8. Ceza Dairesi 2024/16319 E. , 2024/6555 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2375 E., 2021/2390 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Düzelterek Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz
**8. Ceza Dairesi 2024/16319 E. , 2024/6555 K.** **"İçtihat Metni"** T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2375 E., 2021/2390 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Düzelterek Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I.HUKUKİ SÜREÇ A. Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının,19.10.2018 tarihli iddianamesi ile sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca; aynı tarihli diğer iddianamesi ile de suça sürüklenen çocuk ... ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.05.3019 tarihli kararı ile sanıklar ... ve .. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan , 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi,43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına; sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ... hakkında,Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2019/2375 Esas, 2021/2390 Karar kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularına ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanıklar ... ve Veli hakkında kurulan hükme yönelik istinaf taleplerinin esastan reddine; sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanık ... için 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; suça sürüklenen çocuk ... için 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 39 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi,31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 5.540,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 51 inci madde uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Sanığın atılı suçu işlemediğine,yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına ilişkindir. B.Suça Sürüklenen Çocuk ... ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlemediğine,yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. C.Sanık ..., vasisi ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Delillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğine,yeterli delil bulunmadığına,eksik inceleme yapıldığına ilişkindir. D.Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Delillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğine,delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. E.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,eksik inceleme yapıldığına, delil değerlendirmesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Dava konusu olay, sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanıklar ..., ... ve ... hakkında suçları sabit görülmek suretiyle mahkumiyet; sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... ... hakkında atılı suçu işlediklerine ilişkin yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat hükmü kurulmuştur. Mahkumiyet hükmü alan sanıklar ile Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine duruşma açan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi tarafından, esastan ret ve beraat hükmünün kaldırılması suretiyle mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "...Sanık ... yönünden, 12.09.2018 tarihli 12 numaralı ara yakalama için sanığın alınan savunmasında özetle, ...'a uyuşturucu madde satmadığını, kendisinin ...'tan uyuşturucu madde satın aldığını, ...'a daha önceden votka sattığı için kendisine borcu olduğunu, olay günü borcunu ve kendisine uyuşturucu madde getirdiğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de, tanık ...'un aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanlarında olay günü yakalanan uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını beyan ettiği, tanık ile sanık arasındaki yazışmalar incelendiğinde sanığın tanığa ''usta bak iple poset sallicam balkondan parayi icine koy,senin paketi attırcam ben'' şeklindeki mesajında uyuşturucu maddeyi kast ettiğinin değerlendirildiği, tanık beyanının mesaj içerikleri ve kolluk görevlileri tarafından tutulan fiziki takip tutanağınca da desteklendiği dikkate alındığında, sanık savunmasının cezadan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği, bu nedenle sanık savunmasına itibar edilmediği, mahkememizce sanığın bu eyleminin sabit görüldüğü, 14.09.2018 tarihli 13 numaralı ara yakalama için sanığın alınan savunmasında özetle, tanık ...'in kendisine mesaj atıp yanına geldiğini, tanık ...'in kendisinde uyuşturucu madde bulunduğunu satmak istediğini, alıp almayacağını sorduğunu, tanığın kendisine uyuşturucu madde satmaya çalıştığını, kendisinin uyuşturucu madde satmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de, tanık C.'nin aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanlarında olay günü yakalanan uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını beyan ettiği, kolluk görevlileri tarafından düzenlenen fiziki takip tutanağında ...'in ...'e para uzattığı, sanığın ise cebinden çıkardığı eşyayı tanığa verdiğinin görüldüğünün belirtildiği, bu tutanağın tanık beyanlarını desteklediği, sanığın tanığın kendisinde bulunan uyuşturucu maddeyi kendisine satmak amacıyla ilk mesajı attığı ve kendisinin yanına geldiği yönündeki beyanının hayatın olağan akışına aykırı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde sanık savunmasının cezadan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği, bu nedenle sanık sanık savunmasına itibar edilmediği, mahkememizce sanığın bu eyleminin sabit görüldüğü, Yukarıda belirtildiği üzere sanığın 12 ve 13 numaralı ara yakalamalarda üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği sabit görülmekle, eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3. maddesi uyarınca cezalandırılmasına, suça konu uyuşturucu maddenin eroin olduğu anlaşıldığından sanık hakkında verilen cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/4-a maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılmasına, sanığın üzerine atılı suçu aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda iki kez gerçekleştirdiği anlaşıldığından sanığa verilen cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1.maddesi gereğince dörtte bir oranında arttırım yapılmasına, verilen cezanın sanığın geleceği üzerinde meydana getirebileceği olası etkileri dikkate alınarak cezasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1.maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir. Sanık ... yönünden, Sanık ...'nin alınan savunmasında özetle, olay günü tanık T.nin uyuşturucu madde kullanmak için yanına geldiğini, madde kullandıktan sonra yanından ayrıldığını, Tolga'nın üzerinde bulunan madde ile ilgisinin olmadığını, uyuşturucu madde satmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de, tanık T.nin aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanlarında olay günü yakalanan uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını beyan ettiği, sanık ile tanık arasında geçen şifreli konuşmanın ardından tanığın sanık ...'nin ikametine geldiği ve ikametten çıktıktan sonra üzerinde uyuşturucu madde ile yakalandığı dikkate alındığında sanık savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği, bu nedenle sanık savunmasına itibar edilmediği, böylelikle sanığın üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği sabit görülmekle, eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3. maddesi uyarınca cezalandırılmasına, suça konu uyuşturucu maddenin eroin olduğu anlaşıldığından sanık hakkında verilen cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/4-a maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılmasına, verilen cezanın sanığın geleceği üzerinde meydana getirebileceği olası etkileri dikkate alınarak cezasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1.maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir. Her ne kadar sanığın cezasından 188/5 maddesi gereğince arttırım yapılması talep edilmiş ise de, sanığın eylemini 3 veya daha fazla kişi ile birlikte veya suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirdiği yönünde delil bulunmadığı anlaşıldığından sanığa verilen cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/5 maddesi gereğince artırılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Sanık ... yönünden, 26.08.2018 tarihli 8 numaralı ara yakalama için sanığın alınan savunmasında özetle, tanık T.ye uyuşturucu satmadığını, cami tuvaletinde buluştuklarını, tanığın kendisine uyuşturucu teklif ettiğini ancak kendisinin içmeyip ayrıldığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de, tanık T.nin aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanlarında olay günü yakalanan uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını beyan ettiği, sanık ile tanık arasında geçen şifreli konuşmanın ardından tanık ile sanığın cami tuvaletinde buluştukları ve buluşmadan sonra tanık T.nin eroin kullanmış vaziyette yakalandığı, sanık ile tanık arasındaki görüşmede sanığın tanığa ''..akşam hale bir dünya şeftali indirdik yarın pazara çıkarırız, var abi aradığın her şey sıkıntı yok'' şeklindeki şifreli konuşmalar ile uyuşturucu maddeyi kast ettiği, sanığın tanık ile cami tuvaletinde buluşmasına mantıklı bir açıklama yapamadığı, her ne kadar ele geçirilen uyuşturucu madde bulunmasa da tanığın idrar örneği üzerinde Fethiye Devlet Hastanesi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen rapor da tanık T.nin idrarında uyuşturucu madde tespit edildiğinin rapor edildiği, tüm bu hususlar dikkate alındığında sanık savunmasının cezadan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği, bu nedenle beyanına itibar edilmediği, 28.08.2018 tarihli 9 numaralı ara yakalama için sanığın alınan savunmasında özetle, Tanık S. Ç. ile kullanmak için esrar maddesini beraber satın aldıklarını, aracılık etmediğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş, tanık S. Ç.de mahkeme huzurunda alınan beyanında sanıktan uyuşturucu madde almadığını beyan etmiş ise de, tanık S.nin soruşturma aşamasında uyuşturucu maddesini sanıktan aldığını beyan ettiği ve sanığı teşhis ettiği, sanık tarafından uyuşturucu maddenin tanık ile beraber kullanmaları için aldıklarını beyan etmesine rağmen sanık ile tanığın şifreli konuşmalarından şüphelenilmesi üzerine yapılan kesintisiz takip sonucu düzenlenen fiziki takip tutanağında sanığın elinde bulunan cismi tanık S.'ye verdikten sonra yanından ayrıldığının belirtildiği, bu hususlar dikkate alındığında sanık savunması ve tanık beyanının sanığı cezadan kurtarmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği, bu nedenlere beyanlara itibar edilmediği, 26.09.2018 tarihli 15 numaralı ara yakalama için sanığın alınan savunmasında özetle, Sanık ...'in yanına geldiğini, kendinin içmesi için bulundurduğu skank maddesini ona verdiğini, karşılığında bir ücret almadığını, sanık ...'ın kendisine 100 TL borcu olduğunu ve onu verdiğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş ise de, sanık ...'in olay günün suça sürüklenen çocuk ... ve tanık A. K. ile beraber uyuşturucu madde kullanmak için sanık ...'den uyuşturucu madde aldıklarını beyan ettiği, suça sürüklenen çocuk ve tanığın bu hususu destekler nitelikte beyanda bulunduğu, sanık ... ile sanık ...'ın görüşmelerinde sanık ...'in sanık ...'a söylediği ''son şeyimi ... gile yardımcı oluverdim ama farklı bir şey var istersen hani senin bu sıkıntı yaşadığın bi konu vardı ya farklı bişey vardı ya, ha ondan var kardeşim'' şeklindeki şifreli konuşmalar ile skank maddesini kast ettiği, sanık ... ile sanık ...'ın şifreli konuşmalarından şüphelenilmesi üzerine yapılan takip sonucu düzenlenen fiziki takip tutanağında sanık ... ile diğer şahısların görüşmesinde sonra şahıslara müdahale edildiğinde söz konusu maddenin ele geçirildiğinin belirtildiği, tüm bu hususlar dikkate alındığında sanık savunmasının cezadan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği, bu nedenle beyanına itibar edilmediği, Yukarıda gerekçeleri belirtildiği üzere sanığın her üç eyleminin mahkememizce sabit görüldüğü, sanığın üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçunu işlediği sabit görülmekle, eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3. maddesi uyarınca cezalandırılmasına, 8 numaralı ara yakalama da ele geçirilen maddenin eroin olduğu anlaşıldığından sanık hakkında verilen cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/4-a maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılmasına, sanığın üzerine atılı suçu aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda üç kez gerçekleştirdiği anlaşıldığından sanığa verilen cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1.maddesi gereğince dörtte bir oranında arttırım yapılmasına, verilen cezanın sanığın geleceği üzerinde meydana getirebileceği olası etkileri dikkate alınarak cezasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1.maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir. Her ne kadar sanığın cezasından 188/5 maddesi gereğince arttırım yapılması talep edilmiş ise de, sanığın eylemini 3 veya daha fazla kişi ile birlikte veya suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirdiği yönünde delil bulunmadığı anlaşıldığından sanığa verilen cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/5 maddesi gereğince artırılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Sanık ... yönünden; Sanığın aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanlarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, sanık aleyhine beyanda bulunan şahısların dosyamız sanıkları olduğu, tarafsız bir tanık beyanı elde edilemediği, sanığın uyuşturucu maddenin V. K.'ya ait olduğuna dair beyanının aksini ispatlayacak iletişim tespiti, fiziki takip ve benzeri işlemlerin dosya kapsamında bulunmadığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin şüphe boyutundan öteye geçemediği, ceza yargılamasının amacının maddi gerçeğin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılması olduğu, şüpheden sanığın yararlanacağı ceza hukukunun genel ilkesinin varlığı, tüm suçların açık ve kesin kanıtlarla sübuta ermesi gerektiği, soyut iddia ve kuşkulu kanıtların varlığı halinde suçun sübuta ermeyeceği, bu haliyle sanığın yüklenen suçu işlediğine dair cezalandırmaya yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. Suça sürüklenen çocuk ... yönünden; Sanık ve suça sürüklenen çocuğun aşamalarda değişmeyen istikralı beyanların tanık ile beraber uyuşturucu maddeyi kullanmak için maddeyi sanık ...'ın sanık ...'den aldığını, üzerilerine atılı suçlamayı kabul etmediklerini beyan ettikleri, tanık A.nın bu hususu doğruladığı, sanık ve suça sürüklenen çocuğun uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin iletişim tespiti, fiziki takip ve benzeri işlemlerin dosya kapsamında bulunmadığı, sanığın ve suça sürüklenen çocuğun üzerilerine atılı suçu işlediklerinin şüphe boyutundan öteye geçemediği anlaşılmakla, sanığın ve suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından atılı suçtan beraatlerine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur " demek suretiyle karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, sanıklar ... ve Veli hakkında kurulan hükümlere yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine; karar verilmiştir. Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında "... 25/072018 Tarihli olaya ilişkin yapılan değerlendirme; Olay tarihinde hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135 maddesi uyarınca iletişim dinlenilmesi ve kayda alınması tedbiri uygulanan sanık ... ve tanık V. B. arasında gerçekleşen görüşmelerde şahısların buluşacakları yönünde izlenim edinilmesi üzerine kolluk görevlileri tarafından şahısların sanık ...'e ait 48 \* 0356 plaka sayılı araç ile Antalya iline uyuşturucu madde almaya gidecekleri bilgisinin edinildiği, aynı gün saat 00:10 sularında araç takibe alınarak ekipler tarafından araca müdahale edildiği, bu esnada araç ön yolcu koltuğunda oturan sanık ...'in araçtan inerek ormanlık alana doğru kaçmaya başladığı, kaçmakta olduğu esnada elinde bulunan poşeti ormanlık alana doğru attığı ve ekipler tarafından yakalandığı, araç içerisinde yapılan kimlik kontrollerinde tanıklar V. B., V. K. ve G. A.nın yakalandıkları, araç içerisinde arka koltuk üzerinde 3 parça halinde ayrılmış eroin maddelerinin ele geçtiği, sanık ...'in ormanlık alana attığı poşetin ele geçirilerek yapılan kontrollerinde içerisinde daralı ağırlığı 8,46 gram gelen eroin maddesi bulunduğunun tespit edildiği, Fethiye Devlet Hastanesi tarafından sanığa ait idrar örneği üzerinde yapılan inceleme sonucu tanzim edilen 25.07.2018 tarihli raporda sanık ...'in idrarında uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin bulunmadığının rapor edildiği, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nce düzenlenen 09.10.2018 tarihli uzmanlık raporunda ele geçirilen krem renkli toz maddelerin uyuşturucu maddelerden EROİN içerdiğinin bildirildiği, Kendi beyanına göre 3000 TL geliri olan sanığın ekonomik durumunun çok üzerinde değerde olan uyuşturucuyu kendi kullanımı için tek seferde alma imkanı olmadığı gibi, alınan rapora göre sanığın uyuşturucu madde kullanmadığının tespit edilmiş olmasına göre, uyuşturucunun bulundurulduğu yer ve şekline göre, sanığın ele geçirilen 8,46 gr eroini, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama amacıyla bulundurduğu ve sanık ...'in üzerine atılı suçun sübuta erdiği ve sanık aleyhine Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. 26.09.2018 tarihli olaya ilişkin yapılan değerlendirme; Hakkında İletişim Tesbiti, Dinlenmesi ve Kaydedilmesi tedbiri uygulanan sanıklar ... ve ... arasında olay tarihinde gerçekleştirilen görüşmelerde uyuşturucu madde satışı olacağı yönünde şüphe uyandıran ibarelerin geçmesi üzerine, olay günü 22:40 sıralarında Çamköy Mahallesi Halk Pazarı civarında ekiplerce tertibat alınarak beklenmeye başlanıldığı, bekleme yapıldığı esnada halk pazarı içerisinde 3 erkek şahsın beklemekte olduğunun görüldüğü, bir müddet sonra şahısların yanına motosiklet ile sanık ...'nın geldiği, şahıslar ile sanık ...'in görüştükten sonra pazardan ayrıldığı, akabinde üç erkek şahsın motosiklete binerek Karaçulha istikametine doğru hareket ettiği, ekipler tarafından motosiklete müdahale edildiği, motosikletin orta kısmında oturan ve arkasında oturan şahısların motosikletin sağ tarafından bir cisim attıklarının görüldüğü, motosiklete müdahale edildiğinde motosiklet sürücüsünün suça sürüklenen çocuk ..., orta kısımda oturan şahsın sanık ..., arkada oturan şahsın ise ... olduğunun görüldüğü, ... ve ...'in attıkları madde temin edilerek kontrol edildiğinde farklı ambalajlarda skank ve hap olduklarının tespit edildiği, Tanık A. K.nin alınan ifadesinde; olay günü saat 21:00-22:00 saatleri arasında ...'yi Çiftlik'te gördüğünü, kendisine uyuşturucu maddesini kastederek "bir şeyler yok mu abim" ...'ın ise "bir arkadaşımı aramam lazım" diyerek messenger yada twitter üzerinde ... isimli şahsa mesaj attığını kendisini bu mesajı gördüğünü, ... isimli şahsın cevaben bonzai var dediğini, kendisinin bonzai içmeyeceğini beyan etmesi üzerine skank var şeklinde mesaj attığını, akabinde ...'ın kullandığı motosiklet ile Total Petrol isimli iş yerinin civarına gittiklerini orada ... isimli şahsı aldıklarını buradan Çamköy kapalı pazar yerinin içine geldikleri esnada ...'ın birine mesaj çektiğini, daha sonra ...'ın şahsı aradığını 10 dk sonra şahsın beyaz bir motosiklet ile yanlarına geldiğini, gelen şahsın kendisine hitaben skank var dediğini, bunun üzren kendisinin ...'e 100 TL para verdiğini ...'ın ise parayı uyuşturucu maddesini getiren şahsa verdiğini, şahsın uyuşturucuyu ... vasıtasıyla kendisine verdiğini beyan ettiği, Sanık ...'in alınan ifadesinde; olay günü ...'nin kendisini arayarak "ot var mı?" diye sorduğunu, kendisinin de sanık ...'yı arayarak buluşma ayarladığını, sanık ...'in yanına ... ve ...ile birlikte gittiklerini, suça sürüklenen çocuk ...'ın 98 TL paralı direk ...'e verdiğini, ...'in cebinden çıkardığı skank maddesinin suça sürüklenen çocuk ...'a verip olay yerinden ayrıldığını beyan ederek ikrarda bulunduğu, Sanık ... alınan ifadesinde; sanık ... beni arayarak benden uyuşturucu istedi, bende kendi üzerimde bulunan kendi içeceğim uyuşturucuyu sanık ...'a verdiğini ancak kendisinden para almadığını beyan ederek ikrarda bulunduğu, Suça sürüklenen çocuk ... ... alınan ifadesinde; tanık A. ile birlikte üzerimizde bulunan parayı birleştirdiklerini, sanık ...'a kendisinde uyuşturucu bulunup bulunmadığın soran mesaj attıklarını, daha sonra sanık ... ile buluşup birlikte sanık ...'ın tanıdığı sanık ...'nın yanına gittiklerini, 98 TL para vererek sanık ...'den uyuşturucu madde satın aldıklarını beyan ederek ikrarda bulunduğu, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nce düzenlenen 24.10.2018 tarihli uzmanlık raporunda ele geçirilen 0,75 gram ağırlığındaki yeşil renkli bitki parçalarının THC ihtiva eden, esrar elde edilmesine elverişli Hint keneviri bitki parçaları olduğunun rapor bildirildiği, Sanık ve suça sürüklenen çocuğun savunmaları, tanık beyanları ve ele geçirilen uyuşturucu maddeye göre, sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... ...'nin uyuşturucu madde satmak suçlarının sübuta erdiği anlaşılmıştır" demek suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükümleri kaldırılarak sanık ve suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A.Sanık ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... ... yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin,suçun vasfına,suçun sübutuna, ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyada mevcut delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla, sanıklar müdafiilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunmuştur. B. Sanıklar ..., ... yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin,suçun vasfına, suçun sübutuna, ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, eksiksiz incelenen ve değerlendirmesi doğru yapılan dosyada mevcut delillerin hukuka uygun surette elde edildiği ve suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla, ileri sürülen temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunmakla, aşağıda belirtilenler dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, 2.Türk Ceza Kanunu'nun 52/4 maddesi uyarınca hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında, “ ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarının” yapılmaması hukuka aykırı, Değerlendirilmiş; her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. C.Sanık ... yönünden 1.Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerine esas alınan 26.08.2018 tarihli olayda, kullanıcı tanık T. Ç.ye satılan maddenin ele geçmemiş olması ve kullanıcı tanık T.ye ait idrar raporunun 29.08.2018 tarihli başka bir eyleme yönelik olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın 26.08.2018 tarihli eyleminin sabit olmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında 28.08.2018 ve 26.09.2018 tarihli eylemlerinin zincirleme suç kabul edilerek uygulama yapılması gerekirken, 26.08.2018 tarihli eylem nedeniyle 188 inci maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca cezasında artırım uygulamak suretiyle fazla ceza tayini, 2.Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 3.Türk Ceza Kanunu'nun 52/4 maddesi uyarınca hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında, “ ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarının” yapılmaması hukuka aykırı değerlendirilmiştir. V. KARAR A.Sanık ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... ... yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2019/2375 Esas, 2021/2390 Karar sayılı kararında sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanıklar ..., ... yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar ve müdafiileri ile sanık ... vasisinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2019/2375 Esas, 2021/2390 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin, 1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümlerinin çıkarılması ve yerlerine; "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına", ibarelerinin eklenmesi, 2. Sanıklar hakkında hükmedilen adli para cezalarının taksitlendirilmesine ilişkin hüküm fıkralarında, “… taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin yazılması, suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C.Sanık ... yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 06.10.2021 tarihli ve 2019/2375 Esas, 2021/2390 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Fethiye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.