T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/281 KARAR NO : 2025/3199 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/09/2023 NUMARASI : 2022/132 E - 2023/625 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan in…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/281 KARAR NO : 2025/3199 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/09/2023 NUMARASI : 2022/132 E - 2023/625 K DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili başlangıçta asliye hukuk mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sahibi olduğu G.OP. İlçesi Merkez Mah. Kehribarcı Cad. Begonya sk. ... adresinde kain gayrimenkulleri 25.11.2011 tarihinde satın aldığını, müvekkilinin satın aldığı gayrimenkullerden birine ait olan depo olarak kullanılan ...-6 mukavele nolu İSKİ aboneliğini üzerine almadığını, aboneliğin gayrimenkulleri satın aldığı ... adına 21.11.1972 tarihinde iş yeri olarak yapılan sözleşme ile ... nolu sayaçta ile devam ettiğini, depo içindeki 1999 model eski su sayacının yenisi ile değiştirilip depo dışına aldırıldığını, İski'den gelen görevlinin bozuk olan eski saati üzerinde değişim yaparken 3415 m3 son kullanım numarası okunduğunu, saatin deponun kapalı olduğu tarihlerden önce 26.04.2012 tarihinde okunan son numarasının davalı idare kayıtlarında 1040 olarak gözüktüğünü, İski tarafından 26.04.2012 ile 08.10.2015 tarihleri arasında 2375 m3 su kullanımı olduğundan 20.309 Tl tutarında fatura düzenlendiğini, müvekkiline ait depo olarak kullanılan işyerinin sürekli olarak kapalı olduğunu, işyerinin kapalı olduğunun İSKİ kayıtlarında da olduğunu, müvekkilinin bahsi geçen miktarda bir kullanımı olamasının söz konusu olmadığını, söz konusu eski sayacın teknik bilirkişi incelemesinden geçerek sağlıklı çalışıp çılışmadığının araştırılmasını talep ettiğini, davalı kurumun itiraz neticesinde böyle bir inceleme gereği duymadan yapılan itiraza olumsuz cevap verdiğini, faturayı saat değişiminden 4-5 ay sonra tanzim edilerek gönderdiğini, müvekkili aleyhine fazla miktarda çıkan su faturasının tespit edilerek fazla çıkan su bedelinin iptalini, müvekkiline ait başkaca aboneliklerin davalı tarafından iptal edilmemesi ve bunlara ilişkin su kullanımının kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu sayacın bulunduğu deponun işyerinin deposu olarak kullandığını iddia ettiğini, sayaç ve sayaçtan geçen suyun ticari amaçla kullanıldığını, Sayaç ve sayaçtan geçen suyun ticari maçla kullanılması nedeniyle davaya bakmaya görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu ve davanın görevden reddinin gerektiğini, davaya konu IE ...-6 numaralı sözleşmenin 21.11.1972 yılında idare ile ... arasında yapıldığını, 16.06.1999 yılında sayaç değişimi yapıldığını, 24.06.2009 tarihinde 10. Yılını dolduran sayacın değişiminin yapılmak istendiği ancak kilit altında olduğundan sayaç değişiminin yıpılamadığını, 27.06.2011 tarihinde tekrar sayaç değişimi yapılmak istendiğini, kilit altında bulunduğundan dolayı sayaç değişiminin yapılmadığının, 04.04.2012, 27.02.2013, 03.10.2013, 30.11.2013, 31.12.2013, 31.01.2014, 03.03.2014, 01.12.2014 tarihinde 33 nolu sayaç kontrol işemri basıldığını, ancak sayaç yeri kilit altında bulunduğundan kontrol işleminin yapılamadığını, 09.10.2015 tarihinde 18 nolu işemri ile davaya konu sayacın söküldüğünü ve yerine yeni sayacın takıldığını, depo dışına alınan sayacın son kullanım numarasında hatalı bir işleme rastlanılamadığını, davacının sayacın depo dışına çakırtılıp okunmuş ise de burası kapılı olduğundan bu kadar tüketim yapılamayacağını iddia ettiğini, yapılan incelemeler sayaç üzerinde herhangi bir dap, kırık vs. İzine rastlanılmadığını ve tüketim miktarını etkileyecek bir müdahaleye rastlanılamadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda 17/02/2022 tarih ve 2021/1385 E-2022/470 K sayılı kararımızla özet olarak; "Somut olayda; mahkemece 04/06/2020 tarihli dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu verilen ara kararı ile bilirkişi incelemesi ara kararı oluşturulduğu, taraflara tebliğ edildiği, davacıdan yatırılması istenilen bilirkişi ücreti, HMK'nın 324. maddesi uyarınca delil ikame avansı niteliğinde olup, bu avansın süresinde yatırılmamasının hukuki sonucu, delile dayanan tarafın o delilden vazgeçmiş sayılmasıdır. Davacı tarafça belirtilen delil avansı kesin süreye rağmen yatırılmamıştır. 03/12/2019 tarihli oturumda davacı vekilinin tanıklarının keşif sırasında dinlenilmesinin istendiği, 04.06.2020 tarihli oturumda ise davacı vekilinin " Su saatleri eskidir, İSKİ'nin yazı cevabını sunduk, bilirkişiye dosyanın bu haliyle gönderilmesini talep ederiz, su faturaları da dosya içerisinde bulunmaktadır, söz konusu kesilen faturalara ilişkin borçlu olmadığımızın tespitini talep ederiz," şeklinde beyanda bulunmuştur. 04.06.2020 tarihli ara kararda bilirkişilere gerektiğinde sayacı yerinde inceleme yetkisi verildiği, tanıkların dinlenilmesiyle ilgili ara karar oluşturulmadığı, keşif günü de belirlenmediği anlaşılmaktadır. Şu halde, davacının tanık deliline de dayandığı anlaşılmakla tanıklar dinlenilmeden ve deliller tam anlamıyla ileri sürülüp, incelenmeden dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verildiği, bu haliyle bilirkişi incelemesine sıra gelmeden karar oluşturulduğu ve gider yatırılmadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir." gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Davacıya ait olan "Merkez mah. Kehribarcı cad. Begonya sok. ..." adresinde bulunan işyerinde 21/11/1972 tarihinde "..." adına tesis edilen su aboneliği sözleşmesinin bulunduğu, sayacın 1999 yılına ait olması nedeniyle davalı tanıkları beyanlarında belirtildiği üzere davalı İSKİ tarafından sayaç değişim ve kontrol işlemleri için davacıya ait olan işyerine gelindiği ancak 08/10/2015 tarihine kadar sayaç değişim işlemlerinin yapılamadığı, 08/10/2015 tarihinde 18 no lu iş emri ile ... numaralı sayacın çıkartılarak yerine 6643743 numaralı sayacın takılması suretiyle sayaç değiştirilmesi işleminin gerçekleştirildiği ve 26/04/2012 tarihinden 08/10/2015 tarihine kadar sayaçta yer alan endeks bilgilerine göre 2375 m3 su kullanımından kaynaklı olarak davalı İSKİ tarafından ... adına son kullanım tarihi 12/04/2016 tarihi olan 20.739,00 TL bedelli fatura kesildiği ve davacı tarafın faturadan kaynaklı olarak menfi tespit ve fazla kesilen su bedelinin iptaline karar verilmesini talep ettiği, davacı tarafın sayaca müdahale edildiğine yönelik iddiasının bulunmadığı ve dosya kapsamında buna yönelik delilin bulunmadığı, söz konusu işyeri depo olarak kullanılsa da su faturasının 26/04/2012-08/10/2015 tarihlerine ilişkin olduğu ve işyerinin davacı ... beyanına göre 1500 m2 olduğu ve haftada bir kez mal alım ve sevkiyat işlemleri için kullanıldığının beyan edildiğinin anlaşıldığı, davalı kurum tarafından sayaçta yer alan endeks bilgilerine göre 2375 m3 su kullanımından kaynaklı olarak faturanın düzenlendiği ve hükme ve denetime elverişli olan bilirkişi raporuna göre endeks bilgilerine göre 20.739,00 TL olarak doğru hesaplandığının tespit edildiği, sayacın ömrünü doldurması nedeniyle değiştirildiği, bu nedenle endeks bilgilerine göre su kullanımının tespit edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu durumun davalı tanık beyanı ile de doğrulandığı anlaşılmıştır. Ayrıca abonelik tesis edilen işyeri davacı tarafa ait olsa da 20.739,00 TL bedelli su faturasının "..." adına düzenlendiği, davacı tarafın aboneliği kendi adına tesis etmediği bu nedenle su faturasının iptali ve menfi tespit talebinde aktif husumet ehliyetinin de bulunmadığı gözetilerek" davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davaya konu sayaç üzerinde inceleme yapılamadığını, mahkemece dinlenen tanıkların beyanları,sayacın daha önceki tarihlerde okunması neticesindeki tüketim miktarları dikkate alınarak bu yönde bilirkişiden rapor alınması gerekirken eksik ve hatalı aleyhe rapor dikkate alınarak karar verildiğini, bilirkişi ek raporunun iddialarını desteklediğini, müvekkilinin gayrimenkulü satın aldığı 2011 yılından sayacın söküldüğü tarih olan 2015 tarihine kadar geçen sürede 2375 m3 tüketim yapılamayacağı bilirkişinin ek raporunda beyan olunduğunu, davalı tarafından sökülen ve muhafaza altına alınan sayaç üzerinde inceleme yapılamadığından bilirkişinin bu raporundaki lehe hususlara itibar edilmesi gerektiğini, davalı kurumun müvekkili tarafından işletilen ve müvekkili adına tapuda kayıtlı olan bu işletmenin suyunu kestiğini, yüksek miktarda tüketim bedeli gelen bu işletmenin sahibi,kullananı müvekkili olup,gelen faturaların da müvekkili tarafından ödenmekte olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, su faturasının ödenmesi nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı, davalı tarafından kıyas yöntemi ile önceki kullanım miktarlarının çok üstünde hatalı hesaplama yapıldığını ileri sürmektedir.Kaldırma kararı sonrası mahkemesince tanıklar dinlenilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi raporunda; " Davaya konu IE ...-6 numaralı sözleşme 21.11.1972 yılında İdarede ... tarafından yapıldığını, IE ...-6 no.lu sözleşmeye ait 03.03.2020 hesap kesim tarihli abone hesap kartı ve hesap hareketleri föyü incelendiğinde: sözleşmenin 28.03.2016 tarihinde fesih edildiğini, abone hesap hareketleri incelendiğinde; 29.12.2009 tarihinden 19.09.2015 tarihine kadar sayacın kilitli olması nedeniyle yapılan kontroller sırasında kıyas yoluyla çoğunluğu 0,00TL olmak üzere- 23,00TL-70,00TL aralığında su tüketim bedellerinin bulunduğunu, 08.10.2015 tarihli normal okumada ise ... nolu sayacın endeksinin 3.415m3 te-önceki tespitin ise 26.04.2012 tarihinde 1.040m3 te bulunduğunun belirtildiğini, Aradaki fark tüketim miktarının ise:2.375 m3 te olduğunun görüldüğünü, ayni yerdeki daha önceki tarihlerdeki sayaç söküm ve takım tarihleri arasındaki sayaç endeksinin 1989915 no.lu sayacın takıldığı tarihin 23.09.1988, söküldüğü tarihin 16.06.1999 olduğunu ve söküldüğü tarihteki endeksinin 3.535 m3 te olduğunun görüldüğünü, dosyaya sunulan belge ve bilgilerde örneğin abone hesap hareketleri incelendiğinde tüketim bedellerinin devamlı olarak kıyas metoduyla yapıldığını, arada tüketim okumalarına dair bilgilere rastlanılmadığını, bu nedenle tüketim hakkında bir mukayese ve değerlendirmenin bu bilgilere göre zor olduğunu, bunun ancak sayaç endeksi ile çözümlenebileceğini, sayaç endeksinin de sayaç söküm ve denetim altına alındığı 08.10.2015 tarihli normal okumada ise ... nolu sayacın endeksinin 3.415m3 te-önceki tespitin ise 26.04.2012 tarihinde 1.040m3 te bulunduğunu, aradaki fark tüketim miktarının ise:2.375 m3 ile tüketim hesabının yapılabileceğini, buna göre yapılan hesaplama neticesinde 20.739,00 TL olarak hesaplandığı, aynı yerdeki daha önceki tarihlerdeki farklı sayacın söküm ve takım tarihleri arasındaki sayaç endeksinin 1989915 no.lu sayacın takıldığı tarihin 23.09.1988, söküldüğü tarihin 16.06.1999 olduğunu ve söküldüğü tarihteki endeksinin 3.535 m3 te olduğunun görüldüğünü yani burada da sayacın 10 yıldan fazla çalıştırılmasına rağmen endeksinin 3.535 m3 te olduğunu, sayacın muhafazası ve korunmasının ve sayaçtan sonraki iç tesisattan abonenin sorumlu olduğunu ve davacının menfi tespit talebinin yerinde olmadığı" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Bilirkişi ek raporunda ise; "Sayacın sağlam görülmesi ile değişime gidilmeyip 3.415m3 olarak değerlendirildiğini, hesaplamanın bu endeks üzerinden yapıldığını, önceki tüketici ile davacı tüketicinin su tüketim şeklinin nasıl olduğunun bilinemediğini, illede bir mukayese hesabı yapılması halinde: 29.12.2009 -19.09.2015 tarihleri arasında sayaç endeksine göre takriben 6 yılda 3415 m3 su tüketildiği, buradaki yıllık tüketimin ortalama 3415m3/ yıl=569,16m3/yıl,eski sayacın 23.09.1988 söküldüğü tarih ile 16.06.1999 arasında takriben 10 yılda ise 3.535 m3 su tüketildiği, yıllık tüketimin 3.535 m3/10yıl=353,50m3/yıl olduğunun görüldüğünü, bu yapılan değerlendirmenin sadece bilgi mahiyetinde olabileceğini, eski tüketime göre yapılan tüketim miktarının yeni sayaçla yapılmasının kabulü halinde tüketimin : 353,50m3/yılx6 yıl =2.121m3 olabileceğini, 1.040m3 tüketimin düşülmesi halinde ise:1.081,00 m3 suyun tüketilmesinin kabulü halinde:1.081m3x7.98tl/m3=8.626,38 TL ve KDV 690,01 TL olmak üzere toplam 9.316,39 TL olabileceği " şeklinde görüş bildirilmiştir.Buna göre, davaya konu yerde ... adına 21.11.1972 tarihinde iş yeri olarak yapılan sözleşme ile ... nolu sayaçta ile devam ettiği, dava konusu faturanın dava dışı kişi adına düzenlenmiş olduğu, davacı adına tahakkuk bulunmadığı, davacının dava konusu yerin maliki ve kullanıcısı olmasının taraflar arsındaki iç ilişki olduğu, menfi tespit davasının aleyhine fatura düzenlenen tarafından açılabileceği, dava konusu yerde sayacın depo içinde olduğu, depo kapalı olduğundan önceki faturalarda kıyas yönteminin kullanıldığı, davacının gözetim ve denetiminde sayaç depo dışına alındıktan sonra sayaç üzerindeki değerlere göre hesaplama yapıldığı, tüketim miktarı konusunda tanık beyanının hesaplamaya esas olamayacağı, hesaplamanın sayaç üzerindeki endekse göre yapılmış olduğu anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa/ karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/12/2025