3. Hukuk Dairesi 2024/3243 E. , 2025/3018 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1455 E., 2024/891 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/561 E., 2022/221 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazı…
**3. Hukuk Dairesi 2024/3243 E. , 2025/3018 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1455 E., 2024/891 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 32. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/561 E., 2022/221 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin sağlık hizmeti sunduğunu, davalı Kurum tarafından aralarında Nükleer Tıp branşında sözleşme olmadığı halde bu branşa ilişkin olarak fatura düzenlendiği gerekçesiyle; müvekkili şirket bünyesinde faaliyet gösteren ... ... Hastanesi için 1.027.901,51 TL, ... Hastanesi için ise 202.694,70 TL yersiz ödeme tutarının yasal faizleri ile birlikte şirket alacaklarından mahsubuna yönelik işlem tesis edildiğini, müvekkili tarafından imzalanan sözleşmeye ve SUT'a aykırı herhangi bir tedavi ve faturalandırma yapılmadığını ileri sürerek; tesis edilen kesinti işlemlerinin iptali ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve kesinti bedellerinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı şirketin ... ve ... Hastanelerinin müvekkili Kurumla kısmi sözleşme imzaladığını, bu merkezlerin Nükleer Tıp branşında sözleşmelerinin olmamasına karşın Kuruma Nükleer Tıp branşına ait planlı tedavi hizmetlerinin sistematik bir şekilde fatura edildiğinin tespit edildiğini, bu nedenle yersiz ödemelerin yasal faiziyle sözleşmenin (11.1) maddesi gereği mahsup edildiğini, tesis edilen işlemlerin mevzuata ve sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi heyet raporunda, ... kapsamında yedi hastaya hastanelerindeki Nükleer Tıp Bölümü tarafından Intra-arteriyel Yitrium 90 Mikroküre tedavisi yapıldığı, sözleşme hükümlerindeki maddenin zaruri haller için geçerli olup, bunların akciğer perfüzyon/ ventilasyon sintigrafisi, gastrointestinal kanama yeri sintigrafisi, nakil böbrek fonksiyonunun erken dönemde belirlendiği dinamik böbrek sintigrafisi ve beyin ölümü tespitinde radyonüklid beyin sintigrafisi olarak Nükleer Tıp işlemlerinde geçerli tıbbi ve pratik karşılığını bulacağı, davacı şirketin davaya konu kesintilere gerekçe olan 7 Nükleer Tıp tedavisini bu sözleşme maddesine sokmak istediği, ancak Nükleer Tıp Bölümleri tarafından Intra-arteriyel Yitrium 90 Mikroküre Tedavisinin elektif şartlarda yapılan, hastanede yatıyor iken acil ve zaruri statüde tedavi olmadığı, bu tedavinin bir planlama gerektirdiği, bu sebeple tedavi kararı verildikten sonra SGK ile Nükleer Tıp anlaşması olan herhangi bir sağlık kuruluşunda işlemin yapılması hususunda hastanın sevki için yeterli süre ve klinik durum bulunduğu, Onkoloji hastalarında genellikle yaşam süresini uzatmaya yönelik yapılan bu tedavi yönteminin klinik durumu hastanede yatmayı gerektirecek kadar olumsuz seyreden ve stabil olmayan hastalar için zaten uygun bir tedavi yöntemi olmadığı, dolayısıyla SGK tarafından uygulanan işlemin yerinde olduğunun tespit edildiği, raporun denetime elverişli olduğu, davacı şirket tarafından yedi hasta için sekiz kalemde ibraz edilen Intra-arteriyel Yitrium 90 Mikroküre tedavilerine ait talebin ilgili SGK sözleşmesine, tıbbi gerekçeye ve genel pratik Nükleer Tıp uygulamalarına aykırı olduğu, davalı Kurum tarafından uygulanan işlemin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkili şirketin Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi ve SUT hükümlerine aykırı herhangi bir tedavi ve faturalandırılma yapmadığını, Kurumun yapmış olduğu kesinti işleminin hem sözleşmeye hem de hukuk kurallarına aykırı olduğunu, ortada telafi edilmesi gereken bir Kurum zararı bulunmadığını, Yitrium 90 Mikroküre tedavisinin zaruri kapsamda değerlendirilmemesinin kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacı şirketin hak edişlerinden yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunun tespiti ve iptali ile yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkindir. Dava konusu işleme esas tıbbi tedavinin yapıldığı ana branştan seçilen bilirkişi heyetince hazırlanan raporun denetime elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.