Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/6441 E. , 2024/2315 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/6441 Karar No : 2024/2315 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ... Eğitim Sağlık Pazarlama A.Ş.'nin v
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/6441 E. , 2024/2315 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/6441 Karar No : 2024/2315 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, ... Eğitim Sağlık Pazarlama A.Ş.'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla, davacının Türkiye Vakıflar Bankası ... şubesi nezdindeki banka hesabına konulan haciz işleminin iptali ve haczedilen tutarın iadesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu haciz işleminin dayanağı borçların, davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emri içeriği amme alacaklarından kaynaklanan kısmı yönünden; söz konusu borçların asıl borçlu şirketten tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinin, tebliğine ilişkin herhangi bir mazbata örneğinin dosyaya ibraz edilmediği dolayısıyla tahsil zamanaşımına uğrayan amme alacakları yönünden davacı adına yapılan takipte hukuka uyarlık görülmediği, dava konusu haciz işleminin dayanağı borçların, davacı adına düzenlenen ...tarih ve ...sayılı ödeme emri içeriği amme alacaklarından kaynaklanan kısmı yönünden; söz konusu borçların asıl borçlu şirketten tahsili için düzenlenen ödeme emrinin, tebliğ yapılan şahsın, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 94. maddesinde belirtilen kişilerden olduğu hususunun mazbataya işlenmediği, diğer yandan, söz konusu ödeme emrinin asıl borçlu şirkete 07/09/2012 tarihinde yapıldığı ileri sürülen tebliğ işleminin hukuken geçerli şekilde gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi halinde de tahsil zamanaşımına uğrayan amme alacakları yönünden davacı adına yapılan takipte hukuka uyarlık görülmediği, dava konusu haciz işleminin dayanağı borçların, davacı adına düzenlenen ... tarih ve ..., ... sayılı ödeme emirleri içeriği amme alacaklarından kaynaklanan kısımları yönünden; asıl borçlu şirketten tahsil için düzenlenen ödeme emirlerinin, usule uygun kesinleştirildiği anlaşıldığından bahse konu amme alacakları yönünden davacı adına yapılan takipte hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu haciz işleminin dayanağı borçların, davacı adına düzenlenen ... tarih ve..., ... sayılı ödeme emirleri içeriği amme alacaklarından kaynaklanan kısımları yönünden; söz konusu borçların asıl borçlu şirketten tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinin, ilanen tebliğ edildiği belirtilmekte ise de; davalı idarece yapılan ilanen tebliğ işlemi öncesindeki mutad tebliğ çalışmalarının davalı idare tarafından somut şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından kesinleştirilmeyen amme alacakları yönünden davacı adına yapılan takipte hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu haciz işleminin, davacı adına düzenlenen ...tarih ve .../... sayılı ödeme emirleri içeriği amme alacaklarından kaynaklanan kısımlarının iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olay tarihinde yürürlükte bulunan Türk Ticaret Kanununun ilgili maddelerinde, anonim şirketlerin yönetim kurulu tarafından idare ve temsil olunacağı düzenlemesinin bulunduğu, davacının .... Noterliği'nin ... tarih ve ... sayı ile tasdikli istifaname ile yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği ve yönetim kurulundan istifa ederek fiilen ayrılmak suretiyle şirketin borçlarının ödenmesi konusunda yetkisi kalmayan davacının, şirketin varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen kamu alacaklarından sorumlu tutulmasının hukuka uygun bulunmadığı dolayısıyla davacının asıl borçlu şirketin kanuni temsilciliğinden ayrıldığı 16/11/2009 tarihinden sonraki dönemlere ait kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ..., ..., ..., ... sayılı ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığından haczin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunma ve istinaf dilekçelerinde belirtilen iddialarla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmiştir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalının temyiz isteminin reddine, 2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun " Tescil ve ilanın üçüncü kişilere etkisi" başlıklı 36. maddesinde; ticaret sicili kayıtları nerede bulunurlarsa bulunsunlar, üçüncü kişiler hakkında, tescilin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği; ilanın tamamı aynı nüshada yayımlanmamış ise, son kısmının yayımlandığı günü izleyen iş gününden itibaren hukuki sonuçlarını doğuracağı ve tescili zorunlu olduğu hâlde tescil edilmemiş veya tescil edilip de ilanı zorunlu iken ilan olunmamış bir hususun, ancak bunu bildikleri veya bilmeleri gerektiği ispat edildiği takdirde, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebileceği hüküm altına alınmıştır. Dosyanın incelenmesinden, davacının şirket yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, bu hususun şirket yönetim kurulunca alınan kararla kabul edildiği, ancak ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilanın yapılmadığı anlaşıldığından, yukarıda açıklanan mevzuat hükmü uyarınca, hukuken yönetim kurulu üyeliği devam eden davacının şirketten tahsil edilmeyen kamu alacağından müteselsilen sorumlu olması karşısında Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına karşıyım.