11. Ceza Dairesi 2018/4866 E. , 2018/9195 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet I-Sanık hakkında “Defter ve Belge İbraz Etmeme“ ile “2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme“ suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu‘nun 08.11.2018 tarihli 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamı ile sahte fatura düzen…
**11. Ceza Dairesi 2018/4866 E. , 2018/9195 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet I-Sanık hakkında “Defter ve Belge İbraz Etmeme“ ile “2007, 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme“ suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu‘nun 08.11.2018 tarihli 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamı ile sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarında suça konu faturaların, 213 sayılı VUK‘nin 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığının anlaşılması; sanığın soruşturma aşamasında Derik Polis Merkezi Amirliği‘nde 29.10.2011 tarihinde müdafii bulunmaksızın alınan beyanında 1000 TL karşılığında suça konu şirket hisselerini ... isimli şahıstan devraldığını beyan etmesine karşın, yargılama sırasında aşamalarda alınan ifadelerinde çelişkili beyanlarda bulunması, İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı‘nın 01.08.2011 tarih ve VDENR-2011-2773/23 sayılı vergi suçu raporu ve eklerinde, yapılan yoklamalarda şirketin faaliyette bulunmadığı, vergisel yükümlülüklerin şirket yetkililerince yerine getirilmediği, sanığın şirket hisselerini devralmasına müteakip şirketin dönem beyanlarında kapasitesi ile uyumlu olmayacak şekilde artışlar bulunduğu, anlaşmalı olmayan matbaalarda fatura bastırıldığı, mükellefiyet kaydı 30.11.2007 tarihinde resen terkin ettirildikten sonra fatura düzenlenmeye devam edildiği hususlarının belirlendiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK’nin 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip mahkumiyet kararları veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki sahte fatura düzenleme suçu yönünden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen suçların sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin edilmiş, cezayı arttıran sebebin nitelik ve derecesi ile azaltıcı sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, II-Sanık hakkında “2006 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme“ suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: