10. Hukuk Dairesi 2024/4273 E. , 2024/4889 K. MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2715 E., 2024/107 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gümüşhane Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/639 E., 2022/364 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından…
**10. Hukuk Dairesi 2024/4273 E. , 2024/4889 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2715 E., 2024/107 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gümüşhane Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/639 E., 2022/364 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işveren ...'in işlettiği ... Oto Kurtarma isimli ticari işletmede 23.10.2018 tarihine kadar muhasebe müdürü olarak çalıştığını, davacının 15.01.2015 ile 06.11.2017 tarihleri arasında fiili çalışmasına rağmen ilk sigorta girişinin 06.11.2017 tarihi olarak bildirildiğini, davacının 15.01.2015 ile 06.11.2017 tarihleri arasında davalı bünyesinde tam gün ve bilfiil çatıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm taleplerine ilişkin hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu, davacının müvekkile ait iş yerinde yalnızca 06.11.2017-23.10.2018 tarihleri arasında çalıştığını, çalışma süresince sigorta primlerinin eksiksiz yatırıldığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i Müdahil SGK vekili cevap dilekçesiyle; davacının Kuruma başvuru dava şartını yerine getirmeden açtığı davanın usulden reddine, işveren bildirimleri doğrultusunda davacının tescil işlemlerinin yapıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından özetle; davacının 06.11.2017-23.10.2018 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde sigortalı olarak çalıştığı, 15.01.2015-06.11.2017 tarihleri arasında da çalıştığının ancak sigorta bildiriminin yapılmadığını iddia ettiği, Mahkemece talep konusu dönemde davalıya ait işyerinde çalışan bağımsız ve tarafsız bordro tanıklarının tespit edilerek davacının hizmet tespiti talebine ilişkin olarak talep konusu dönemin büyük çoğunluğunda davalıya ait işyerinde muhasebe görevlisi olarak çalıştığını beyan ettikleri, ancak davacıya ait SGK hizmet döküm cetvellerinin incelenmesinde, davacının 05.07.2015-18.08.2015 tarihleri arasındaki kısa dönemde dava dışı bir işveren nezdinde hizmetinin ve sigortasının mevcut olduğu, bu nedenle de ilgili tarihler arasındaki dönemde davacının hizmet tespiti yönünde talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ...'ın, davalı ...'e ait işyerinde, 15.01.2015-05.07.2015 ve 18.08.2015-06.11.2017 tarihleri arasındaki dönemlerde tam gün ve bilfiil çalışmış olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin hizmet tespiti talebinin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirtilen süre içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, dosya kapsamında dinlenen davacı tanıkları ile bordro tanıklarının da davacının beyanlarını doğrulamadığını, davacının davalı şirket nezdinde iddia ettiği dönemde herhangi bir çalışması olmadığını, çalıştığı dönemde de primlerin eksiksiz yatırıldığını ve eksik yatan sigorta primlerinin bulunmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; işveren bildirimleri doğrultusunda işlem tesis edildiğini, Kuruma başvuru şartı gerçekleşmeden davanın açıldığını, tanık beyanlarının çekişkili olup davacının davasını ve iddiasını güçlendirecek nitelikte olmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 15.01.2015-06.11.2017 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde kesintisiz olarak çalıştığını iddia eden davacının uyuşmazlık konusu dönem içerisinde kalan 05.07.2015-18.08.2015 tarihleri arasında dava dışı işyerinde görünen çalışmaları dışlanarak kurulan hükme davacı tarafından itiraz edilmediği, bu durumda davacının davalı iş yerinde 15.01.2015-05.07.2015 ve 18.08.2015-06.11.2017 tarihleri arasında iki dönem çalışmasının bulunduğu hususu davacının kabulünde olup, ilk dönem çalışmasının bittiği 05.07.2015 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra iş bu davanın açıldığı anlaşıldığından, davacının ilk dönem çalışması olan 15.01.2015-05.07.2015 tarihleri arasındaki çalışmasının hak düşürücü süreye uğradığı gözetilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğu, davalı ve fer'i müdahil vekillerinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde olduğu, bununla birlikte bu hatanın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasının gerekli olmadığı, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı gerekçesiyle mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 1-Davacının davalı ...'e ait işyerinde, 18.08.2015-06.11.2017 tarihleri arasındaki dönemlerde tam gün ve bilfiil çalışmış olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin hizmet tespiti talebinin reddine, tespitine karar verilen çalışma süreleri boyunca ödenmeyen SGK primlerinin davalı işveren tarafından ödenmesine, 2-Davacının 15.01.2015-05.07.2015 tarihleri arasındaki talebine yönelik davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının müvekkil şirket nezdinde iddia ettiği gibi bir çalışmasının olmadığını, çalıştığı dönemde primlerinin eksiksiz yatırıldığını beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararı hakkında temyiz isteminde bulunmuştur. Fer'i müdahil Kurum vekili, verilen kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak usul ve yasaya aykırı olarak verildiği gerekçesiyle temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının 15.01.2015-06.11.2017 döneminde davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz çalışmasının tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86 ncı maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.