5. Ceza Dairesi 2012/12153 E. , 2013/11960 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, sanığın ... PTT Başmüdürlüğünde dağıtıcı olarak görev…
**5. Ceza Dairesi 2012/12153 E. , 2013/11960 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, sanığın ... PTT Başmüdürlüğünde dağıtıcı olarak görev yaptığı süre içerisinde mağdurlara ödenmesi gereken havale bedellerini alıcıları yerine imza atmak ya da attırmak ve "ödendi" şerhi vermek iddiaları hususunda sanık hakkında sahtecilik suçundan zamanaşımı süresi içinde mahallinde yasal işlem yapılması mümkün görülmüştür. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; PTT Teftiş Kurulu Kontrolör raporu içeriği, mağdurlar ve tanık ...'in beyanları, sanığın "havale sahiplerinin komşularına da ödeme yapıyordum, havalelerden birkaç tanesini yanlışlıkla teslim etmemiş olabilirim" şeklindeki savunmasının inandırıcılıktan yoksun olması, eylemin daire dışı araştırma ve mağdurların katılan kuruma şikayetleri ve anılanların dinlenmesiyle tespitinin mümkün bulunması, mağdurlara ödenmesi gereken havale bedellerinin alıcıları yerine imza atılmak ve "ödendi" şerhi verilmek suretiyle zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla suça konu paranın zimmete geçirilmesi hususları gözetildiğinde; eylemin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunun anlaşılmasına karşın basit zimmet kabulüyle sanık hakkında TCK'nın 247/2. maddesi uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi, Mahkemece zimmet miktarı olarak kabul edilen 2.124 TL'nin suç tarihi olan 2005 yılı itibarı ile ekonomik koşullar ve paranın alım gücü nazara alındığında değerinin azlığı karşısında 5237 sayılı TCK'nın 249/1. maddesi uygulanarak cezada indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen, sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı kazanılmış hak saklı kalmak üzere 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.