3. Hukuk Dairesi 2010/1331 E. , 2010/10014 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 2.188 TL alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili
**3. Hukuk Dairesi 2010/1331 E. , 2010/10014 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Dava dilekçesinde 2.188 TL alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde; taraflarca imzalanan hasılat kirası sözleşmesine göre davalının, ekeceği pancar karşılığında, 2007 yılında hasadı yapılacak olan pancarın 20 tonunun bir sonraki yılın ürün fiyatı üzerinden hesaplanacak bedelini hasılat kirası olarak ödemesinin kararlaştırıldığını, ancak kirayı ödemeyen davalının başlatılan icra takibine de kötü niyetle itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davacının 102 dekar tarlasını 5 yıl süre ile kiraladığını, karşılığında kendisine 7.150 Kg buğday ve 900 kg nohut verdiğini, ayrıca 1.800 kg buğday bedeli karşılığı 830 TL ödediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece, dayandığı sözleşmenin hukuki geçerliliğinin ispatlayamayan davacı tarafından davalıya teklif edilen yemin sonucunda, davalının borcunun bulunmadığına ilişkin yemin etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Davada dayanılan “Özel Sözleşme Senedidir” başlıklı sözleşmeye göre; davacıya ait 102 dekar tarlayı kiralayan davalının, bu yerin 28 dekarına nohut ekip karşılığında 900 kg nohut ürününü, aynı yere nohut mahsulü kalktıktan sonra buğday ekip karşılığında 1.800 kg buğday bedelini, 51 dekar yerine buğday ekip karşılığında 7.150 Kg buğday ürününü, 23 dekarına da pancar ekip 20 ton pancar ürününün 2007 yılı ürünü için ödenecek ücreti üzerinden bedelini ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin bu hükümleri ve davalının savunması dikkate alındığında, pancar ekimi karşılığı ödemesi gereken 20 ton pancar bedeli dışında davalının diğer edimlerini yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Diğer bir anlatımla sözleşmenin geçerli olduğu konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu durumda davalı, sözleşme ile kararlaştırılan hâsılat kirasını ödediğini ispat etmekle yükümlüdür. O halde mahkemece; davalının bu iddiasını ispata yönelik yasal delilleri sorulup usulünce toplanması ve hâsıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile ispat yükünün tersine çevrilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre de, yeminin eda edilmesinden önce durumun önemi ve yalan yere yeminin sonuçları hakkında davalının dikkati çekilmediği gibi(HUMK m 339/1), yeminden sonra davalının bu ifadesinde sebat edip etmediğinin sorulmadığı (HUMK m 340) anlaşılmaktadır. Bu durumda, geçerli olmayan yemine dayanılarak mahkemece davanın reddine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 7.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.