4. Hukuk Dairesi 2022/14111 E. , 2024/1882 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/280 E., 2021/1007 K. DAVACILAR : ... (Kendi adına asaleten, çocukları ..., ... ve ...'a velayeten) vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 26.05.2011 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapı
**4. Hukuk Dairesi 2022/14111 E. , 2024/1882 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/280 E., 2021/1007 K. DAVACILAR : ... (Kendi adına asaleten, çocukları ..., ... ve ...'a velayeten) vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 26.05.2011 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkili ...'in eşi ve diğer davacıların babası olan motosiklet sürücüsü ...'a davalıya sigortalı araç sürücüsünün 01.12.2007 tarihinde çarpması neticesinde vefat ettiğini, davacıların destekten yoksun kaldıklarını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 8.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi yada davalıya başvuru tarihinden itibaren 8 gün sonraki tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili açıklama dilekçesi ile davacı eş için şimdilik 5.000,00 TL, diğer davacı çocukların her biri için ayrı ayrı 1.000,00TL destek tazminatı talep ettiğini beyan etmiştir. Davacı vekili; 16.03.2012 tarihli dilekçesiyle davacı ... için talebini 52.571,00 TL, ... için 5.274,00 TL,... için 6.824,00 TL,Yeliz için 15.330,00 TL olmak üzere toplam 71.999,00 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, kazaya karışan aracın kendilerine sigortalı olduğunu 80.000,00 TL teminatı bulunduğunu, kusur oranı ve teminat miktarı ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, kendilerinin aktüer hesaplama yaptıklarını ve davacılara SGK tarafından maaş bağlandığı ve maddi kayıpları karşılandığından davacılara ödeme yapılmadığını, SGK tarafından davalı şirket aleyhine Didim Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/85 E sayılı dosyası ile 7.355,62 TL rücu davası açıldığını, tazminattan bu davacılara ödenen miktarın tenzili gerektiğini, temerrütte düşmediklerini, ticari faiz istenemeyeceğini müteveffanın motosiklette koruyucu tertibat kullanmadığı için kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.04.2013 tarihli ve 2011/404 Esas, 20133/127 Karar sayılı kararıyla; 19.01.2012 tarihli kusur raporu ile sigortalı araç sürücüsünün %85 oranında, müteveffanın ise hızının ayarlamaması ve koruyucu tertibat kullanmaması nedeni ile %15 oranında kusuru bulunduğu, davacıların SGK'dan aldıkların gelirin Peşin Sermaye Değerinin belirlendiği ve bu miktarın da tenzili için rapor alındığı, ayrıca poliçe limitini aşmayacak şekilde garame hesabı yapılarak davacıların alabileceği tazminat miktarlarının belirlendiği, davalının 22.01.2008 tarihinde temerrüte düştüğü, davacı vekilinin10.03.2012 tarihli raporda belirlenen rakamları esas alarak taleplerini ıslah ettiği, ancak 10.03.2012 tarihli raporun somut olaya uygun olmadığı, ilk PSD tenzili ve poliçe limitinin aşılması nedeni ile yapılan garame hesabı uyarınca davacı ... için 59.025,92 TL,... için 14.971,13 TL,... için 3.992,74 TL ve ... için ise halen 2.012,13 TL tazminatın davalı tarafından ödenmesi gerektiği, bilirkişi raporu ile ...'in tazminat alacağı 59.025,92 TL olarak belirlenmiş ise de bu davacı yönünden ıslah ile istenilen miktarın 52.571,00 TL,... yönünden ıslah ile 15.330,00 TL talep edildiği, ek rapor ile...'in tazminat alacağının 14.971,13 TL olarak belirlenmesi nedeni ile bu davacı yönünden 14.971,13 TL,... yönünden ıslah ile 6.824,00 TL talep edilmiş ise de ek rapor ile bu davacının 3.992,74 TL talep edebileceği, ... için ek rapor ile 2.012,13 TL tazminat talep edebileceğinin tesbit edildiği gerekçesi ile davacı ... için 52.571,00 TL , davacı ... için 14.971,13 TL, davacı ... için 2.012,13 TL, davacı ... için 3.992,74 TL tazminatın 22.01.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya iliştin istemin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 12.03.2015 tarihli ve 2014/20943 Esas, 2015/4195 Karar sayılı ilamı ile; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, "Didim Asliye Hukuk Mahkemesinde, davalı aleyhine davacılara bağlanan peşin sermaye değerlerinin rücuen tahsili amacıyla SGK kurumu tarafından dava açılmıştır. Davalı ... şirketi kusur oranında ve poliçe limiti dahilinde sorumlu olup söz konusu davada verilecek kararın kesinleşmesi, mükerrer ödemeye sebebiyet vermemek için beklenmeli, karara göre şirketin limiti dahilinde peşin sermaye değerinin tamamı düşülüp sonucuna göre karar verilmelidir. Öte yandan kabule göre de; temerrüt tarihinin 2918 sayılı KTK.’nun 99/1. ve ZMSS Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü kendisine riziko ihbarı yapıldıktan itibaren 8 işgünü sonunda başladığından bu maddeye göre temerrüt tarihi tespit edilip sonucuna göre karar verilmelidir." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 11.05.2016 tarihli ve 2015/16962 Esas, 2016/5762 Karar sayılı ilamıyla davacılar vekilinin karar düzeltme isteği reddedilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 04.10.2019 tarihli ve 2016/1494 Esas, 2019/721 Karar sayılı kararıyla; Didim Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/85 esas sayılı dava dosyasının celp edilip incelenmesinde davacı SGK tarafından 04.08.2016 tarihinde davalılar ... Elektrik Müh. Ltd. Şti, Genarali Sigorta A.Ş ve ...aleyhine açılan alacak davası olduğu, 06.03.2018 tarihinde davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verildiği, Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 05.11.2018 tarih, 2018/4181 esas, 2018/8932 karar sayılı ilamı ile kararın faiz yönünden düzeltilerek onanmasına karar verildiği, alınan ek rapor ile SGK tarafından yapılan ödemenin Peşin Sermaye Değerinin tenzili ile poliçe limiti ve kusur oranı dikkate alınarak yapılan hesaplama ineticesinde davacılar ... ve...'ın bakiye alacağı çıkmadığı, davacı ... için 22.865,09 TL, davacı ... için 3.719,40 TL bakiye tazminat alacağı çıktığı bu miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulü gerektiği, sigorta şirketine 28.10.2009 tarihinde başvuru yapıldığını ve davalının 10.11.2009 tarihinde temerrüte düştüğü gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacı ... yönünden 22.865,09 TL, davacı ... yönünden 3.719,40 TL tazminatın 10.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davacı ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2020/572 Esas, 2021/961 Karar sayılı ilamı ile; "Somut olayda; davacılar, karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limiti tarifesine göre kaza tarihi itibariyle ölüm/sakatlanma halinde kişi başı limit 80.000,00 TL olup kazada davacılar desteği ... vefat etmiştir. Davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davacılara karşı 80.000,00 TL limit ile sorumludur. Ancak SGK'ca davacılara bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin rücuen tahsili için Didim(Yenihisar) 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen rücu davasında davalı ... şirketinin dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna 62.522,73 TL ödemesine karar verilmiştir. Bu durumda davalının davacılara karşı sorumlu olduğu poliçe limiti, davalının SGK'ya ödeyeceği miktar gözönüne alınarak düşüldükten sonra belirlenerek davalının sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken poliçe limiti aşılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulduğu ve 04.11.2021 havale tarihli ek bilirkişi raporu ile kaza tarihi itibarıyla poliçe limitinin 80.000,00 TL olduğu, bozma ilamında öncelikle SGK kurumunca rücu edilen miktarın poliçe limitinden düşülmesi gerektiği belirtildiğinden (80.000 TL - 62.522,73 = 17.477,27 TL) bakiye poliçe limiti kaldığı, garame edilmesi gereken miktarın 17.477,27 TL olduğu, 123.844,19 TL/17.447,27 = 7.08601457 nispetinde tavan tazminattan indirim yapılması gerekliliğinin ortaya çıktığını, ... için garameli tazminatın 1.173,69 TL,... için bakiye tazminat tutarının 1.533,13 TL,... için bakiye tazminat tutarının 3.210,52 TL, ... için bakiye tazminat tutarının 11.559,93 TL olduğu, 17.477,27 TL toplam tazminat ve 62.552,73 TL SGK ödemesi olmak üzere toplam 80.000 TL poliçe limiti olduğunun belirtildiği, ancak 04.10.2019 tarihli kararda davacılar ... ve... yönünden ret kararı verildiği ve kararın davalı vekili tarafından temyiz edildiği ve davalı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu, bu davacılar yönünden ret kararı verilmesi gerektiği, davacıların vekilleri aracılığıyla 28.10.2009 tarihinde tüm belgeler ile başvuru yaptığını ve davalının 10.11.2009 tarihinde temerrüte düştüğü gerekçesi ile davacı ... yönünden 11.559,93 TL tazminatın, davacı ... yönünden 3.210,52 TL tazminatın 10.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye talebin reddine, davacı ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacılar... ve ... için usulü kazanılmış hak gerekçesi ile ret kararı verilmesinin hatalı olduğunu, zira mahkemenin 2016/1494 Esas sayılı kararını kendilerinin de temyiz ettiğini, desteğin kusurunun olması halinde dahi tazminattan indirim yapılamayacağını, SGK tarafından yapılan ödeme olmadığını ve tenzilat yapılamayacağını, her bir davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği belirtilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 01.12.2007 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu 45'inci maddesi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığının anlaşılmasına, davacılar vekilinin mahkemenin 2016/1494 Esas, 2019/721 Karar sayılı kararını temyiz ettiği, ancak Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.02.2021 tarihli, 2020/572 Esas, 2021/961 Karar sayılı ilamında sehven incelenmediği, davacılar vekilinin bu durumu karar düzeltmeye getirmemiş olmasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.