8. Ceza Dairesi 2024/20796 E. , 2024/6462 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1020 E. 2024/596 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize ha
**8. Ceza Dairesi 2024/20796 E. , 2024/6462 K.** **"İçtihat Metni"** T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1020 E. 2024/596 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.06.2023 tarihli iddianamesi ile sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Bursa 8.Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2023 tarihli kararı ile sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir. C. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 20.03.2024 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafinin temyiz istemi özetle;suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme yapıldığı, hatalı değerlendirme yapıldığına ilişkindir. 2. Sanık ... müdafinin temyiz istemi özetle; suç işleme kastı olmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme yapıldığı, hatalı değerlendirme yapıldığına ilişkindir. 3. Sanık ... müdafinin temyiz istemi özetle; Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik gerekçenin yetersiz olduğuna, hükmedilen cezanın ölçülülük ilkesine ve çifte değerlendirme yasağına aykırı olduğuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, olaydaki görüntü kayıtları ve flash belleğin hukuka aykırı delil olduğuna, hukuka aykırı deliller ile köşeye sıkıştırılan sanığın ikrar mahiyetindeki beyanının özgür irade ürünü olmadığına, haksız tahrik hükümlerinden de yararlanması gerektiğine ilişkindir. 4. Sanık ... müdafinin temyiz istemi özetle; haksız tahrik hükümlerinin uygulanmayarak fazla cezaya hükmedildiği, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanıklar ... ve ...'in alacak verecek meselesi nedeniyle katılan ... ile aralarında husumet bulunduğu, katılanın sanıklardan ... ile irtibatlı olduğunu öğrenen sanıklar ... ve ...'in diğer sanıklar ... ve ... ile bir plan yaptıkları, olay günü katılanı aracı ile almaya giden ve aracı kullanan ... ...'nin sanık ...'i göstererek müteahhit olarak tanıttığı, daha sonra katılanın araca bindiği ve araçta bulunan ... ve ...'in içerisinde gizlendiği yerden çıkarak katılanı bıçakla zorla alıkoydukları, daha sonra sanıklardan ... ve ...'e ait ofise zorla götürdükleri, sanıkların katılanı uzunca bir süre söz konusu ofiste katılanın rızası olmadan tuttukları, bu itibarla sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerilerine atılı cebir ve tehdit ile kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden Sanıklar müdafilerinin, temyiz istemlerini kanuni süresi içinde öne sürdükten sonra, sanık ...'in 19.07.2024 tarihli dilekçe, sanık ... müdafin ise 01.08.2024 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat ettiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 266 ncı maddesinin birinci fikrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasinin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle incelenmeksizin iadesine karar vermek gerekmiştir. B. Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden, İlk Derece Mahkemesinin, suçun sübutuna, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, olay günü katılanın silahtan sayılan bıçak ve birden fazla kişi ile birlikte cebir tehdit ve hile kullanılarak zorla alıkonulduğu, sanıklar ... ve ...'in olayın başından beri eyleme dahil oldukları, olay mahallinde bulunarak destek verdikleri gibi olayın sonlanması adına herhangi bir girişimde bulunmadıkları ve suça atılı iştirak ettikleri, alıkonulduğu süre boyunca katılanın darp edilmesi ve adli rapora göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığının tespit edilmesi karşısında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. İlk derece mahkeme gerekçesinde yazı ile yazılan kısımda eylemin cebir tehdit ve hile kullanılarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğunun belirtilmesine rağmen rakamla yazılan kısımda ceza tayininin 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilmeyen cezanın üst sınırdan belirlenmiş olması karşısında mahkemenin uygulama maddesini yazım hatası ile 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin birinci fıkrası olarak belirttiği kabul edilerek bu yazım hatası hukuka aykırı bulunmakla, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR A. Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 266 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyizden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Ceza Dairesinin, 20.03.2024 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin (E) bendinin ilk fıkrasında yazan ''TCK'nun 109/1'' ibaresi yerine ''TCK'nun 109/2'' ibaresi eklenmesi, suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.