Başvurucu, maliki olduğu taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle açılan bedel tespiti ve tescil davasının 10 yıldan uzun sürmesi, dava tarihine göre belirlenen kamulaştırma bedelinin dava sonunda faiz işletilmeden kendisine ödenmesi ve Anayasa’nın 46. maddesinde yer alan kamulaştırma bedelinin faiziyle ödenmesi kuralına aykırı hüküm tesis edilmesi nedenleriyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, maliki olduğu taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle açılan bedel tespiti ve tescil davasının 10 yıldan uzun sürmesi, dava tarihine göre belirlenen kamulaştırma bedelinin dava sonunda faiz işletilmeden kendisine ödenmesi ve Anayasa’nın maddesinde yer alan kamulaştırma bedelinin faiziyle ödenmesi kuralına aykırı hüküm tesis edilmesi nedenleriyle mülkiyet ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 14/12/2012 tarihinde Tarsus Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 29/3/2013 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına ve dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. İkinci Bölümün 20/5/2013 tarihli ara kararı gereğince başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için 21/5/2013 tarihinde Adalet Bakanlığına gönderilmiş, Adalet Bakanlığının 18/7/2013 tarihli görüş yazısı 30/7/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu Adalet Bakanlığı cevabına karşı beyanlarını yasal süresi içinde 19/8/2013 tarihinde ibraz etmiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesi ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucuya ait Mersin ili, Tarsus ilçesi, Şehit Mustafa mahallesi, 281 ada 15 no’lu parselde yer alan üç katlı taşınmaz hakkında imar planında yol güzergâhına isabet ettiği gerekçesiyle Tarsus Belediyesi (İdare) Encümeni tarafından 23/10/2001 tarihinde kamulaştırma kararı verilmiştir. Tarsus Belediye Başkanlığı tarafından oluşturulan kıymet takdir komisyonu 3/12/2001 tarihinde taşınmazın kamulaştırma bedelini 090,00 TL olarak belirlemiştir. Bu bedel üzerinde başvurucuyla uzlaşma sağlanamaması üzerine İdarece 27/12/2001 tarihli dilekçesiyle Tarsus Asliye Hukuk Mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açılmıştır. Başvurucu, kamulaştırma işleminin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemi ile Adana İdare Mahkemesine E.2002/217 sayılı dosya üzerinden dava açmıştır. Adana İdare Mahkemesi 31/5/2002 tarihinde yaptığı incelemede, yürütmenin durdurulması istemini reddetmiştir. Mersin İdare Mahkemesinin faaliyete geçmesi üzerine Adana İdare Mahkemesi 11/9/2002 tarih ve E.2002/281, K.2002/1618 sayılı kararıyla davanın yetki yönünden reddine ve dosyanın Mersin İdare Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Mersin İdare Mahkemesi 28/10/2004 tarih ve E.2002/641, K.2004/1400 sayılı kararıyla davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasını öngören idari işlemin iptaline karar vermiştir. Kararın temyizi üzerine Danıştay Dairesi 6/7/2005 tarih ve E.2005/1681, K.2005/3931 sayılı kararıyla iptal kararının bozulmasına hükmetmiştir. Aynı daire karar düzeltme talebini 5/7/2006 tarih ve E.2005/7475, K.2006/3623 sayılı kararıyla reddetmiştir. Mersin İdare Mahkemesi bozma kararı üzerine 21/3/2007 tarih ve E.2006/3166, K.2007/838 sayılı kararıyla kamulaştırma işleminin iptali isteminin reddine karar vermiş, bu karar 24/7/2009 tarihinde kesinleşmiştir. Tarsus Asliye Hukuk Mahkemesi (Mahkeme) tarafından, Mersin İdare Mahkemesinde görülen kamulaştırma işleminin iptali davası bekletici mesele yapıldığından İdare Mahkemesi kararının kesinleşmesi beklenmiştir. Mahkeme, idare mahkemesinde davanın reddedilmesi üzerine 21/10/2010 tarihinde bilirkişiler nezaretinde taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapmış ve zemin+3 kattan oluşan taşınmazın zemin katının işyeri, diğer katların mesken olarak kullanıldığını tespit etmiştir. Mahkemeye sunulan 14/12/2010 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın değeri 27/12/2001 tarihli dava dilekçesi tarihi esas alınarak 211,30 TL olarak tespit edilmiştir. Başvurucu vekili 10/1/2011 tarihli dilekçesiyle rapora itirazlarını mahkemeye sunmuştur. Bilirkişi raporuna itiraz üzerine alınan 21/2/2011 tarihli ikinci bilirkişi raporunda Ocak-Aralık 2001 arasında taşınmazın değerinde güncelleme yapılarak taşınmazın değeri 999,00 TL olarak tespit edilmiştir. Mahkeme, 19/4/2011 tarih ve E.2003/887, K.2011/319 sayılı kararıyla davayı kabul ederek bilirkişi raporu doğrultusunda tespit ettiği 999,00 TL kamulaştırma bedelinin başvurucuya ödenmesine ve taşınmazın tapu kaydının terkinine karar vermiştir. Mahkeme kararına yapılan temyiz başvurusunu inceleyen Yargıtay Hukuk Dairesi, kamulaştırma bedelinin 2001 yılı birim fiyatlarına göre belirlenmesi gerektiği ve yapılan endeks ilavesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, 12/9/2011 tarih ve E.2011/6660, K.2011/8640 sayılı kararıyla yerel mahkeme kararını bozmuştur. Mahkeme, bozma kararına uyarak 2/2/2012 tarih ve E.2011/714, K.2012/39 sayılı kararıyla kamulaştırma bedelini 211,30 TL olarak tespit etmiş ve fazla ödenen bedelin başvurucudan alınarak idareye iadesine karar vermiştir. Başvurucunun ikinci karara karşı yaptığı temyiz başvurusu Yargıtay Hukuk Dairesinin 7/5/2012 tarih ve E.2012/4315, K.2012/5185 sayılı kararıyla reddedilerek yerel mahkeme kararı onanmıştır. Başvurucunun karar düzeltme talebi de aynı dairenin 18/10/2012 tarih ve E.2012/8772, K.2012/11632 sayılı kararıyla reddedilmiş ve karar aynı tarihte kesinleşmiştir. Başvurucu, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası devam ederken kamulaştırmaya konu taşınmazın rayiç değerinin tespit edilmesi istemiyle aynı mahkemeye müracaat etmiş ve Mahkeme, 23/5/2011 tarih ve 2011/37 Değişik İş sayılı kararıyla aynı tarihte bilirkişiler eşliğinde keşif yapılmasına ve bilirkişi raporu alınmasına karar vermiştir. Mahkemeye sunulan 4/11/2011 tarihli bilirkişi raporuyla 23/5/2011 tarihli keşif günü rayiciyle taşınmazın değeri 540,00 TL olarak tespit edilmiştir. İdare bu tespite karşı 17/10/2011 havale tarihli dilekçeyle itiraz etmiştir.B. İlgili Hukuk 4/11/1983 tarih ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun “Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili” kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir:“Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, … asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, … idare adına tesciline karar verilmesini ister.Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, … taşınmaz malın malikine … bildirerek duruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma günü idareye de tebliğ olunur.…Mahkemece yapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hakim, en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için de duruşma günü tayin ederek, 15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle ve tüm ilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespit için mahallinde keşif yapar… Bilirkişiler, taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak, 11 inci maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirten raporlarını onbeş gün içinde mahkemeye verirler. Mahkeme bu raporu, duruşma günü beklenmeksizin taraflara tebliğ eder. Yapılacak duruşmaya hakim, taraflar veya vekillerini ve bilirkişileri çağırır. Bu duruşmada tarafların bilirkişi raporlarına varsa itirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşı beyanları alınır.Tarafların bedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hakim tarafından onbeş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hakim, tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının kamulaştırılma bedelidir. … İdarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına … dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmü kesin olup tarafların bedele ilişkin temyiz hakları saklıdır.(Ek fıkra: 11/04/2013-6459 S.K./ md) Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir.…14 üncü maddede belirtilen süre içinde, kamulaştırma işlemine karşı hak sahipleri tarafından idari yargıda iptal davası açılması ve idari yargı mahkemelerince de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde mahkemece, idari yargıda açılan dava bekletici mesele kabul edilerek bunun sonucuna göre işlem yapılır.…” 2942 sayılı Kanun’un 24/4/2001 tarih ve 4650 sayılı Kanunla değişik maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:“Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz.”