Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2360 E. , 2024/5140 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2360 Karar No : 2024/5140 DAVACILAR : 1- ... Dış Ticaret Anonim Şirketi 2- ... (... ) VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Malezya ve Yunanistan menşeli/çıkışlı ... gümrük tarife pozisyonu altında kayıtlı "mensucat, poliüretanla emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş deri taklidi/diğerleri" cinsi eşya için önlemlerin etki…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2360 E. , 2024/5140 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2360 Karar No : 2024/5140 DAVACILAR : 1- ... Dış Ticaret Anonim Şirketi 2- ... (... ) VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Malezya ve Yunanistan menşeli/çıkışlı ... gümrük tarife pozisyonu altında kayıtlı "mensucat, poliüretanla emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş deri taklidi/diğerleri" cinsi eşya için önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı re'sen soruşturma açılmasına ilişkin 26/03/2021 tarih ve 31435 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2021/15 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ve soruşturmanın tamamlanmasına ilişkin 15/06/2022 tarih ve 31867 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2022/16 sayılı Tebliğ'in iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı şirketlerden Malezya’da yerleşik olan... (... ) SDN.BHD. dava konusu tebliğlerde bahse konu eşyaları Türkiye’ye ihraç etmekte iken diğer davacı ... Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin söz konusu eşyaları ithal ettiği, ihracatçı şirketin tebliğ ile ihraç pazarının daraldığı, ithalatçı şirketin ise soruşturma aşamasında teminat verdiği ve kesin önlem sonucu teminatlarının irat kaydedildiği, soruşturmanın açılışı ile vergilere karşılık teminat alınması şeklinde geçici önlem uygulanmasının Anayasa'nın 73. maddesinde yer alan kanunilik ilkesine aykırı olduğu, tebliğ ile bu şekilde vergi benzeri mali yük getirilemeyeceği, 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca geçici önlemin Resmi Gazete'de yayımlanmasından 60 gün sonra uygulanmaya başlaması gerekirken, açılış tebliğinde bu usule uyulmadığı, yayım tarihi itibarıyla tescil edilen tüm beyannamelere uygulandığı, geçiş sürecinin tebliğde düzenlenmediği, benzer tebliğlerde geçiş sürecinin tanındığı, bu nedenle kanunilik ile beraber öngörülebilirlik ve belirlilik ilkelerine de aykırı hareket edildiği, en fazla 4 ay uygulanabilecek ve 2 ay da uzatılabilecek geçici önlem süresinin aşıldığı, soruşturmanın açılış tebliği ile Çin Halk Cumhuriyeti ve Malezya’dan ton olarak ithalat miktarı ve birim fiyatlarının karşılaştırıldığı, dampingin varlığının fiyata indirgendiği, dampingin varlığı veya damping marjı ortaya konulmadan sadece ucuz fiyatla ithalat yapıldığından bahisle soruşturma açılmasının ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı olduğu, soruşturmanın açılışına, Çin Halk Cumhuriyeti ve Malezya’dan ithalatın artması sebep olarak gösterilmişse de, bunun iç pazarda anılan ürünlerin kullanım alanlarının ve talebin artması ile açıklanabilecek doğal bir artış olduğu, Çin Halk Cumhuriyeti'ne uygulanan damping nedeniyle Malezya’dan ithalat yapılmasının da ticari hayatın akışına uygun olduğu, konulan önlem ile iç pazardaki üreticilerin korunmadan ziyade avantajlı hale getirildiği, teknik olarak soruşturmaya konu edilen eşyalar dışında, yerli üreticiler üretim girdisi olarak birçok hammaddeyi ithal ettiğinden, tebliğ ile yerli üreticilerin korunması amacının da gerçekleşmediği, soruşturma sürecinin ulusal ve uluslararası mevzuata aykırı olarak yürütüldüğü, soruşturma açılan ülkelerden ton olarak yapılan ithalat miktarı ve birim kıymetlerinin hatalı olduğu, bunun KDS (Karar Destek Sistemi) kayıtları temin edildiğinde açıkça görüleceği, soruştumanın sadece eşyanın GTİP'i göz önüne alınarak yapıldığı, Çin Halk Cumhuriyeti'nden ithal edilen eşya ile Malezya’da üretilen eşyanın aynı kalitede ürün olmadığı, ... (... ) SDN.BHD. firmasının soruşturma aşamasında işbirliği yaptığı, istenilen bilgi ve belgeleri sunduğu, eksiklik bildirimi neticesinde eksiklerini tamamladığı, ancak idarenin yerinde inceleme yapmadığı, Malezya’ya gidilmeden soruşturmanın tamamlandığı, tebliğe konu eşyaların “gözetim uygulamasına” tabi olduğu, idarenin ithalat aşamasında dikkate almadığı satış bedeline, soruşturma evresinde itibar etmesinin usulsüz olduğu, .... (... ) SDN.BHD. firmasından istenen kayıt belgesi için Kuala Lumpur Ticaret Müşavirinin bir kez online, bir kez de fabrikada fiziki olarak tespitlerde bulunarak düzenlediği raporların soruşturma aşamasında görmezden gelindiği, yerinde inceleme yapılmadan düzenlenen nihai rapor üzerine idareye yapılan itiraz sonrası ilgili personelin yerinde ziyaret için görevlendirildiği, üretim yapıldığına dair fotoğraf ve kamera kayıtlarının bulunduğu, belge doğrulama ve katma değer hesabının hatalı yapıldığı, başka firmalara muafiyet uygulanmasının izaha muhtaç olduğu, COVID-19 salgın şartları göz önünde bulundurulmadan soruşturmanın tamamlandığı, önlem alınması için yerli üretimi olan bir malın dampingli fiyat ile ithal edilmesi, bu ithalatın yerli üretime zarar vermesi ya da zarar tehdidi yaratması, dampingli ithalat ile zarar tehdidi arasındaki illiyet bağını kesecek bir nedenin bulunmaması gerektiği, dava konusu önlemin alınması için bu şartların oluşmadığı, yerli üretim dalına zarar verildiğinin; satışlar, kârlar, üretim, piyasa payı, verimliliği, yatırım hasılatı, kapasite vs. değerlendirilmeden kapanış soruşturmasının tamamlandığı, İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin önlem alınmasından ziyade ithalattaki vergilerin askıya alınması yönünde görüş verdiği, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun Bakanlık bürokratlarından oluştuğu, bunun da bağımsız karar alınmadığını gösterdiği, damping marjı hesaplanmadan, önlem alınması mümkün olmadığı halde, Malezya menşeli ürünler için damping marjı hesaplanmadığı, usulüne uygun olarak düzenlenen menşe belgesi Malezya makamlarınca daha önce onaylandığı halde, Malezya’da üretilen ürünlerin Çin Halk Cumhuriyeti menşeli olduğu yönündeki ön kabulün hukuka aykırı olduğu, Çin Halk Cumhuriyeti ve Malezya arasında yapılan fiyat karşılaştırmasının hatalı olduğu, ticari değil, sınai hesaplama yoluyla denetim yapıldığı ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI: Soruşturma açılış Tebliğ’inin iptali için 60 günlük dava açma süresinin geçirildiği, 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yürütme organının antidamping vergisi koyabileceği, bu durumun Anayasa'nın 167. maddesine uygun olduğu, aynı Kanun’un 11. maddesine göre soruşturma süresi boyunca önlem konusu mallar için teminat alınabileceği, yürürlükte olan bir antidamping uygulamasının etkisizleştirildiği veya bertaraf edildiği durumlarda farklı usulde soruşturma yapıldığı, bunun İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik'te dayanağının bulunduğu, soruşturma yürütülürken sadece Malezya’dan Türkiye’ye ithalatın artması hususu değil, halihazırda önlem bulunan Çin Halk Cumhuriyeti ile Malezya arasındaki ithalat artışının da göz önüne alındığı, soruşturmaya esas sayısal verilerin Türkiye İstatistik Kurumu'ndan alındığı, 2 soruşturmanın bir arada yürütülmediği, hiçbir firma için yerinde doğrulama yapılmadığı, sadece bilgi ve belgeler üzerinden soruşturmanın tamamlandığı, İthalat Kayıt Belgesi’nin, haksız rekabetin önlenmesi soruşturması ile bir ilgisinin bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ... 'NIN DÜŞÜNCESİ : Malezya ve Yunanistan menşeli/çıkışlı ... gümrük tarife pozisyonu altında kayıtlı "mensucat, poliüretanla emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş deri taklidi/diğerleri" cinsi eşya için önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılmasına ilişkin olarak 26/03/2021 tarih ve 31435 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2021/15 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ve soruşturmanın tamamlanmasına ilişkin olarak 15/06/2022 tarih ve 31867 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2022/16 sayılı Tebliğ'in iptali istenilmektedir. 2021/15 sayılı Tebliğ ile Malezya ve Yunanistan menşeli/çıkışlı ... gümrük tarife pozisyonu altında kayıtlı “mensucat, poliüretanla emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş-deri taklidi/diğerleri” (PÜ suni deri) ithalatında re’sen yapılan incelemeler sonucunda önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılması ve açılan soruşturmanın usul ve esaslarının belirlenmesi amaçlanmıştır. 2022/16 sayılı Tebliğ ile 26/3/2021 tarihli ve 31435 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2021/15) ile Malezya ve Yunanistan menşeli/çıkışlı ... gümrük tarife pozisyonu altında kayıtlı “mensucat, poliüretanla emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş-deri taklidi/diğerleri” tanımlı eşyanın ithalatına yönelik olarak başlatılan ve Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturmanın tamamlanması neticesinde alınan karar yürürlüğe konulmuştur. İthalatta haksız rekabet hallerinden dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın tespiti, bu hallerde soruşturmanın açılması, yürütülmesi ve sona ermesi ile, soruşturma sonucunda alınabilecek önlemler 01/10/1989 tarih ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenmiş, 21/07/1999 tarih ve 4412 sayılı Kanunla; Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT) Tokyo Round müzakereleri sonucunda formüle edilen, Türkiye’nin de taraf olarak imzaladığı ve 31/12/1994 tarihinden geçerli olmak üzere onayladığı Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Kuruluş Anlaşması EK’ini oluşturan “GATT’ın VI’ncı Maddesinin Yürütülmesine Dair Anlaşma (Anti-Damping Anlaşması)” ile “GATT VI, XVI ve XXIII’üncü Maddelerinin Tefsiri ve Uygulanması ile İlgili Anlaşma (Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Tedbirler Anlaşması)”ya işlerlik kazandırmak ve Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında Gümrük Birliği kurulmasına dair 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı uyarınca AB müktesebatına uyum sağlamak amacıyla, 3577 sayılı Kanunda önemli değişiklikler yapılmıştır. Özellikle, 4412 sayılı Kanunun 13’üncü maddesiyle 3577 sayılı Kanunun 15. maddesinde yapılan değişiklikle, bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, GATT 1994'ün VI’ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşma ile Sübvansiyonlar ve Telafi Edici Tedbirler Anlaşması hükümlerinin dikkate alınacağı hükme bağlanmak suretiyle, dampinge veya sübvansiyona konu olan ürün ithalatına karşı Türk sanayiinin etkili bir şekilde korunmasına dönük işlem ve alınacak önlemleri düzenleyen mevzuatın genel çerçevesi çizilmiştir. 20/10/1999 tarih ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ile 30/10/1999 tarih ve 23861 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik de, ithalatta haksız rekabetin önlenmesi hakkında mevzuatın, idari düzenlemeler kısmında yer almaktadır. 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanunun 1' inci maddesinde; bu Kanunun ithalatta haksız rekabet hallerinde, dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla yapılacak işlemlere, alınacak önlemlere, gerekli ilke ve uygulama kararlarını verecek bir Kurul oluşturulmasına ve bunun görevlerine ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmiş, "Tanımlar" başlıklı 2' nci maddesinin (a) bendinde; Damping;'' bir malın Türkiye'ye ihraç fiyatının, benzer malın normal değerinin altında olması", (c) bendinde "İhraç fiyatı; ihraç amacıyla satılan mal için fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken fiyatı,"(d) bendinde, Benzer Mal; "dampinge veya subvansiyona konu mal ile aynı özellikleri taşıyan bir malı, böyle bir malın bulunmaması halinde ise benzer özellikleri yaşıyan başka bir mal", (e) bendinde, Normal Değer;" 1. ihracatçı veya menşe ülkede tüketime konu olan benzer mal için normal ticari işlemler sonucunda fiilen ödenmiş olan veya ödenmesi gereken karşılaştırılabilir fiyat, 2- ihracatçı ülke veya menşe ülkenin iç piyasasında normal ticari işlemler çerçevesinde benzer malın satışlarının olmaması ya da bu satışların uygun bir karşılaştırma yapılmasına elverişli bulunmaması durumunda, benzer malın üçüncü bir ülkeye ihracatında temsil niteliğini haiz karşılaştırılabilir fiyatı veya menşe ülkedeki maliyetine makul bir kar marjının eklenmesiyle tespit edilen fiyat", (g) bendinde, Damping marjı; "normal değerin ihraç fiyatını aştığı miktar,"(i) bendinde, Zarar;" bir üretim dalında maddi zararı, maddi zarar tehdidini veya bir üretim dalının kurulmasının fiziki olarak gecikmesi olarak tanımlanmış, aynı Kanunun 3.maddesinde; önlem alınmasını gerektiren hallerin; dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın Türkiye'de bir üretim dalında maddi zarara yol açması veya maddi zarar tehdidi oluşturması veya bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirmesi olduğuna değinilmiş, 4. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen damping incelemesi yapabileceği,şikayet ve incelemeye ilişkin usul ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelikle tespit edileceği öngörülmüş, 5'inci maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün görevleri belirlenmiş, 13'üncü maddesinde ise; soruşturma sonucunda, dampingli veya sübvansiyonlu ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, Kurulca belirlenen ve Bakanlıkça onaylanarak kesinleşen damping marjı veya sübvansiyon miktarı kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda dampinge karşı vergi veya telafi edici vergi alınacağı kurala bağlanmıştır. Öte yandan, 30.10.1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinde, normal değerin hesaplanmasına ilişkin esaslara, 9. maddesinde ihraç fiyatının belirlenmesine, 17. maddesinde zararın tespitine, 19. maddesinde şikayet ve incelemeye, 20. maddesinde soruşturma açılmasına, 35. maddesinde ise nihai gözden geçirme soruşturmasına ilişkin esaslara yer verilmiştir. İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Kanun ile Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre, haksız rekabete karşı bir üretim dalının korunması ve/veya ithal ülkesinin sanayisinin bozulmasının önlenmesi amacıyla getirilen dampinge karşı verginin, yerli üretim dalında somut ve tespit edilebilir zarara sebep olduğunun veya olacağının belirlenmesi halinde, dampinge konu ithalattan, normal değer ile ithale konu malın ihraç değeri arasındaki fark esas alınarak tahsil edileceği düzenlenmiştir. Davalı idare tarafından, 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yürütme organının antidamping vergisi koyabileceği, bu durumun Anayasa'nın 167. maddesine uygun olduğu, aynı Kanun’un 11. maddesine göre soruşturma süresi boyunca önlem konusu mallar için teminat alınabileceği, yürürlükte olan bir antidamping uygulamasının etkisizleştirildiği veya bertaraf edildiği durumlarda farklı usulde soruşturma yapıldığı, bunun İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelik'te dayanağının bulunduğu, soruşturma yürütülürken sadece Malezya’dan Türkiye’ye ithalatın artması hususunun değil, halihazırda önlem bulunan Çin Halk Cumhuriyeti ile Malezya arasındaki ithalat artışının da göz önüne alındığı, soruşturmaya esas sayısal verilerin Türkiye İstatistik Kurumu'ndan alındığı, iki soruşturmanın bir arada yürütülmediği, hiçbir firma için yerinde doğrulama yapılmadığı, sadece bilgi ve belgeler üzerinden soruşturmanın tamamlandığı, İthalat Kayıt Belgesi’nin haksız rekabetin önlenmesi soruşturması ile bir ilgisinin bulunmadığı savunulduğundan dava konusu edilen düzenlemelerde dayanağı mevzuata ve amaçlarına aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma için belirlenen günde, davacı vekili Av. ... 'ın, davalı idareyi temsilen Av.... 'ın geldiği görülerek Danıştay Başsavcılığı tarafından görevlendirilen Danıştay Savcısı ... 'nın katılımıyla yapılan duruşmada taraflara usulüne uygun olarak söz verilip, Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Malezya ve Yunanistan menşeli/çıkışlı ... gümrük tarife pozisyonu altında kayıtlı "mensucat, poliüretanla emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş deri taklidi/diğerleri" cinsi eşya için önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı re'sen soruşturma açılmasına ilişkin 26/03/2021 tarih ve 31435 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2021/15 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ve soruşturmanın tamamlanmasına ilişkin 15/06/2022 tarih ve 31867 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2022/16 sayılı Tebliğ'in iptali istenilmektedir. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak, bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri; düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olmasının bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmayacağı belirtilmiştir. 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 24. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, Bakanlıkların düzenleyici işlemleri ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak iptal davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görüleceği kurala bağlanmıştır. Yukarıdaki yasal düzenlemelere göre, ilan tarihinden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri, söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak, ilgili hakkında uygulama işlemi tesis edilmiş olması; uygulama işleminin ise, birlikte dava konusu yapıldığı düzenleyici işlemin uygulaması niteliğinde bulunması, aynı zamanda kesin ve yürütülebilir nitelik taşıması halinde mümkündür. Bu bakımdan; davanın, dava konusu eşya için önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılmasına ilişkin 26/03/2021 tarih ve 31435 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2021/15 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ve soruşturmanın tamamlanmasına ilişkin olarak 15/06/2022 tarih ve 31867 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2022/16 sayılı Tebliğlerin birlikte 20/06/2022 tarihinde açılan davaya konu edildiği görülmekte olup, soruşturma açılmasına ilişkin Tebliğe karşı teminat istenilmesine ilişkin uygulama işlemi üzerine, Uygulama Genel Tebliğine karşı da Resmi Gazete'de yayımı tarihinden itibaren işlemeye başlayan idari dava açma süresi içerisinde dava açıldığı anlaşıldığından, her iki tebliğ için de süre aşımı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. ESAS YÖNÜNDEN: İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 19. maddesinde, üretimi birden fazla ülkede gerçekleştirilen eşyanın bir ülke menşeli sayılabilmesi için, o ülkede yeni bir ürün imal edilmesi veya imalatın önemli bir aşamasının ve ekonomik yönden gerekli görülen en son esaslı işçilik ve eylemin o ülkede bu amaçla donatılmış işletmelerde yapılmasının gerektiği, aynı Kanun'un 20. maddesinde, esas amacının, Türkiye tarafından belirli ülkelerin eşyasına uygulanan hükümleri aşmak olduğu tespit edilen veya yapılan araştırma sonucunda hakkında bu yönde bir kanaat oluşan bir işçilik veya işlemle üretilmiş eşyanın, 19. maddeye dayanılarak o ülke menşeli sayılmayacağı hükme bağlanmıştır. 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun'un, "amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde, bu Kanun'un, ithalatta haksız rekabet hallerinde dampinge veya sübvansiyona konu olan ithalatın sebep olduğu zarara karşı bir üretim dalının korunması amacıyla yapılacak işlemlere, alınacak önlemlere, gerekli ilke ve uygulama kararlarını verecek bir kurul oluşturulmasına ve bunun görevlerine ilişkin usul ve esasları kapsayacağı hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 3. maddesinde, önlem alınmasını gerektiren haller, dampinge konu olan ithalatın Türkiye'de bir üretim dalında maddi zarar tehdidi oluşturması veya bir üretim dalının kurulmasını fiziki olarak geciktirmesi olarak belirlenmiş; 4. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün şikayet üzerine veya gerektiğinde resen damping incelemesi yapabileceği, şikayet ve incelemeye ilişkin usul ve esasların çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceği, 5. maddesinde, İthalat Genel Müdürlüğünün, şikayet üzerine veya gerektiğinde re'sen verilen bilgi ve belgeler veya mevcut diğer bilgilerin ışığı altında ön incelemeyi yapmak, soruşturma açılıp açılmayacağı hususunda kurula teklif sunmak, soruşturma açılması halinde, soruşturmayı yürütmek ve önlemlerle ilgili kurula teklif sunmakla görevli olduğu, 6. maddesinde, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun, soruşturma sonuçlarını değerlendirmek, bunun gerektireceği tedbirleri almak ve kesin önlem kararını Bakanlığın onayına sunmakla görevli olduğu belirtilmiş; 7. maddesinde yapılan soruşturma sonucunda Kurul tarafından belirlenen ve Bakanlıkça onaylanan damping marjı kadar dampinge konu malın ithalatında dampinge karşı vergi alınacağı, 10. maddesinde, re'sen veya şikayet üzerine yapılan inceleme sonucunda dampinge konu olan ithalatın ve bu ithalattan kaynaklanan zararın varlığı konusunda yeterli delillerin bulunması durumunda soruşturma açılacağı, soruşturmanın usul ve esaslarının Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelik ile tespit edileceği; 13. maddesinde, soruşturma sonucunda dampingli ithalatın varlığı ve bu ithalatın zarara neden olduğu belirlendiğinde, bu zararın önlenmesi amacıyla, Kurulca belirlenen ve Bakanlıkça onaylanarak kesinleşen damping marjı kadar veya zararı ortadan kaldıracak daha az bir oran veya miktarda dampinge karşı vergi alınacağı, yürürlüğe konulan dampinge karşı verginin veya telafi edici verginin geçerlilik süresi, uygulanması, askıya alınması, gözden geçirilmesi ve iadesi ile yürürlükte bulunan önlemlerin etkisiz kılınması halinde yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esasların Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edileceği hükümlerine yer verilmiştir. İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının tanımlar başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde, "Önlemlerin Etkisiz Kılınması", yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller olarak tanımlanmış; aynı Kararın "önlemlerin etkisiz kılınmasının engellenmesi" başlıklı 11. maddesinde ise kesin önlemlerin, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda etkisiz kılındığının açılacak soruşturma neticesinde belirlenmesi halinde, dampinge karşı vergilerin, önleme konu ülkeden benzer mallar ya da parçaları ile bunların üçüncü ülkelerden ithalatını da kapsayacak şekilde genişletilerek uygulanabileceği, önlemlerin etkisiz kılınmasının engellenmesine ilişkin işlemler ve yürütülecek soruşturmalar ile ilgili usul ve esasların yönetmelikle belirleneceği hüküm altına alınmıştır. İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelikte de yukarıda yer verilen hükümler doğrultusunda düzenlemeler yer almış, ayrıca bazı özel durumlar ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda, " İşbirliğine gelinmemesi" başlıklı 26. maddesinde ilgili taraflardan birinin, verilen süreler içinde gerekli bilgiyi sağlamaması ya da bu bilgiye ulaşılmasını reddetmesi veya soruşturmayı engellediğinin anlaşılması veya yanlış ya da yanıltıcı bilgi vermesi hallerinde söz konusu tarafın işbirliğine gelmemiş addedileceği, bu durumda geçici veya nihai belirlemelerin, olumlu ya da olumsuz, mevcut verilere göre yapılabileceği, "Örnekleme" başlıklı 27. maddesinin 3. fıkrasında, soruşturmanın, bu madde hükmü uyarınca bir örnekleme ile sınırlı tutulduğu hallerde, ayrı ayrı inceleme yapmanın soruşturmayı yürüten makam üzerinde gereksiz bir yük oluşturarak soruşturmanın zamanında tamamlanmasını engelleyecek kadar çok sayıda ihracatçı ve üreticinin bulunduğu haller dışında, başlangıçta seçilmemiş olan ancak gerekli bilgi ve belgeleri zamanında sağlayan ihracatçı veya üreticiler için ayrı bir damping marjı hesaplanacağı, "Önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma" başlıklı 38. maddesinde, yürürlükte bulunan dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin etkisiz kılındığını iddia eden yerli üreticilerin, iddialarını destekleyen delillerle birlikte yazılı olarak Genel Müdürlüğe başvuruda bulunarak önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturma açılmasını talep edebilecekleri, Genel Müdürlüğün teklifi üzerine re'sen de soruşturma açılabileceği, yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici vergiden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda, Türkiye ile üçüncü bir ülke veya Türkiye ile önleme konu ülke veya Türkiye ile önleme konu ülkedeki firmalar arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğine ve yürürlükteki dampinge karşı vergi veya telafi edici verginin iyileştirici etkisinin azaltıldığına veya bertaraf edildiğine dair delillerin bulunduğu haller için başlatılacak soruşturmalarda bu Yönetmeliğin dampingin, sübvansiyonun ve zararın tespitine ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca, bir ürünün Türkiye'ye, ihracatçı ülke iç piyasasındaki cari fiyatından daha düşük fiyatlarla ihraç edilmesi ve bu nedenle yerli üretim dalının ciddi bir zarara uğraması veya zarar tehdidi altında olması durumunda, yapılacak soruşturma sonucunda yeterli bulgular elde edilmesi halinde, söz konusu ürünün ithalinde dampinge karşı vergi öngörülmek suretiyle önlem alınabilecektir. Yürürlüğe konulan önlemlerin etkisiz kılınması durumunda da Yönetmeliğin 38. maddesi uyarınca açılacak soruşturma sonucunda, önlemlerin etkisiz kılındığı sonucuna ulaşıldığı takdirde aynı eşyanın başka ülkelerden ithalinde de önlem uygulanabilecektir. Dosyanın incelenmesinden, Ticaret Bakanlığınca yapılan soruşturmada; ... gümrük tarife pozisyonu altında kayıtlı "mensucat, poliüretanla emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş deri taklidi/diğerleri" cinsi eşya için önlemlerin etkisiz kılınmasına cinsi eşyanın Çin Halk Cumhuriyeti menşei ithalatında 2016/44 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile 2005/2 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile yürürlüğe konulan önlemin devamına karar verildiği, bu önlemin 2021/18 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ile aynen uygulanmasına devam edilmesine karar verildiği, 2021/15 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ kapsamında uygulanan dampinge karşı Malezya ve Yunanistan menşeli Pü suni deri ithalatına yönelik olarak önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı resen soruşturma başlatıldığı, soruşturma dönemi olarak 2018-2020 yılları arasındaki dönem esas alınarak yürütülen soruşturma kapsamında ÇHC menşeli soruşturma konusu eşya ithalatında uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin, Malezya ve Yunanistan menşeli/çıkışlı eşya ithalatı yoluyla etkisiz kılındığına ilişkin re'sen başlatılan incelemeyle söz konusu eşya ithalatı için İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunca, Yönetmeliğin 38. maddesi çerçevesinde önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı açılan ve anılan yıllar arası dönemi kapsayan soruşturmada ithalat istatistiklerinin değerIendirildiği; ... GTİP'li soruşturma konusu eşyanın toplam İthalatı 2018 yılında 7 bin ton (72,8 milyon ABD Doları); 2019 yılında 7,9 bin ton (67,8 milyon ABD Doları); 2020 yılında 11,1 bin ton (78,6 milyon ABD Doları) seviyesinde gerçekleşirken ithalata ilişkin ortalama birim fiyatların 2018-2020 döneminde sırasıyla 10,5; 8,6 ve 7 ABD Doları/Kg seviyesinde gerçekleştiği, ÇHC'den gerçekleştirilen ithalatının 2018 ila 2020 döneminde miktar ve değer bazında azaldığı, soruşturma konusu eşyanın Malezya'dan ithalatının 2018-2020 yılları arasında sırasıyla 2,9 ton (7,9 bin ABD Doları); 617 ton (3,4 milyon ABD Doları); 1.735 ton (7 milyon ABD Dolan) seviyesinde gerçekleştiği, aynı yıllar sırasıyla 2,7; 5,4 ve 4,0 ABD Doları/Kg seviyesinde olan birim fiyatlarının genel ithalat ve ÇHC birim fiyatlarının oldukça altında kaldığı; artan ithalat ve düşük birim fiyatlar sebebiyle önlemin iyileştirici etkisinin azaltıldığı, eşyanın toplam ithalatı miktar bazında soruşturma konusu dönemde sürekli olarak azalırken, Malezya'dan yapılan ithalatın 2018 yılında %1'in altındayken 2019 ve 2020 yıllarında bu oranın %8 ve %16'ya yükseldiği ve bu artışın Malezya ile Türkiye arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklindeki değişikliği gösterdiği, soruşturma konusu eşya ithalatında en büyük tedarikçinin ÇHC olduğu, Türkiye'ye ihracatın önemli oranda artış gösterdiği Malezya'nın ÇHC'den yapmış olduğu ithalatın da artış gösterdiği, Malezya'nın soruşturma konusu eşya ihracatında ilk sıralarda Türkiye'ye yapıldığı, soruşturma için gerekli bilgilerin temini amacıyla soru formu gönderildiği, verilen süre içerisinde davacı tarafından soru formu cevabı sunulduğu, soruşturma kapsamında esaslı bilgi ve belgeleri sağlamayan firmaların İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 26. maddesi uyarınca "iş birliğinde bulunmadı" olarak addedildiği, bu durumda, önlemlerin etkisiz kılınmasına yönelik belirlemeler için, olumlu ya da olumsuz eldeki mevcut verilerin kullanıldığı açıklamalarına yer verildiği, soru formuna sunulan cevaplarda esaslı eksikliklerin bulunduğu tespit edilerek firmaya eksiklik bildirimi yapıldığı, anılan firma tarafından eksiklik bildiriminde talep edilen esaslı eksikliklerin tamamlanmadığının görüldüğü, Malezya'da mukim ... (... ) ... firmasının soruşturma kapsamı eşyanın üretiminde kullandığını belirttiği ham madde alımlarına ilişkin talep edilen belgelerin büyük bir kısmını sunmadığı, çalıştırdığı işçi sayısına ilişkin eksik bilgi sunduğu, üçüncü ülkeye yapılan satışlarına ilişkin tablo, fatura ve stok kartı bilgilerinin birbiriyle tutarsız ve yanlış olduğu kabul edilerek İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 26. maddesi uyarınca "iş birliğinde bulunmadı" olarak addedilerek anılan firmaya ilişkin belirlemelerin, olumlu ya da olumsuz mevcut verilere göre yapıldığı, ithalat istatistiklerinin incelenmesi neticesinde, soruşturma konusu eşya üretiminde kullanmak üzere 137 ton ham madde alımının sekiz adedinin faturalandırıldığı, 2020 yılında 137 ton ham madde kullanarak 364 ton eşyanın üretilemeyeceği, 9 adet çalışana ilişkin bilgiye sosyal güvenlik ödemelerinde yer verilse de beyan edildiği gibi 30 işçiyi gösterir bir belge bulunmadığı tespitlerinden eşyanın Malezya'da bulunan tesiste üretilmesinin mümkün olmadığı, önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı soruşturmada bu Yönetmeliğin dampingin, sübvansiyonun ve zararın tespitine ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı, bu nedenle yerinde denetimin yapılmasının gerekli olduğu yolundaki iddiaların yerinde olmadığı, yürürlükteki dampinge karşı önlemi etkisiz kıldığı sonucuna varıldığı ve tüm bu veriler çerçevesinde Klarge firmasınca yürürlükteki dampinge karşı önlemden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucunda yürürlükteki dampinge karşı önlemlerin etkisiz kılındığı ve yürürlükteki dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisinin azaltıldığı sonucuna varıldığı, bu kapsamda dampinge karşı önlemlerden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir işlem sonucunda Türkiye ile anılan firma arasındaki ticaretin gerçekleştirilme şeklinde bir değişikliğin meydana geldiğinin değerlendirildiği, ayrıca soruşturma döneminde firma tarafından soruşturma konusu ürünlerde Türkiye'ye yapılan ihracatın miktarındaki yüksek artış ve birim fiyatlarındaki düşüklüğün dampinge karşı önlemin iyileştirici etkisinin azaltıldığına işaret ettiği değerlendirilmiş, dava konusu PÜ suni deri cinsi eşya için soruşturma açılmasına yönelik 26/03/2021 tarih ve 31435 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2021/15 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ ve soruşturmanın tamamlanmasına ilişkin 15/06/2022 tarih ve 31867 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2022/16 sayılı Tebliğ kapsamında, tabloda gösterildiği şekilde, Malezya'da yerleşik şirket için Çin Halk Cumhuriyeti menşeli eşyalar için dampinge karşı önlem oranı belirlenerek yürürlüğe konulmasına karar verildiği görülmektedir. Yukarıda yer verilen tespitler uyarınca, ... (...) ... firmasının soruşturma kapsamında istenilen belgeleri yönetmelikte belirtilen süre ve ek sürelerde eksik olarak teslim ettiği anlaşıldığından İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 26. maddesi uyarınca "iş birliğinde bulunmadı" olarak addedilmesi suretiyle anılan firmaya ilişkin belirlemelerin, olumlu ya da olumsuz mevcut verilere göre yapılarak ithalat istatistiklerinin incelendiği, aynı Yönetmeliğin 38. maddesi uyarınca önlemlerin etkisiz kılınmasına karşı başlatılan soruşturmanın damping, sübvansiyon ve zararın tespitine ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı düzenlendiğinden yerinde denetim yapılmasının gerekmediği, soruşturma konusu eşya üretiminde alındığı ileri sürülen ve ibraza konu faturalandırılan ham madde miktarı ve kanıtlanan işçi sayısıyla iddia edildiği miktarda eşyanın Malezya'da bulunan tesiste üretilmesinin mümkün olmadığı, ... gümrük tarife pozisyonu altında kayıtlı "mensucat, poliüretanla emdirilmiş, sıvanmış, kaplanmış veya lamine edilmiş deri taklidi/diğerleri" cinsi eşyaların gerçekte Çin Halk Cumhuriyeti menşeli olmasına rağmen, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli eşya için getirilen önlemleri etkisiz kılmak amacıyla menşe yanıltması yapılmak suretiyle diğer davacı ... Dış Ticaret Anonim Şirketi tarafından Malezya'dan ithal edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, ... gümrük tarife istatistik pozisyonundaki PÜ suni deri cinsi eşya için mevcut damping önlemlerinden kaçınma dışında yeterli bir haklı nedeni veya ekonomik gerekçesi bulunmayan bir uygulama, işlem veya iş sonucu yürürlükteki dampinge karşı önlemin etkisiz kılınarak önlemin iyileştirici etkisinin azaltıldığı sonucuna varılarak, re'sen soruşturma açılmasına ilişkin Tebliğ ile soruşturma konusu eşyaların, tabloda belirtildiği şekilde, Malezya'dan ithalatında, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli eşya için öngörülen önlem ile aynı tutarda dampinge karşı önlemin yürürlüğe konulmasına ilişkin Tebliğde hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... -TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemeleri halinde davacılara iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 11/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.