kapsamında sigortalı .... plakalı araçta oluşan hasarın gerçek onarım bedelinin tespiti ve davalı kooperatifçe yapılan 14.491,00-TL kısmi ödemenin mahsubu sonrası bakiye alacağın tahsiline ilişkin olduğu, davacının özel ekspertiz raporunda KDV dahil 52.451,05-TL hasar bulunduğu, dosyaya celbedilen poliçe/hasar dosyası/tramer/KABİS ve diğer kayıtlar ile otomotiv ve sigorta uzmanı bilirkişi heyet raporuna göre aracın orijinal parça–muafiyetsiz–iskontosuz onarım bedelinin KDV dahil 52.451,05-TL olduğu, davalı ödeme düşüldüğünde bakiye hasar alacağının 30.560,05-TL’ye ulaştığı ve davacının bedel artırım dilekçesiyle talebini bu tutara yükselttiği, davacıya “eşdeğer parça” onarımı için imzalatılan muvafakatnamenin davacıyı bağlayıp bağlamadığı yönünden davacının tacir olup olmadığının ayrıca araştırıldığı, celbedilen sicil ve kayıtlar sonucunda davacının tacir sayılmadığı ve rent a car faaliyeti nedeniyle ivedi onarım amacıyla verilen muvafakatin davacıyı bağlamadığı, bu nedenle davacının bakiye onarım bedelini talep edebileceği, temerrüdün sigortanın kısmi ödeme yaptığı 11/02/2022 tarihinde gerçekleştiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen Rent A Car Kasko Poliçesinden kaynaklandığını, davacının aracını kendi belirlediği serviste ve kendi açık talebi doğrultusunda eşdeğer parça kullanılarak onarttığını, bu hususta davacının el yazısı ile düzenlenmiş muvafakatnamesinin dosyada mevcut olduğunu, yerel mahkemenin bu muvafakati “zorda kalma” olarak nitelendirerek geçersiz saymasının hukuka aykırı olduğunu, zorda kalma iddiasının somut delillerle ispatlanmadığını, davacının uzun süredir araç kiralama işiyle uğraşan ve rent a car poliçesi kapsamında sigortalı olan bir kişi olarak verdiği muvafakatin sonuçlarını bilebilecek durumda olduğunu, ayrıca aracın pert edilmesinin mümkün olmadığı hususunun bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, bu nedenle bakiye hasar bedeli talep edilemeyeceğini, mahkemenin avans faizine hükmetmesinin hatalı olduğunu, uyuşmazlığın haksız fiil kaynaklı olması nedeniyle davalı sigortanın ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faizle sorumlu tutulabileceğini, bu yönüyle kararın Yargıtay içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. GÖRÜŞ : Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı olarak araç hasar bedeli istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dosyada mevcut ".....Rent A Car KAsko Sigorta" sözleşmesinin incelenmesinde "Tedarik Parça Türü-Orjinal Parça" klozu altında "Kısmi hasarlarda, hasarlı parçanın onarımı mümkünse onarım yoluna gidilir. Bu hususta hasarın tespiti için görevlendirilen eksper tarafından yapılan değerlendirme esastır. Cam kırılması hasarları hariç diğer hasarlarda , onarımı mümkün olmayan ve değişimine karar verilen hasarlı parçalar için Rekabet Kurumunun 2005/4 tebliğinde yer alan Orijinal Yedek Parça tanımına uygun olarak .... Kooperatifi yedek parça tedarik sisteminde bulunan orijinal yedek parça tedarik edilir." şeklinde orijinal parça tedarik klozu bulunduğu görülmüştür. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre orjinal parçalara göre belirlenecek gerçek zararın ödenmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda kaza ile araçta meydana gelen hasarın birbiri ile uyumlu olduğu, hasarın onarılmasının ekonomik olduğu, orijinal parçalarla iskontosuz olarak onarımın KDV dahil 52.451,05-TL olarak belirlendiği, dava öncesi 14.491,00-TL kısmi ödemenin ve rayiç değerin %4'ü oranında belirlenen 7.400,00-TL'nin mahsubu sonrası davacının bakiye zararının 30.560,05-TL olarak tespit edildiği, davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olması nedeniyle her ne kadar dava öncesi davacı tarafça "2106600 numaralı hasar dosyası kapsamında ..... plakalı aracımın onarımında eşdeğer parça kullanımına onay verdiğimi bilgilerinize sunarım." şeklinde bir muvafakat yazısı mevcut ise de yazı içeriğine göre davacının poliçeden kaynaklanan haklarından feragat ettiğine dair bir anlam yüklenebilecek nitelikte olmadığı, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre zarar gören aracın eşdeğer parçayla onarım görmesi halinde dahi aracın orijinal parçaları eşdeğer parçalarla değiştiğinden malvarlığında bir azalma meydana geleceğinden zararın orijinal parça fiyatlarına göre, kaza öncesi durumuna getirilmesi halinde sarf edilebilecek bedel kadar hesaplanmasında bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 28.03.2016 tarih 2015/17481 Esas 2016/3833 Karar sayılı ilamı) Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. Taraflar arasındaki ilişki 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (6102 sayılı Kanun) düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu tür sözleşmeler, 6102 sayılı Kanun'un 3. ve 4. maddeleri gereğince tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın mutlak ticari işler kapsamındadır. Bu nedenle kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda avans faizine hükmedilmesi yerinde olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde değildir. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 27.05.2025 tarih 2022/12824 Esas 2025/5131 Karar sayılı ilamı) Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.087,56-TL'den peşin alınan 521,89-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.565,67-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.