Başvuru, mimar olan başvurucu hakkında uygulanan mesleki disiplin cezasının yargı kararıyla kesin olarak iptal edilmesi sonrasında açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; mimar olan başvurucu hakkında uygulanan mesleki disiplin cezasının yargı kararıyla kesin olarak iptal edilmesi sonrasında açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 28/2/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:A. Uyuşmazlığın Arka Planı Başvurucu, Kocaeli'nde serbest mimar olarak çalışmaktadır. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mimarlar Odası Kocaeli Şubesi Yönetim Kurulu 3/3/2011 tarihinde almış olduğu kararla "İmzacılık Hakkında Soruşturma Çalışması" yapılmasına karar vermiş, bu kapsamda başvurucuyu Soruşturma ve Uzlaştırma Kurulu'na sevk etmiştir. Konuyla ilgili olarak Soruşturma ve Uzlaştırma Kurulu tarafından başvurucu hakkında rapor düzenlenmiştir. Raporda özetle; i. Başvurucunun 2008 yılında (Temmuz-Aralık döneminde) yirmi proje, 2009 yılında otuz beş proje, 2010 yılında elli dört proje, 2011 yılında (Ocak-Aralık başı döneminde) doksan iki projeyi mesleki denetime sunduğu, 2011 yılının ilk on bir ayında dikkat çekici proje artışı gözlendiği vurgulanmıştır.ii. Başvurucunun kendisi dışında bürosunda çalıştığını ifade ettiği dört kişinin (bir mimar, bir inşaat mühendisi, bir stajyer, bir teknik eleman) çalıştığına dair herhangi bir belge sunamadığı, İstanbul'da yaşadığı ve orada da başka bir işle uğraştığı, haftanın üç günü Kocaeli'nde çalışması sonucu anılan proje sayılarına ulaştığı, mimar tarafından işlerin inşaat mühendisleri ile paylaşarak alındığının ifade edildiği, mesleki denetime sunulan projelerin çizim ve sunum tekniklerinin farklı olduğu ayrıca mesleki denetime sunulan projeler ekinde verilen fatura fotokopilerinde yapı sahiplerinin adres, kimlik numarası gibi bilgilerinin yazılmadığı tespitlerine yer verilmiştir.iii. Sonuç olarak yapılan inceleme ve değerlendirmelere göre başvurucunun imzacılık yaptığı ve dosyanın Onur Kurulu'na sevk edilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı ifade edilmiştir. Bu rapor, TMMOB Mimarlar Odası Kocaeli Şubesi Yönetim Kurulunun 15/12/2011 tarihli toplantısında değerlendirilerek uygun bulunmuş ve bir yazı ile birlikte TMMOB Mimarlar Odası Genel Merkezine gönderilmiştir. Rapor, TMMOB Mimarlar Odası Genel Merkez Yönetim Kurulunun 28/12/2011 tarihli toplantısında görüşülmüş ve başvurucunun Onur Kuruluna sevkine karar verilmiştir. TMMOB Mimarlar Odası Onur Kurulu 23-24 Mart 2012 tarihlerinde yaptığı toplantılarla başvurucuya "180 (yüzseksen) gün süre ile meslek uygulamasının yasaklanması" cezası verilmesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, rapordaki bulgular esas alınarak başvurucunun imzacılık yaptığı ve mevzuata uygun olmayan belge ibraz ettiği belirtilmiştir. Başvurucuya uygulanan ceza 18/11/2012 tarihinde sona ermiştir.B. İptal Davası Süreci Başvurucu TMMOB Mimarlar Odası Onur Kurulunun 23-24 Mart 2012 tarihli kararının hukuka aykırı olduğunu öne sürerek işlemin iptali istemiyle Ankara İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Mahkeme 28/2/2013 tarihinde dava konusu işlemin iptaline hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucunun hakkındaki iddiaların varsayımlara dayandığı, bir projenin ilk defa yapılması ya da uygulanması hâllerinde tahmini sürenin uzun olabileceği, emsali olan projelerde ise aynı sürenin harcanacağından bahsedilemeyeceği açıklanmıştır. Kararda ayrıca başvurucunun bürosunda çalışan personel olup olmadığı hususunun fiilen araştırılmadığı, imzacılık yapıldığı ileri sürülen projelere ilişkin ayrıntılı bir incelemenin de yapılmadığı ifade edilmiştir. Neticede meslek uygulamasının yasaklanmasına ilişin olarak tesis edilen işlemin eksik incelemeye dayalı olduğu kanaatine varılmıştır. Bu karara TMMOB tarafından itiraz edilmiştir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi Kurul tarafından 8/4/2014 tarihinde itiraz isteminin reddine anılan kararın onanmasına kesin olarak karar verilmiştir. İptal Kararından Sonra Yapılan İşlemler Başvurucuya ait soruşturma dosyası Ankara İdare Mahkemesinin 28/2/2013 tarihli kararıyla birlikte TMMOB Mimarlar Odası Onur Kurulunun 30-31/5/2013 tarihli toplantılarında değerlendirilmiştir. Anılan toplantılarda Onur Kurulu dosyanın usulüne ilişkin eksikliklerin tamamlanması için Kocaeli Şube Soruşturma ve Uzlaştırma Kuruluna iletilmesine ve düzenlenecek rapora göre dosyanın yeniden değerlendirilmesine karar vermiş ve bu karar Kocaeli Şubesine gereği için gönderilmiştir. TMMOB Mimarlar Odası Kocaeli Şubesi tarafından İdare Mahkemesince belirtilen eksiklikler çerçevesinde kurumlarla yazışmalar yapılarak belge talebinde bulunulmuş ve oda kayıtları yeniden tetkik edilmiştir. Soruşturma dosyasına kurumlarca verilen cevap yazılarında; Sosyal Güvenlik Kurumu Kocaeli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü 25/2/2015 tarihli yazısıyla başvurucu adına tescilli işyeri kaydına rastlanmadığı, 1/1/2011-31/12/2011 tarihleri arasında başvurucuya ait işyerinde sigortalı teknik personele rastlanmadığı, Mimarlar Odası Kocaeli Şubesinin 10/3/2015 tarihli yazısında, Şubece yapılan inceleme sonucunda 2009 ila 2011 yılları arasında başvurucunun bürosunda resmî kayıtlara göre herhangi bir elemanın çalışmadığının görüldüğü ifadelerine yer verilmiştir. Bu kapsamda elde edilen bilgi ve belgeleri Onur Kurulu 2-3 Ekim 2015 tarihlerinde yaptığı toplantılarda değerlendirmiştir. Onur Kurulu bu toplantılarda başvurucunun yönetmeliklere aykırı davrandığı ve haklılığını gösterecek yeterli bilgi ve sunamadığı görüşüne vardığını belirtmesine karşın hakkında aynı dosyadan daha önce alınmış kararın uygulanmış olduğunu da dikkate alarak başvurucu hakkında ikinci defa açılan bu dosya için ayrıca bir disiplin cezası kararı alınmamasına karar vermiştir. Tazminat Davası Süreci Başvurucu, hakkında uygulanan mesleki disiplin cezasının yargı kararıyla kesin olarak iptal edilmesi sonrasında söz konusu işlem nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek TMMOB aleyhine Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) tazminat davası açmıştır. Başvurucunun tazminat talepleri; tek geçim kaynağı olan mesleğini ceza aldığı süre içerisinde icra edemediği, bir süre sonra iş yerini kapatmak zorunda kaldığı, psikolojisinin olumsuz etkilendiği iddialarına dayanmaktadır. Mahkeme 5/3/2015 tarihli kararında idarenin ağır hizmet kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Bu karara başvurucu tarafından itiraz edilmiştir. Ankara Bölge İdare Mahkemesi Kurulu tarafından 25/4/2016 tarihinde itiraz isteminin reddine anılan kararın onanmasına karar verilmiştir. Başvurucunun karar düzeltme talebi ise Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi tarafından 10/1/2017 tarihinde reddedilmiştir. Kararın gerekçesinde, Mimarlar Odası Onur Kurulu tarafından 2015 yılında başvurucuya yeniden aynı cezanın verilmiş olduğu ve uygulanan cezadan dolayı yeniden ceza uygulaması yapılmadığı dikkate alınmıştır. Kararda başvurucunun işini yapamadığı sürenin disiplin cezasına dayanması nedeniyle tazminat talebinin kabulünün mümkün bulunmadığı ifade edilmiştir. Nihai karar 30/1/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 28/2/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 27/1/1954 tarihli ve 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nun maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Madde 26 – Odalara kayıtlı meslek mensuplarından bu kanuna aykırı hareketleri görülenlerle, meslekle alakalı işlerde gerek kasten ve gerekse ihmal göstermek suretiyle zarara sebebiyet veren veya akdettiği mukavalelere riayet etmeyen veyahut meslek şeref ve haysiyetini muhil durumları tesbit olunanlara kayıtlı bulundukları oda haysiyet divanınca aşağıda yazılı inzibati cezalar verilir:...ç) 15 günden 6 aya kadar serbest sanat icrasından men'i;...Bu cezaların verilmesinde sıra gözetilmez. Ancak sebep teşkil eden hadisenin mahiyet ve neticelerine göre bu cezalardan biri tatbik olunur." 10/7/2002 tarihli ve 24811 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Disiplin Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) "Disiplin cezaları ile ilgili genel ilkeler" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Madde 3 — Disiplin cezaları, meslek mensuplarının Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununa, Tüzüğüne ya da Ana Yönetmeliğine, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Genel Kurul kararlarına, ilgili Odanın Tüzüğüne ya da Ana Yönetmeliğine, Genel Kurul kararlarına ya da Yönetmeliklerine aykırı hareketleri görülenlere, meslekle ilgili işlerde gerek kasten gerekse ihmal göstermek suretiyle maddi ya da (Değişik ibare:RG-6/7/2012-28345) manevi zarar oluşturabilecek davranışta bulunanlara, aktettiği sözleşmelere uymayan, meslek şeref ve haysiyetiyle bağdaşmayan hareketleri saptananlara verilir.Suçların ve cezaların açık olması esastır. (Değişik cümle:RG-6/7/2012-28345) Hiç kimseye aynı olaydan ötürü birden fazla disiplin cezası uygulanamaz.Hakkında kovuşturma açılmış kişi, yöneltilen suçtan dolayı karar kesinleşene kadar Onur Kuruluna sevkedilmiş olmaktan ötürü suçlanamaz ve mesleğini uygulama konusunda herhangi bir kısıtlamaya tabi tutulamaz." Yönetmelik'in "Disiplin işlerinde yetki" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Madde 4 — (Değişik:RG-6/7/2012-28345) Disiplin işlerinde yetkili kurullar Oda Onur Kurulları ile Yüksek Onur Kuruludur. Oda Onur Kurullarının yetki alanı Oda ile sınırlıdır. Şubeler, üyelerin şikayet dilekçelerini Oda Yönetim Kurullarına, Odalar başka Odaları ilgilendiren olayları ilgili Odanın Yönetim Kuruluna iletmekle yükümlüdürler. (Değişik:RG-9/12/2004-25665) Oda Onur Kurullarınca verilen ağır para, meslek uygulamasının yasaklanması ve Odadan ihraç cezaları Yüksek Onur Kurulunun kararıyla kesinleşir.Yüksek Onur Kurulunun yetkisinde bulunan işlemler bu Kurul tarafından onaylanmadan kesinleşmez ve Oda kurullarınca uygulamaya konamaz." Yönetmelik'in "Meslek uygulamasının yasaklanması cezası" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Madde 9 — Meslek uygulamasının yasaklanması cezası ilgilinin geçici bir süre için mühendislik ya da mimarlıkla ilgili bir işte çalışma yapmasının yasaklanması ve üyelik haklarının bu süre içinde kullandırılmamasıdır. Yasaklama süresi 15 (onbeş) günden az 6 (altı) aydan çok olamaz. Sürenin verilmesinde asgari süre gözönünde bulundurulur, ancak aynı olaydaki birden fazla etkenin bulunması durumunda ceza ağırlaştırılır. Aynı suçun tekrarı durumunda ceza bu kez iki katı olarak uygulanır. (Mülga ibare:RG-6/7/2012-28345) (…) meslek uygulamasından yasaklama cezaları aşağıdaki durumlarda verilir:...ç) (Ek:RG-28/6/2010-27625) (Değişik:RG-10/11/2016-29884) Mühendislik mimarlık ve şehir planlama disiplinini ilgilendiren plan, proje veya hizmetlerde, bir mühendis mimar ya da şehir plancısı tarafından ya da sorumluluğunda yapılması gereken, ancak yetkisiz kişilerce üretilen plan, proje ve hizmetlerden birine imza atmak ya da attırmak, imzacılık yapmak." Yönetmelik'in "Genel kural" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Madde 12 — (Değişik fıkra:RG-6/7/2012-28345) Disiplin işlemleri soruşturma ve kovuşturma olarak iki bölümdür. Disiplin kovuşturmasına yer olmadığına ya da Onur Kuruluna sevk edilmesine karar verilebilmesi için Oda Yönetim Kurulunca atanmış soruşturmacı tarafından soruşturmanın yapılmış olması gerekir.Disiplin soruşturma ve kovuşturmalarında ilgiliye, kendisine yöneltilen suçun açık ve yazılı olarak bildirilmesi, yazılı savunmasının istenmesi ve bu savunma için 15 (onbeş) günlük bir süre tanınması zorunludur." 18/12/2004 tarihli ve 25674 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliği'nin "Şube soruşturma ve uzlaştırma kurulunun oluşumu, görev ve yetkileri, çalışma biçimi" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Madde 66- Şube Soruşturma ve Uzlaştırma Kurulu, Şube Genel Kurullarında seçilecek üç ya da beş asil ve aynı sayıda yedek üyeden oluşur. Şube Soruşturma ve Uzlaştırma Kurulunun görev ve yetkileri ile çalışma biçimi aşağıdaki gibidir:a) Şube Soruşturma ve Uzlaştırma Kurulu, Şube Yönetim Kurulu tarafından kurula iletilen konular üzerinde gerekli inceleme ve hazırlık çalışmalarını yapar. Değerlendirme sonucunda gerekli hallerde taraflar arasında uzlaşma sağlamaya çalışır. Aksi durumda Onur Kurulu çalışma esaslarına uygun olarak dosya düzenler ve Şube Yönetim Kuruluna iletir. Şube Yönetim Kurulu da gerekirse dosyayı Onur Kuruluna sevk talebiyle Oda Yönetim Kuruluna iletir....d) Şube Soruşturma ve Uzlaştırma Kurulu Büyükkent Şube yapılanması içinde, Büyükkent Şube Soruşturma ve Uzlaştırma Kurulu adı ile anılır."B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarında, mülkiyet hakkının kapsamı konusunda, mevzuat hükümlerinden ve derece mahkemelerinin bunlara ilişkin yorumundan bağımsız olarak özerk bir yorum esas alınmaktadır (Depalle/Fransa [BD], B. No: 34044/02, 29/3/2010, § 62; Anheuser-Busch Inc./Portekiz [BD], B. No: 73049/01, 11/1/2007, § 63; Öneryıldız/Türkiye [BD], B. No: 48939/99, 30/11/2004, § 124; Broniowski/Polonya [BD], B. No: 31443/96, 22/6/2004, § 129). AİHM, Van Marle ve diğerleri/Hollanda ([GK], B. No: 8543/79- 8674/79-8675/79-8685/79, 26/6/1986) kararından başlayarak çok sayıda kararında meslek unvanını, oluşturduğu mesleki itibarı ve müşteri çevresi (goodwill) nedeniyle birçok açıdan şahsi bir hak niteliği taşıdığı ve ekonomik bir malvarlığı değeri oluşturduğu gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (Sözleşme) ek 1 No.lu Protokol'ün maddesi anlamında mülk olarak kabul etmektedir (Van Marle ve diğerleri/Hollanda, § 41; Wendenburg ve diğerleri/Almanya (k.k.), B. No: 71630/01, 6/2/2003; Olbertz/Almanya (k.k.), B. No: 37592/97, 25/5/1999). Muhasebeci olan başvurucunun vergi danışmanlığı icra etme izninin kaldırılmasına ilişkin Olbertz/Almanya kararında, başvuru yine mülkiyetin kamu yararına kullanımının kontrolüne ilişkin üçüncü kural çerçevesinde incelenmiştir. AİHM, Almanya'nın birleşme sürecinde yeni bir ekonomik düzen oluşturulduğuna ve vergi danışmanlarının da bu bağlamda yeterli bilgi, uygulama ve donanıma sahip olmalarının öngörüldüğüne dikkat çekmiştir. Mahkeme, başvurucuya yüklenen külfetin ağır olduğunu kabul etmekle birlikte kamunun yararı ile karşılaştırıldığında ve devletlerin bu konudaki geniş takdir yetkileri dikkate alındığında mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçülü olduğuna karar vermiştir.