Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifinin üyesi olduğunu 03/04/2016 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını, toplantıya 3130 üyeden 726 kişinin asaleten, 834 kişinin vekaleten katıldığını, başkanlık divanı seçiminin oy çokluğuyla yapıldığını belirtildiğini, ancak esas sözleşmesinin 39. maddesi gereğince toplantıya katılanların ayrı ayrı gösterilmesi gerekmesine karşın bu durumun belirtilmediğini ve başkanlık divanı seçiminin geçersiz olduğunu, 2014 yılı bila
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; davacı şirketin ...... marka model .... plakalı aracı 22.04.2016 tarihinde davalıdan satın aldığını, aracın 0 Km olarak alındığını, gözden geçirilmesi sonucu bir ayıba rastlanmadığını, alındığı günden itibaren en ufak yağmurda fren balata disklerinden ses geldiğini, bu kapsamda değiştirildiklerini, ancak yine sesin giderilemediğini, ayrıca bagaj kapağının ses yaptığını, servisteki müdahaleyle giderilmişse de daha sonra sesin tekrar başladığını, opsiyonel olarak aracı bagaj kapağının açılmasını sağlayan hands free özelliğinin eklendiğini ancak çalışmadığını, ilk alındığında vites şanzıman sorunları yaşandığını, motorunun 19.05.2018 tarihinde servise girdikten 3 ay sonra 13.08.2018 tarihinde komple değiştirildiğini, aracın daha sonra da 16.09.2018 ve 29.09.2018 tarihlerinde arıza yaptığını, aynı sorunların çok kişi tarafından yaşandığını öğrendiklerini, araçtaki ayıpların gizli ayıp olduğunu belirtmiş ve terditli olarak aracın 0 Km misliyle değiştirilmesini veya ayıplı aracın iadesi ile bedelinin avans faizi ile tahsilini veya ayıp oranında bedelden indirim yapılmasını istediklerini belirtmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının talepleri yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, esasa girilmeden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayıp ihbarının zamanında yapılmadığını, davacının seçimlik haklarından ücretsiz onarım hakkını kullandığını, bu nedenle beden indirimi, misliyle değişim veya bedel iadesi seçimlik haklarını kullanamayacağını, üretimden kaynaklanan ve ayıp olarak nitelendirilebilecek bir arızanın olmadığını, arızaların garanti kapsamında orijinal parça kullanılarak giderildiğini, kullanım amacı bakımından değerini veya davacının ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran bir durum olmamakla beraber araçtan yararlanamamanın süreklilik arz etmesi ve tamirin mümkün olmaması hallerinin söz konusu olmadığını, davacının aracı kullandığını ve halen de kullanmayı sürdürdüğünü, araçtan yararlanmayı ortadan kaldıran veya eksilten bir vasıf eksikliğinin olmadığını, ayıp iddialarını kabul etmemekle birlikte davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığını, davanın reddinin gerektiğini, aracın değişimi veya bedel iadesine karar verilmesi halinde davacının araçtan elde ettiği faydaların araç bedelinden mahsubuna veya davalı şirkete iadesine karar verilmesi gerektiğini, bedel iadesi veya bedel indirimi durumunda faiz taleplerinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.DELİLLERUyap araç takyidat bilgileri, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi yazı cevabı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEİş bu dava, satım sözleşmesi konusu aracın ayıplı olduğundan bahisle ayıplı malın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi, mümkün olmaması durumunda ise bedel iadesine ilişkindir. Davacı taraf dava dilekçesi ile, dava konusu ...... marka model .... plakalı aracı 22.04.2016 tarihinde davalıdan 0 (sıfır) km olarak satın aldığını, alındığı günden itibaren fren balata disklerinden ses geldiğini, bagaj kapağının ses yaptığını, opsiyonel olarak aracı bagaj kapağının açılmasını sağlayan hands free özelliğinin eklendiğini ancak çalışmadığını, ilk alındığında vites şanzıman sorunları yaşandığını, servisteki müdahalelere rağmen söz konusu sorunların giderilemediğini, aracın motorunun ise 19.05.2018 tarihinde servise girdikten 3 ay sonra 13.08.2018 tarihinde komple değiştirildiğini, aracın daha sonra da 16.09.2018 ve 29.09.2018 tarihlerinde arıza yaptığını, bu sebeple aracın ayıplı olarak satış işleminin gerçekleştiğini belirterek, öncelikle misli ile değiştirilmesi, olmadığı taktirde tazminata hükmedilmesini talep ettiği görülmektedir. Davalı taraf ise, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, ayıp ihbarının zamanında yapılmadığını, davacının seçimlik haklarından ücretsiz onarım hakkını kullandığını, dolayısıyla diğer haklarını kullanamayacağını, araçta üretimden kaynaklanan ve ayıp olarak nitelendirilebilecek bir arızanın olmadığını, arızaların garanti kapsamında orijinal parça kullanılarak giderildiğini, kullanım amacı bakımından değerini veya davacının ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran bir durum olmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir.