(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/4770 E. , 2008/5746 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.11.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve dava ihbar edilen Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/4770 E. , 2008/5746 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.11.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve dava ihbar edilen Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, gerçek kişi tarafından köy boşluğuna oluşan elatmanın yıkım suretiyle giderilmesi istemiyle açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Dava, Hazine ve köy tüzel kişiliğine ihbar edilmiş, davaya müdahil olmadıkları gibi savunmada da bulunmamışlardır. Mahkemece, istek hüküm altına alınmıştır. Hükmü davalı gerçek kişi ve Hazine temyiz etmiştir. 1-HUMK.nun 49 ve devamı maddeleri hükümlerince davanın ihbar edildiği Hazine, hükmü avukatlık ücreti yönünden temyiz etmiştir. Bilindiği gibi ihbar; dava sonunda verilecek hüküm konusunda kendisine rücu edilecek veya herhangi bir şekilde hakkı halele uğraması muhtemel kişiye dilerse gelip davaya katılması (feri müdahale) dilerse ihbar edenin yerine geçip onun temsilcisi olarak davayı takip etmesi suretiyle davadan haberdar olması ve savunmada herhangibir ihmal ile bu yüzden zarara uğradığını ileri sürmesini önleme amacıyla kabul edilmiş bir kurumdur. Davanın ihbar edildiği kişi davanın tarafı değildir. Hüküm ancak davanın taraflarını bağlar. İhbar edilen Hazine ihbar eden hükmü temyiz etmediğinden tek başına da hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından Hazinenin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2- Davalı ...’ün temyiz itirazlarına gelince; Uyuşmazlık 20.11.2001 tarihli bilirkişi krokisinde pembe ile boyanan 750 m2 yüzölçümündeki üzerinde davalı tarafından yapılan ev ve arsa olan taşınmaz bölümüne ilişkindir. Davacı, bu yerin boşluk olduğunu iddia etmiş, mahkemece de uyuşmazlık konusu yer köy boşluğu olarak kabul edilmiştir. Taşınmazın saptanan niteliğine göre öncelikle «köy boşluğunun» yasalar karşısındaki durumunun incelenmesi gerekmektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18. maddesi hükmü karşısında boşlukların mülkiyetinin Hazineye ait olacağında kuşku yoktur. Her ne kadar anılan yasanın 16/A maddesinde de «boşluklar» sözcüğüne yer verilmiş ise de, bu hükümdeki boşluklar sözcüğü ile vurgulanmak istenen genel olarak hizmet mallarıdır. Hazineye ait köy boşlukları ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/A maddesinde sayılan boşluklar aidiyet, kullanım, mahiyet ve nitelik bakımından birbirlerinden farklıdır. En önemli farklılık da mülkiyeti Hazineye ait köy boşluklarının koşulları varsa ona olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılmalarının mümkün bulunmasıdır. Görülüyor ki; aksi davacı tarafından iddia ve ispat edilmediğinden kural olarak mülkiyeti Hazineye ait olan krokide pembe ile boyanan bölümün hizmet malı olmaması nedeniyle zilyetlikle iktisabı olanaklı bulunduğundan, bu tür bir yer için gerçek kişinin değil, ancak Hazinenin dava açması mümkündür. Kısaca ifade etmek gerekirse Hazineye ait olan ve zilyetlikle kazanılma olanağı bulunan köy boşluğu ile ilgili taşınmaz için davacının aktif dava ehliyeti yoktur. Mahkemece ortaya çıkan bu durum gözetilmek suretiyle davanın aktif dava ehliyeti (husumet) yokluğu nedeniyle reddi yerine istemin esastan incelenerek hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle ihbar edilen Hazinenin temyiz isteminin REDDİNE, hükmün 2.bent uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.