6. Hukuk Dairesi 2023/4477 E. , 2024/545 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sıra cetveli itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece (Yargıtay kapatılan 23.Hukuk Dairesi) kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine, Mahkemes…
**6. Hukuk Dairesi 2023/4477 E. , 2024/545 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sıra cetveli itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece (Yargıtay kapatılan 23.Hukuk Dairesi) kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine, Mahkemesince 25.05.2023 tarihli ek karar ile yüze verilen kararlarda temyiz başvuru sürecinin tefhimden itibaren başladığı gerekçesiyle temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir. Ek karar şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Ek kararı temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: HMK'nın 298/3. (HUMK'nın madde 388) maddesi uyarınca hakimin kararı, gerekçesi ile birlikte yazması ve hüküm sonucunu HMK'nın 294/3. (HUMK'nın madde 389) maddesinde öngörülen biçimde oluşturarak tefhim etmesi asıldır. Ne var ki, uygulamada HMK'nın 294/4. (HUMK'nın madde 381/son ) fıkra hükmüne dayanılarak zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucu (çoğu kez anılan madde hükmüne uygun olarak hazırlanmadan) tutanağa geçirilip, tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılmaktadır. Yargılama sonunda şikayetin reddine ilişkin kısa karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 11.04.2023 tarihinde tefhim edilmiş ise de, gerekçeli karar daha sonra yazılmış ve şikayetçi vekiline 24.10.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup, bu tarihten itibaren temyiz süresi işlemeye başlamıştır. Zira gerekçeli karar tüm unsurlarıyla tefhim edilmemiştir. İİK'nın 363. maddesi uyarınca tefhimden itibaren temyiz süresinin başlaması hükmün HMK'nın 298/3 ve 294/3. maddeleri uyarınca yazılıp, tefhimine bağlıdır. Bu durumda, mahkemenin temyiz süresinin tefhimden başlayacağı ve şikayetçi vekilinin temyiz dilekçesinin yasal süresi geçtikten sonra verdiği gerekçesinde isabet bulunmadığından, şikayetçi vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile 25.05.2023 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek, 11.04.2023 tarihli karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA