11. Ceza Dairesi 2012/22208 E. , 2014/6544 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Dolandırıcılık suçu nedeniyle: Lehe olduğu değerlendirilen 5237 sayılı TCK.nun 157/1, 52/2, 62/1, 53. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ve 83 YTL adli para cezası. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına.Resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle: 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62/1, 53. maddeleri gereğince sanığın 1 yıl 8 ay ha…
**11. Ceza Dairesi 2012/22208 E. , 2014/6544 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Dolandırıcılık suçu nedeniyle: Lehe olduğu değerlendirilen 5237 sayılı TCK.nun 157/1, 52/2, 62/1, 53. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ve 83 YTL adli para cezası. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına.Resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle: 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 62/1, 53. maddeleri gereğince sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına.Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına. Sanığın vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezasının süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince REDDİNE, karar verilip incelenerek gereği görüşüldü. I- Sanığın “dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 2004 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Sanığın “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise: 1-Sanığın, aşamalarda istikrar gösteren savunmalarında, suça konu senedi müdür olarak görev yaptığı ..... adlı gazetenin sahibi olan tanık ...'nin onayı ile gazetenin borcu karşılığında şirket kaşesini kullanarak kendisinin imzalayıp 2000 yılında tefecilik yapan tanık ...'e verdiklerini, senet borcunun aynı yıl ödendiğini, kendisinin tanık ...'in tefecilik yaptığına dair tanıklık yapması nedeniyle ...'in kendisine kızarak bu senedi yanında şoför olarak çalışan şikayetçi ...'a verip icra takibine koydurduğunu savunması, şikayetçi ...'ın 2004 yılında taksicilik yaptığını, sanığın tanıdıkları vasıtasıyla kendisini ... Belediyesinde işe aldırabileceğini söyleyerek 2.000 TL aldığını, ancak işe alınmayınca sanıktan parasını geri istediğini bu nedenle kendisine 2006 yılı Temmuz ya da Ağustos ayında suça konu bonoyu tamamen doldurulmuş şekilde ve ciro ederek verdiğini beyan etmesine rağmen,hükümden sonra mahkemeye verdiği 04.03.2009 tarihli dilekçesi ile patronu olan ...'in senin adına bir senedi icraya vereceğiz demesi üzerine bir avukata vekaletname verdiğini ve patronunun dediği gibi davrandığını sanıktan hiçbir alacağının bulunmadığını beyan ederek şikayetinden vazgeçmesi, tanık ...'in müştekinin bir süre yanında şoför olarak çalıştığını , tanık ...'nin ise sanığın 2000 yılından itibaren iki yıl süreyle gazetesinde müdür olarak görev yaptığını, kaşesini rızası olmadan sanığın kullandığını , suça konu senet ile ilgisinin bulunmadığını beyan etmesi, tanık ...'nin Samsun İcra Hukuk Mahkemesine verdiği 09.10.2006 tarihli itiraz dilekçesinde.... isimli gazetenin 27.05.2003 tarihinden itibaren sahibinin kendisi olmadığını bildirmesi, yapılan UYAP sorgulamasında tanık ... hakkında 2001 yılında işlediği tefecilik suçundan açılan Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/518 Esas sayılı dosyasında sanığın tanık olarak beyanda bulunduğunun anlaşılması, 06.07.2007 tarihli bilirkişi raporunda senedin ön yüzündeki "30.03.2004", "30 mart 2004" "nakden" ve "samsun" ibareleri ile müşteki ...'ın mukayese yazı ve rakamları arasında, bazı harf ve rakamların tersimi ile itiyadi unsurlar yönlerinden kısmi benzerlikler görülmüş ise de, mevcut mukayese yazı ve rakamlarına atfen bir kanaat beyanının mümkün görülmediğinin belirtilmesi, tanık ...'in yazı örnekleri üzerinde inceleme yapılmaması, senet fotokopisi üzerinde yapılan gözlemde düzenleme tarihinin son rakamı olan “4” rakamı üzerinde karalama emarelerinin bulunması, suça konu bononun “25.02.2004” düzenlenme tarihinin kim tarafından yazıldığı, düzenleme tarihi üzerinde oynama yapılıp yapılmadığı, senet üzerindeki tüm yazı ve rakamların aynı kalem ile mi yoksa farklı evsafta başka bir kalemle mi yazıldığı konusunda bir incelemenin yapılmamış olması karşısında; maddi gerçeğin ve suç tarihinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; müştekinin 24.03.2009 tarihli dilekçesi nedeniyle yeniden ve ayrıntılı beyanı alınıp, tanık ...'in yanında hangi tarihlerde çalıştığı, sanığın suça konu bonoyu kendisine verip vermediği sorulup, Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/518 Esas sayılı dosyası getirtilip incelendikten, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu da gözetilerek, suça konu belge aslı celp edilip incelenmek suretiyle özellikleri duruşma tutanağına yazılıp, denetime olanak verecek şekilde dosya içine konularak, iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığı değerlendirilip, sanık, müşteki ve tanık ...'in suç tarihinden önceki samimi yazı ve rakam örnekleri ile huzurda alınacak yazı ve rakam örneklerinin temininden sonra senet metnindeki yazı ve rakamların kimin eli ürünü olduğu, yazı ve rakamların farklı kalemler ile yazılıp yazılmadığı, senedin düzenleme tarihi üzerinde bir oynama yapılıp yapılmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan ve suç tarihi kesin olarak tespit edildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini yerine yazılı şekilde eksik inceleme sonucu karar verilmesi, 2-Kabul ve uygulamaya göre de; 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 07.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.