3. Ceza Dairesi 2013/21399 E. , 2013/44193 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Beraat Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişi raporunda, dava konusu yerin sanık adına kayıtlı 601 parsel nolu taşınmazın kuzeydoğusunda yer alıp kadastro paftasında taşlık ve çalılık olarak tescil harici bırakılan alanda kaldığ…
**3. Ceza Dairesi 2013/21399 E. , 2013/44193 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Beraat Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen fen bilirkişi raporunda, dava konusu yerin sanık adına kayıtlı 601 parsel nolu taşınmazın kuzeydoğusunda yer alıp kadastro paftasında taşlık ve çalılık olarak tescil harici bırakılan alanda kaldığını; orman mühendisi bilirkişinin raporunda da sahada 3402 sayılı Kanuna göre arazi kadastrosu ve orman kadastrosu yapılmayıp yerin 1956 tarihli memleket haritasında maki, çalılık olarak belirlenen alanda, amenejman haritasında da bozuk diğer yapraklılar rümuzlu alanda kaldığının bildirilmesine karşılık eğim durumu, toprakta orman bitki örtüsü artığı bulunmaması, tüm yönlerden maki çalılık ve daha fazla da yabani zeytin oluşturan komşuları bulunması nedeniyle 6831 sayılı Kanunun 1. maddesinin 2. fıkrası “J” bendine göre makiliklerin toprak muhafaza karakteri taşımaması durumunda orman sayılmayan yerlerden sayıldığını, bu nedenle dava konusu yerin orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirterek çelişki oluşturulmasına ; maddede “ funda veya makilerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşımayan yerlerin orman sayılmayacağının düzenlenip bir yerin bu madde uyarınca orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenebilmesi için makilik ve orman sahalarının birleştiği yerlerde orman sınırlarının tespitine ilişkin Yönetmeliğin 6-9. maddelerinde öngörülen hususların araştırılması gerekmesine göre mahallinde konusunda uzman orman mühendisleri ve harita tekniğinden anlayan harita mühendisi bilirkişilerden oluşturulacak bir heyet vasıtasıyla ve zabıt mümziinin yer gösterimi suretiyle yeniden keşif yapılıp en eski tarihli memleket ve amenejman haritaları ile hava fotoğraflarının da mahalline tatbik edilip dava konusu yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı, toprak muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığı, toprağın yapısı, civar bitki örtüsü ve diğer teknik özellikleri de irdelenip üzerindeki orman bitki örtüsü tahrip edilse bile temeldeki asıl niteliği itibariyle orman sayılan yerlerden olup olmadığı, geçmiş zaman içinde ormandan kazanılıp kazanılmadığı, orman bitki örtüsü tahrip edilmiş olsa bile salt toprağının dahi 6831 sayılı Kanun gereğince orman olarak kabulu gerektiği de nazara alınarak yönetmeliğin ilgili maddelerine göre de inceleme yapılıp sahadaki makiliğin doğal mı orman tahribi sonucu mu oluştuğunun da belirlenmesinden ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesinden, yerin vasfının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,,